ALKIŞ
*Ali Dağındaki yer altı şerlini turizme kazandıran Talas Belediye Başkanı Rifat Yıldırım’a,
DUYDUNUZ MU?
*Hain terörün yine 6 askerimizi şehit ettiğini,
*Başbakan Erdoğan’ın şehit ülkücünün mektubunu okurken gözyaşlarını tutamadığını,
*Saadet Partisinde sıkıntının devam ettiğini, bazı kesimlerin Numan Kurtulmuş’u Ak Partiye geçmeye zorladıklarını,
*Hobi bahçelerinin Kayseri’de çok büyük bir hizmet gördüğünü,
*Başbakan Erdoğan’ın Kayseri’ye 14 Ağustos cumartesi günü geleceğini, meydanda büyük bir referandum mitingi yapacağını,
*Bahçeli’nin de Kayseri’ye gelmeyi düşündüğünü ancak tarihin henüz belli olmadığını,
*Ak Parti il başkanı Dengiz’in yeni il yönetimini bir iki gün içinde açıklayacağını,
*Hakkari Çukurca’da şehidolan askerlerimizin Kayseri Komando tugayından giden komandolar olduğunu,
*Gazeteci Şamil Tayyar’ın yargı kuşatması nedeniyle artık köşe yazısı yazmayacağını açıkladığını,
BU NASIL MÜCADELE YİNE 6 ŞEHİT
Terörle mücadele sürüyor. Türkiye Cumhuriyeti devletinin koskoca ordusu var. Her türlü techizatımız silahımız var. Ama kendi topraklarımızda sürekli askerlerimiz şehidediliyor. Anlamak mümkün değil. Kayseri komando birliğinden seçme askerlerimiz gidiyor ve baskına uğruyor. 6 askerimiz şehidolurken 17’si yaralanıyor. Teröristlerden bir kişi ölü ele geçiriliyor. Daha doğrusu ben bu yazıyı yazdığım sarılarda bilgiler bu şekildeydi. Nasıl bir şey bu? Neden teröristlerin hakkından gelemiyoruz? Uçaklarımız var, helikopterlerimiz, tanklarımız var. Ama yazık oluyor canlarımız gidiyor. Gencecik evlatlarımız şehit oluyor, anneler evlatsız çocuklar babasız kalıyor. Bu durum ne zaman ortadan kalkacak? Ne zaman kendi topraklarımızda askerlerimiz güvende olacak? Bu teröristlere istihbaratı kim veriyor? Silahı kim veriyor. Kim bunları palazlandırıyor. Kendi dağlarımız teröristlerle dolmuş. Nasıl temizlenecek? Türkiye içinde bu konuda bir birliktelik bile yok. Bazı partiler tör konusunda bir araya bile gelemiyor. İç siyasete malzeme yapılan bir terör olayı var. Dışarının bize karşı koz olarak kullandığı bir terör gurubu var. Hainler saldırıyor. Ermeni dönmeleri, bölücü teröristler referandumdan önce terör olaylarını artırdılar. Hal böyleyken Diyarbakır’da toplanan sivil toplum örgütleri hem devlete operasyonları durdurun diyor hem de PKK’ya eylemleri durdurun diyor. Nasıl bir şey bu? Bir devlet kendi topraklarındaki teröristleri ortadan kaldırmak için operasyon da mı yapamayacak? Bu kabul edilebilir bir şey mi?
*12 EYLÜL’DE İLK İDAM EDİLEN ÜLKÜCÜ MUSTAFA PEHLİVANOĞLU’NUN SON MEKTUBU
12 Eylül’de sandık başına gideceğiz ve darbe anayasasındaki değişikliği oylayacağız. İster istemez hafızalarımız tazeleniyor. 12 Eylül öncesi ve 12 Eylül’den sonra yaşananlar, idam edilenler, hapislerde çürüyenler gözümüzün önünden geçip gidiyor. İşte Başbakan Erdoğan’ın da dün gurupta okudğu bir mektup vardı. Ülkücülerden ilk idam edilen Mustafa Pehlivanoğlu’nun ailesine yazdığı son mektup. Aslında infazdan önce suçsuz olduğu anlaşılmıştı ancak Evren denge olsun diye yani bir solcu idam edildi bir de ülkücü idam etmek lazım dediği için idam edildi masum Pehlivanoğlu. Hem de 18 yaşına basmadan.
İşte Pehlivaoğlu´nun ailesine gönderdiği Başbakan Erdoğan´ın okurken ağladığı o satırlar:
´´Sevgili anneciğim ve babacığım, sizler beni bu yasa kadar büyüttünüz ve yetiştirdiniz. Benim sizlere karşı islemiş olduğum hataları ve suçlarımı affedin. Hakkınızı helal edin. Ben sizlerin bir evladınız olarak, bugüne kadar Cenab-ı Hakk´ın ve Onun Resulünün, Yüce Peygamberimizin yolundan ayrılmadım. Alın yazımız böyle yazılmış. Kader ne ise onu çekeceğiz. Ben de kardeşim Haydar gibi bir an önce Allah´ın huzuruna çıkacağım. Eğer benim günahım varsa Cenab-ı Allah´ın huzurunda çekmeye hazırım. Yok, bir yanlışlık sonucu ölümüme karar verenler, idam edenler Allah´tan bulsunlar. Sunu hiç bir zaman unutmasınlar ki, Mustafa´lar ölür, Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar. Kellemi verdiğim bu yolun zaferi yakindir. Zafer her zaman Allah´a inananlarındır.
Bunun için hiç üzülmeyin. Cenazemin arkasından ağlamayın, günahtır. Sizden ricam ağlamayın. Anne, sizlerle helalleşmek isterdim, fakat olmadı. Hakkim varsa, hepinize helal olsun, siz de helal edin.
Son olarak, abime, yengeme, yiyenime, bacıma selam eder, haklarını helal etmelerini dilerim. Nişanlıma da selam eder, Cenab-ı Allah´ın mutlu bir yuva kurması için ona yardımcı olmasını dilerim.
Oğlunuz Mustafa´´
HOBİ BAHÇELERİ
Kayseri’de faaliyete geçen 1500’e yakın hobi bahçesi büyük bir ihtiyaca cevap veriyor. İnsanlar bu küçük ve düzenli yerlerde gölgeleniyorlar, bir şeyler ekip dikiyorlar. Güzel vakit geçriyorlar. Gününün tamamını buralarda geçiren insanımız var. Çok mutlu oluyorlar. Kahvaltılarını, öğle yemeklerini, akşam yemeklerini burada yiyorlar. Misafirlerini bile buralarda ağırlıyorlar. Yemyeşil bir mekan. Yetişmiş domatesler biberler salatalıklar, maydanozlar marullar. Her şeyi ekmişler dikmişler. 1500 tanesi yetmiyor bile. Bir o kadar daha olsa yine dolar. Bence artırmak için çare aramak lazım. Çünkü belediyenin en güzel hizmetlerinden biri olarak algılanıyor ve çok beğeniyor insanlar. Bu alanda yeni proje üretmek ve hobi bahçelerinin sayılarını daha da artırmak lazım.
MIŞ
*Vakıflar ve dernekler yaz tatilinde çocuklara büyük hizmet veriyorlarmış. Yaz okulları bir hayli ilgi çekiyormuş.
DAMLA
Ne karınca zayıf olmakla aç kalır, ne de aslanpençesinin ve kuvvetinin zoruyla karin doyurur.