Geçen günlerde TV Net de İHH genel Başkanı Avukat Bülent Yıldırımla yapılan programı izledim.
Mavi Marmara gemisine yapılan İsrail saldırısından sonra Bülent Beyle yapılan en kapsamlı program’mış izlediğim program.
İHH başkanı Bülent Yıldırım sunucunun birçok sorusuna açık, anlaşılır ve tatmin edici cevaplar verdi. Aynı zamanda Türkiye kamuoyunda İHH ya yöneltilen haksız ithamlara da cevap vermiş oldu. Programda İHH’ nın gelecekle ilgili plan ve projeleri hakkında da bilgi sahibi olma imkânını bulmuş oldu izleyiciler.
Bülent Yıldım İHH’ nın 1990 larda ki Bosna hersek Savaşı yıllarlında, önce Alman ya da kurulduğunu daha sonra genel merkezi Türkiye’ye taşıyarak yerli bir vakıf haline geldiklerini, şu anda Almanya’da faaliyette bulunan ve Dünya Yahudi lobisinin çabasıyla Almanya içişleri bakanlığınca faaliyetleri durdurulan İHH nın kendilerinin bir şubesi veya uzantıları olmadığını söyleyerek, Alman hükümetinin bu kararla İHH ya haksızlık yaptığını belirtti.
İHH nın bu gün 120 den fazla ülkede yardım faaliyetleri yürüttüğünü söyleyen Bülent Yıldırım yardım kuruluşu olmanın yanında insan hakları ve hürriyetlerini savunmak amaçlarının da bulunduğunu, bu sebeple dünyanın birçok bölgesindeki insan hakları ihlalleri ve zulümler konusunda raporlar hazırladıklarını, uluslar arası sempozyumlar ve paneller düzenlediklerini, bu çalışmaların sonuçlarını kamuoyu ile paylaşarak ilgili kurumlara bu raporları ulaştırdıklarını, güneydoğu raporu, Doğu Türkistan raporu, Irak ve Filistin raporu gibi çalışmaların bunlardan bazıları olduğunu dile getirdi.
Mavi Marmara gemisine yapılan saldırının Uluslar arası sularda yapılan bir korsanlık saldırısı olduğunu dile getiren İHH başkanı bu saldırının İsrail’i durdurduğunu, saldırıdan önce Gazze ve Lübnan’a büyük bir saldırı için hazırlık yapan İsrail’in bu saldırıyla geri adım atamak zorunda kaldığını bu saldırıyla uluslar arası sularda suç işleyen İsrail’in yalnızlaştığını, başta B. Milletler olmak üzere dünyanın her yerinde devletlerin, toplumların ve teşkilatların İsrail’i kınadıklarını, yalnızlaşan İsrail’in hırçınlaşarak kendini haklı çıkarmak gayetine düştüğünü söyledi.
Mavi Marmara gemisine yapılan saldırıda verilen dokuz şehidin bereketi olarak, dünyanın dört bir yanında yola çıkan yardım gemilerinin Gazze’ye doğru yol aldıklarını, İsrail’in eninde sonunda Gazze’ye uygulanan insanlık dışı ambargoyu kaldıracağını ve masum insanların nefes alacağını dile getirdi.
Dünyanın dört bir yanında gıda, giyecek, sağlık ve içecek yardımının dışında meslek edindirme, camii, su kuyusu, eğitim kurumları çalışmalarına, hiçbir ayırım gözetmeden devam edeceklerini söyleyen Bülent Yıldırım bazı çevreler in itham ettiği gibi Irak ve Doğu Türkistan’daki mağduriyetlere duyarsız olmadıklarını, düzenledikleri uluslar arası Doğu Türkistan sempozyumunun bu ithamlara en güzel cevap olduğunu söyledi.
Afganistan da İHH gönüllüsü Bahattin Yıldız ve Faruk Aktaşın bindiği uçağın düşmesi, Mavi Marmara gemisine yapılan İsrail saldırısı ve İskenderun da deniz kuvvetlerin ait birliğe yapılan saldırıdan sonra ki terör olaylarının birbiriyle irtibatlı olduğunu savunan Bülent Yıldırım, bu konuların dikkate değer olaylar olduğun dile getirdi.
Türkiye’deki problemler karşısın da duyarlı olduklarını dile getiren Bülent Yıldırım güneydoğudaki terör probleminin çözümü için çalışmalar yaptıklarını, bir yandan insani yardım faaliyetlerini devam ettirirken, diğer yandan terörün son bulması ve güneydoğu insanın kucaklanması için yapılması gereken çalışmalar la ilgili raporlar hazırladıklarını, bu raporları ilgili kurumlara ulaştırdıklarını, Türkiye devlet ve millet olarak güçlü olursa dışarıdaki faaliyetlerinde buna bağlı olarak gelişeceği ve etkisinin artacağını söyledi.
Sunucunun sorduğu birçok soruya doyurucu cevaplar veren Bülent Yıldırım, Fethullah Gülen Hoca efendinin Gazze’ye giderken İsrail’den izin almalıydılar sözünü hatırlatması üzerine Gazze’nin İsrail toprağı olmadığını, buna rağmen iki yıl önce Gazze ye yardım götüreceklerini bir müracaatla İsrail hükümetine
Bildirdiklerini bu müracaata bu güne kadar bir cevap alamadıklarını, Fetullah Gülen Hoca efendinin en kısa zamanda memlekete dönerek gurbet hayatının son bulmasın arzu ettiğini söyledi. Türkiye’deki partilerle rahatlıkla görüştüklerini söyleyen Bülent Yıldırım Ak Parti, Saadet partisi ve Büyük Birlik partisi tabanlarının kendilerine daha yakın durup destek verdiklerini Cumhuriyet Halk Partisinden de yakın görüştükleri insanların bulunduğunu söyledi.
Mavi Marmara gemisine yapılan baskından sonra, İsraillerin yaptıkları tutuklamalar, şehitlerin, gazilerin ve diğer yardım gönüllerinin ülkemize getirilmesi aşamasında, başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Türk hükümetinin büyük destekleri olduğunu söyleyen Bülent Yıldırım, bu olay sırasındaki kararlı tutumundan dolayı Türk hükümetine teşekkürlerini dile getirdi.
Bir saatten fazla süren ve dikkatle izlemeye çalıştığım programda, sorulan sorular ve verilen cevaplar açık seçik ve tatmin ediciydi. Bülent Yıldırım ve arkadaşlarıyla bu uğurda insanüstü bir gayret gösteren tüm İHH gönüllülerini tebrik ediyor, Allah bizleri de onlara yardımcı etsin diyorum.