Geçen hafta sonu iki günlük bir toplantı ve öncesindeki ziyaretler için üç arkadaş Doğu Anadolu’muzun güzel kenti VAN’ a bir yolculuğumuz oldu.
Yolculuk öncesi planımız gereği önce Diyarbakır’a uğradık. Buraya aylar önce de gelmiş ve AYDER Derneğinde misafir olmuştuk. İHH İnsani Yardım Derneği’nin eğitim kültür kuruluşu olan bu derneğin kıymetli başkanı, Ezher mezunu olduğu halde 28 Şubatta kendisine devlet memurluğu çok görülen rahmetli Ali Haydar Bengi’yi cep telefonu tamir alım satım ile uğraştığı iş yerinde ziyaret etmiş ve kendisiyle tanışmıştık.
Ali Haydar Bengi Bey, Mavi Marmara gemisi ile Gazze’de İsrail ablukasındaki masum insanlara yardım götürmek için yola çıkmış ve gemiye düzenlenen vahşi saldırıda şehit olmuştu. Amacımız ailesini ve arkadaşlarını ziyaret edip başsağlığı dilemek ve şahadetinin hayırlı olmasını bildirip hayır dua etmekti. AYDER’ deki ziyaretimize şehidin aksakallı babası ve genç kardeşi katıldı. Taziye dileklerimizi bildirdik, Kuran’ı Kerim okunup dualar edildi. Şehidin babası ve kardeşini oldukça metanetli ve sabırlı gördüm. Ziyaretimizden çok memnun kaldıklarını ve hayırlı vesile olmasını dilediler. Bir saate yakın görüşmenin ardından vedalaşarak Diyarbakır’dan ayrıldık. Zira Batman üzerinden Siirt’e uğrayacağız orada da bir ziyaretimiz var.
Diyarbakır’dan Siirt’e ulaşmak üzere Batman’a doğru yola çıktık. Bir saatlik bir yolculuğun ardından Batman’a ulaştık. Cuma namazını burada eda edip 1950’ den sonra hızla gelişen ve bu gün nüfusu yüz binleri bulan bu şehirden Siirt’e doğru yolumuza devam ettik. Bir saatlik bir yolculuğun ardından Siirt’e ulaştık.
Siirt, tepe bir noktada kurulmuş devamlı dışarıya göç veren küçük bir il. Burada Mavi Marmara gemisinin Gazze’ye yardım yolcularından olan rahmetli İbrahim BİLGEN’in ailesine uğrayıp şahadetini tebrik etmek ve taziye dileklerimizi bildirmek amacındaydık.
Siirt’te bizi şehidin yakınlarından olup kendisi de Mavi Marmara yolcularından olan Metin Bey ve şehit İbrahim BİLGEN’in öğretmen olan büyük oğlu karşıladılar, misafir ettiler. Bunlarla görüşmemizde taziye dileklerimizi bildirip hayır duada bulunduk. Metin Bey ve şehidin oğlu ziyaretten ve hatırlanmaktan memnuniyetlerini dile getirdiler. Ziyaretin hayırlı olması için dua ettiler. Kısa süren ve birilikte yenen öğle yemeğinin ardından müsaade isteyip ayrıldık, amacımız akşama Van’a ulaşmaktı.
Siirt’ten ayrılıp Van’a ulaşmak için yola çıktığımızda saat 16.00 sularıydı. Yol yapım çalışmaları nedeniyle yolculuğumuz ağır ilerliyordu. Baykan üzerinden Bitlis’e ulaştık. Bitlis dağlar ve vadiler arasında kurulmuş güzel ve tarih kokan bir Anadolu şehri. Burada kalmaya vaktimiz yoktu. Yol üzerinde Bitlis’te 5 minare türküsünü hatırlayıp minareleri sayarak yolumuza devam ettik. Beşinci minarenin bulunduğu şirin ve temiz bir camide eda ettiğimiz ikindi namazına müteakip yola devam edip, Van gölü kenarında inci gibi bir Anadolu şehri olan Tatvan’a ulaştık. Doyasıya Van Gölünü seyrederek dereler ve dağlar arasında yolculuğumuzu devam ettirip saat 20.30 sularında Doğu Anadolu’nun cazibe merkezi olma yolunda hızla ilerleyen Van ilimize ulaştık.
********
Van ‘da, kendisi Kayseri’den evli olan matematik öğretmeni Mehmet Bey bizi karşıladı. Mehmet Bey insana hürmeti, sıcakkanlı yapısı ve misafir canlısı güzel bir insan. Eşi Zübeyde Hanım da aslen Nevşehirli olup Kayseri’de oturan bir ailenin kızı. Kendisi tarih öğretmeni. İlim Hikmet Vakfı Kütüphanesi’nde görev yaptı, güzel hizmetlerde bulundu. Mastır için gittiği Van’da Mehmet Bey’le tanışıp evlendiler ve Van’a yerleştiler. Geceyi Mehmet Beylerde misafir olarak geçirdik. Sabahleyin dinlenmiş olarak kalkıp serin havada yapılan kahvaltının ardından Mehmet Beylere veda edip ayrıldık. Zira bugün Mazlumder’in Van’da yapacağı 3 saat sürecek olan G.Y. K. toplantısı için buluşmamız, basın açıklaması ve benim özel ziyaretlerim vardı.
Mehmet Bey’lerden ayrılınca ilk ziyaret yerimiz Van Gökkuşağı Derneği oldu. Dernek başkanı mesleği bilgisayarcılık olan Faruk Demir Bey’le uzun zamandır tanışırız. Bizi güler yüzle karşıladı, dernek binasını gezdirdi Faaliyetleri hakkında bilgi verdi.
Gökkuşağı Derneği’ni ziyaretin ardından, Memur-sen Van temsilciliğini ziyaret ettik burada güzel bir karşılama, tanışma ve ikram edilen çayların ardından Faruk bize Van İskelesi’ni gezdirdi. Burada Van Gölü’ne deniz diyorlar. Tatvan’dan feribota binen Van Gölü ekspresi treni, Van’da iskelede feribottan iniyor ve yine demir yolu ile yolculuğuna devam ediyor. Feribotlar ağır gittiği için Van halkı ilçelere gemiyle yolculuk yapmıyorlarmış.
1923’lere kadar Van‘ın bulunduğu Van Kalesi çevresini de iskele ziyareti dönüşünde ziyaret ettik. Burada özellikle Selçuklular döneminden kalmış olan cami, mescit ve diğer yapılar, sit alanı içine alınmış ve restorasyon bekliyor. Şu anda bu alanda bir çalışmanın olmaması bizi oldukça üzdü.
İskele ve Van Kalesi ziyareti ardından Mazlum der Van Şubesi’nin ayda bir Van sivil toplum kuruluşları platformu ile ortaklaşa yaptıkları basın açıklamasına katıldık. Burada Mazlum- der genel başkanı Ahmet Faruk Ünsal ve Van Şube Başkanı Abidin ENGİN, PKK saldırılarının durması, terörün son bulması ve ülkede kardeşliğin hâkim olması için çağrıda bulundular.
Basın açıklamasının ardından Mazlum der şube yöneticileri ve G.Y. K. üyeleri Van şubesinin düzenlediği Akdamar Adası ziyaretine gittiler. Ben de Faruk Bey’le birlikte Gökkuşağı Derneği’nin Van’a 40 km mesafede Van Gölü’ne nazır bir alanda yaptırdığı sosyal tesisleri ziyaret için Van’dan ayrıldık.
Van Gölü’nü tepeden gören, tabanı oturma ve konferans salonu, üstü yatakhane olan bir bina sosyal tesis, bahçesine ağaçlar dikilmiş her türlü ihtiyaca cevap verir olarak düzenlenmiş güzel bir eğitim merkezi burası. Bizim ziyaret ettiğimiz gün Gökkuşağı Derneğinin 100. Yıl üniversitesinin mezunlar buluşması varmış, konuşmacı olarak da şair yazar İhsan ELİAÇIK davetliymiş.
Bu ziyarette hem onun sohbetini dinlemek ve görüşmek hem de Türkiye ‘nin birçok yerinden gelmiş olan 100. Yıl üniversitesi mezunları ile bunların dışında birçok tanıdıkla görüşme ve konuşma fırsatı oldu.
Akşama doğru Gökkuşağı tesislerinden ayrıldık, çünkü saat 20.30’da Van gölü kenarındaki Milli eğitim Bakanlığına bağlı hizmet içi tesislerinde Mazlum –Derin genel yönetim kurulu toplantısı olacaktı ve oraya katılacaktım.
Sağ olsun Faruk Demir Bey beni tesislere kadar götürdü ve toplantımız da saat 21.00 civarında başlayıp 23.30 a kadar devam etti. Toplantının bitimini müteakip istirahata çekildik.
Pazar günü 8.30 da başlayan kahvaltıdan sonra 9.00’ da genel yönetim toplantısı akşam kaldığı yerden devam etti. Ülkemizde ve dünyadaki birçok insan hakları ihlalleri ile bunlarla mücadele gündeme alınıp konuşuldu. Değişik arkadaşlar konularla ilgili görüşlerini dile getirdiler. Toplantı saat 13.00’ da sona erdi. Öğle yemeği ve vedalaşmanın ardından saat 15. 00 ‘da Van’dan ayrıldık. Yol boyunca birçok yerde yol yapımı çalışmaları olması nedeniyle Bingöl’e kadar meşakkatli ve yorucu bir yolculuk yaptık. Bingöl’den sonra yol gayet güzel ve sıhhatliydi. Malatya’da değerli dostum Kemal ÖZBUDAK ve Muharrem ÇOBANOĞLU’ nun bizim için hazırladığı hediye ve ikramları alıp yolumuza devam ettik sabah saat 6.30 civarında Kayseri’ye ulaştık.
Gerek şehit ailelerini ziyaret, gerekse Van’daki Mehmet Bey’in, Faruk Bey’in misafirperverliklerine Gökkuşağı derneği, Memur-sen Van Temsilciliği, Gökkuşağı sosyal tesislerini ziyaret ve Mazlum-der GYK toplantısı bizim açımızdan verimli ve sonuç olarak güzelliklere vesile olacak etkinliklerdi. Ziyaretlerimizde nezaket gösterip bize yardımcı olan Gazze şehitlerinin aileleri, kurumları, yakın arkadaşları, bizi evinde misafir eden Mehmet bey ve Zübeyde hanım, Gökkuşağı derneğinden Faruk bey ve arkadaşları ile Mazlum -der yöneticilerine, yol arkadaşlarım Nihat OK ve Mustafa DELİCE Bey’lere yardım ve katkılarından dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.