ALKIŞ
*Her şeye rağmen anayasa değişikliğine evet oyu vermeye hazırlanan eski ülkücülere,
DUYDUNUZ MU?
*Gurbetçilerin Kayseri esnafına doping yaptığını,
*Provokasyon yapmak isteyen bazı gurupların ellerini oğuşturmaya başladıklarını,
*Türk Solu adındaki derginin ülkücüleri sokağa çıkmaya çağırdığını,
*Kılıçdaroğlu’nun 27 Nisan muhtırasını gündeme getirerek Büyükanıt ile Erdoğan’ı sıkıştırmaya çalıştığını,
*Balyoz sanıklarının YAŞ’ta terfi ettirileceği haberlerinin yayılmaya başladığını,
*Ak Parti’nin yeni il yönetiminin bazı çevrelerce tatmin edici bulunmadığını,
*Saadet Partisinde kongre karışıklığının tabanı büyük ölçüde üzdüğünü,
*BDP’lilerin Dörtyol’a konvoy çıkartarak resmen kışkırtıcılık yaptıklarını, provokasyondan medet umduklarını,
*12 eylülde işkence gören eski bir ülkücünün kale surlarına evet pankartı astırdığını,
*CHP’nin 35. Madde kaldırılsın dedikten sonra asker karşıtı olmaktan çekindikleri için 35. Maddede küçük bir değişiklikte karar kıldığını,
KARGALAR BİLE GÜLER
CHP ve Kılıçdaroğlu son günlerde şu tezi ortaya atıyor. Neymiş efendim 27 Nisan e-muhtırasını dönemin Genel Kurmay Başkanı Büyükanıt’ın AK Parti’yi tekrar iktidara getirmek için bilerek verdi. Erdoğan ile Büyükanıt anlaşarak bunu yaptılar. Böyle bir teze kargalar bile güler. Büyükanıt gidecek Erdoğan ile anlaşacak ve Ak Parti’yi tekrar ve daha güçlü iktidara getirmek için böyle bir bildiri yayınlayacak. Olacak iş mi? Hem konu Ak parti’nin iktidarı meselesi değildi. O günleri hatırlayın. Cumhurbaşkanlığı koltuğuna eşi başörtülü olan Gül’ün gelmesini engellemek isteyen çevreler vardı. Bu çevrelerin başında CHP geliyordu. Asker de karşıydı. Hatta birileri televizyon ekranlarında askeri bile kışkırtmıyor muydu? Asker sessiz mi kalacak, neden bildiri yayınlamıyor diye şeyler söyleniyordu. Muhtıranın yayınlandığı gece bu çevreler bayram ediyordu. Asker yumruğunu gösterdi diye yeri göğü inletiyorlardı. Hem asker karşı olduğu Ak Parti’yi neden yeniden iktidara getirmek istesin ki? Bu iddia tamamiyle komik ve inanılması imkansız bir iddia. Madem öyle o günlerde Kılıçdaroğlu çıkaydı ve bu muhtıraya karşı duruş sergileyeydi. Tüm CHP’liler muhtıranın yanında yeralmadı mı? Gül’ün Cumhurbaşkanlığına karşı çıkmadı mı? Hatta Baykal benim Cumhurbaşkanım değil, Çankaya’ya çıkmayacağım demedi mi? Çankaya’yı boykot etmedi mi? Askerler de Gül’ün elini sıkmamaya özen göstermedi mi? Bir şeyi iddia ediyorsanız biraz inandırıcı olmalı. Kargaların bile güleceği bir şey olmamalı.
TÜRK SOLU’NUN ÜLKÜCÜLERİ KIŞKIRTMASI
Türk Solu diye bir dergi var. Aşırı devrimci, Kemalist, sözde ulusalcı, milliyetçi, solcu. Hepsi var. Yani bir gurup hem Kemalist, hem devrimci, hem milliyetçi, hem solcu, hem ulusalcı oluyor. Her sayılarında büyük bir tahrik var. Bu sayıda ülkücüleri sokağa çağırmış. Bahçeli’yi devirin ve sokağa çıkın demiş. Hatta örnek olarak da Selçuklu Devleti’nin başka bir boyunduruğa girdiği dönemde Osmanbey’in bağımsızlığını ilan ettiğini örnek göstermiş. Güya Devlet Bahçeli boyunduruk altına giresiymiş ve ülkücüler bu durumda Bahçeli’yi tanımayıp sokağa çıkmalı ortalığı karıştırmalıymış. Hiçbir ülkücü bu duruma kanmaz. Maksatları belli olan bu gurubun tahriklerine kimse inanmaz. Onlar gitsin PKK’lıları sokağa çağırsın, birlikte sokağa çıksınlar.
SANIKLAR TERFİ EDERSE
Son günlerde bir sancı var. YAŞ sancısı. Balyoz sanıkları generaller, amiraller, albaylar, yarbaylar bu toplantıda terfi edebilirmiş. Hem yakalama kararı var, tutuklama kararı var, darbe tasarlamaktan yargılanacaklar hem de YAŞ’ta terfi alıp bir ürst rütbeye geçecekler. Bu durum olsa olsa Türkiye gibi bir ülkede olur. Bence böyle bir ortamda iktidarın tavrını net bir şekilde ortaya koyması lazım. Hatta Cumhurbaşkanı’nın da. Aksi takdirde Balyoz sanıkları terfi ederse komik bir duruma düşülmüş olacaktır.
ÇAKICI’NIN AÇIKLAMASI
Ak Parti’de Ömer Dengiz yönetim listesini açıkladı. Fakat parti içinde bazı çevrelerin pek de tatmin edici bulmadığı listeye ilk tepki Hacı Ali Çakıcı’dan geldi. Çakıcı önceki gün yaptığı açıklamada “Mehmet Ali Gitti, Ali Mehmet geldi” diyerek değişen hiçbir şeyin olmadığını ileri sürdü. Çakıcı’nın sözlerini belki hafife alanlar olabilir, aman canım onlar zaten hiçbir şeyden memnun değiller, konuşsun dursun diyebilirler. Ama şurası bir gerçek ki bu gurup kongrede kafa kafaya sonuç almıştı. Bu aşamadan sonra görünen o ki parti için çekişme yine devam edecek.
BDP ATEŞE BENZİNLE GİDİYOR
Referandum öncesi Hatay Dörtyol ve İnegöl’deki olayların bir tahrik olduğu herkesin malumu. BDP ise böylesi provokasyonlara provokasyon yaparak ateşe benzinle gitmekte maharetli. Bakın Hatay Dörtyol’a 20 araçlık konvoyla Diyarbakır’dan çıkarak gidiyorlar. Bunun anlamı şu: Biz zaten ortalığın karışmasını istiyoruz. Tahrike tahrikle karşılık vereceğiz. Bir yerde ateş mi yanıyor söndürmek yerine ona benzin dökeceğiz. Amaç belli. Referandumu tehlikeye sokmak.
MIŞ
*Tüm kesimler yavaş yavaş referandumda rengini belli etmeye başlamış.
DAMLA
Sevgi ve karakterin olmadığı yerde ne büyük insan, ne büyük sanatkâr, ne de büyük mücadele adamı vardır.
|