KURDUN KUDURMASI “İT”İNKİNDEN FAZLA OLUR. Alman Atasözü
Referandumun ayak sesleri duyulalı aşırı ve acımasız olayların olacağı söyleniyor, istihbar edilip açıklanıyordu ve beklenen oldu. Her seçim öncesi milli iradeye”İRADE”dayatma ve halkın hür iradesini boşa çıkarma çabaları yani psikolojik baskı uygulama ve psikolajiyi bozarak halka kendi yandaşlarını seçtirmeyi dayatan derin güçler evvel—ahir zamanlarda komünizm tehlikesini sihirli değnek olarak kullanıyorlardı. Şimdilerde ise irtica korkusu Danıştaya yapılan fiyasko baskın veya cinayet sonrası korku olmaktan çıktığı, takke düşüm karanlık kafalarının keli ortaya çıktığından hiç esamesi okunmuyor.Ama onlarda yalan ve propaganda bitmez. Daha da kuyruklu yalanını ve tehlikenin BABA sını keşfettiler. Her kirli cinayeti ve olayı yıktıkları PKK ve Kurulacak olan hayali Kürt Devleti paranoyasını yarattılar. Sanki Barzani, Talabani siyasete yeni girmiş ve Kürt devleti yokmuş gibi.
Özellikle kendileri gibi EVET e karşı olan ve demokrasi istemeyen, demokrasi geldiği gün karanlık emellerini gerçekleştiremeyeceğini bilen BDP lilere kaşıttırmaları ve ırkçı kesimin halkı galeyana getirmesiyle paslaşarak İnegöl ve Dörtyol da karanlık senaryolarını oynamaya kalktılar ama emniyetin vatansever—cansiperane karşılık vermesiyle balığın kılçığı boğazlarında kaldı. Karanlık senaryoya bulaşan JİTEM ciler tesbit edildi. Kim kimle görüştü. Kendileri Bingölde görevli istihbaratçı üç uzman çavuş MHP il başkanı ile görüştü vs. Star Gazetesinin bilmem hangi sayfası ve diğer bazı gazetelerde okuyunca hamdolsun, karanlı şeyler anında açığa çıkarılıyor dedik ve rahatladık.
SİVİL-- ASKER SANAL VURUŞ ENTRÜMANLARININ TAMAMI PSİKOLOJİK BASKI AMAÇLI..
Son seçimlerde Yazarın biri makalesinde “PSİKOLOİK BASKI ALTINDAKİ SEÇİMLER DEMOKRATİK MİDİR? Diye sormuştu. Ondan sonra bende bir şeyler uyandı. Değişik düşünceler yaratmıştı bu fikir. Ne gibi derseniz: “İnsanların psikolojilerinin ruh kimyalarının bozulduğu ortamlarda yapılan seçimler demokratik memokratik midir diye bir soru ile giriş yapmak dahi gerginliğin bir nedeni, anormal bir düşünce gibi duruyor sadece lafını etmek. Demokrasinin açmazları vardır, bu soru da onlardan biri. Verin yanıtını verebilirseniz. Çıkın işin içinden çıkabilirseniz. Evet günümüz demokrasisini en çok tartışmaya açacak olan bir kapı. Seçimlere gidildiği her ortamda üzerinde en çok duracağımız durum ve düşünce bu olsa gerek. Zira ülkemizde seçimler çoğu zaman DAYATMALAR ve PSİKOLOJİK KAOS ortamlarının zorlamasıyla yapılıyor çoğunlukla. Sosyolojik/toplumsal oluşları tersine çeviren, sağlıklı düşünmeyi engelleyen, giderek bir açmazın yumağında sarmalanan insanın vereceği karar ne kadar sağlıklı olur.
IRKÇI OLMAYAN MİLLİYETÇİ KARDEŞLERİME SESLENİYORUM..SONRA “ELLERİM KIRILSAYDI DEMEYİN”
Türk siyasetinin en ilginç paradokslarından biri hemen her seçimin arefesinde “ELLERİM KIRILSAYDI” sorunu yaşanır. Elleri kırılası insanlar böyle yakınmaları dile getirirlerken, her seçimin akabinden aynı paradoksu yaşarlar. O kırılası elleri bir türlü kırılmaktan kurtulamaz. Bu durumu nasıl yaşadıklarının farkına bile varamazlar. İnsanları bu duruma iten psikoloji nedir? Niçin böyle olur? Bilinç ile psikolojiyi bir birinden ayırmak gerekir.Bilinçli insan, bilgili insan ile güdümlü insan arasında fark vardır. Şartlanmış insanla bilinçli insan arasında gene fark var. Post modern hayatın ve düşünüş biçiminin bir sonucudur durum. Hırçın dalgalar gelir, bu dalgalar ne var ne yok. Siler süpürür geçer gider. Ardından hiçbir şey bırakmaz. Demokratik hayata geçildiğinden beri Türk siyasetinde kabaran bu dalgalar sonucu hiçbir şeyin değişmeyişi aynı teranelerin okunması bir tesadüf müdür diyorum. Niçin durup dururken dalgalar—olaylar—kabarır insanların ayaklarını yerden keser. O bilinmez uçuruma sürükler. İnsanlar ardından itilmişçesine koşarak giderler. Dönüp arkalarına baktıklarında, dönüp dolaştıkları yer gene aynı yer olur.Evet referandumda duygu vardır ama DUYGUSALLIĞA YER YOKTUR Olmamalı.Akıllı objektif olmak zorundayız.
MİLLETİN VE ÜMMETİN GELECEĞİ HAL-HATIR ve RASLANTIYA BIRAKILAMAZ.
Gelecek raslantılara terk edilemez.İmanın ve ordan neşet eden düşüncenin yeniden hayatımıza egemen olacağı her seçim sürecinde SANAL VURUŞLAR la yeni şeyler oluyor diyerek seçimlerimizin neticesine etki yapmaya çalışan oligarklar vardır.Yazar Ali Haydar Haksal daha önceleri yazdığı bir yazısında meseleye değiniyor ve anlaşılmasını sağlıyor “Ortamda dolaşan asker, sivil bütün enstrümanlara göz atılırsa hiç yoktan ne felaket senaryolarının bizi etkileme gösterimine sokulduğunu görürsünüz diyor. Ve devam ediyor;”Mesela Abdullah Gülü,YAHUDİ, Başbakanımız Tayip Erdoğan’ı onun amca oğlu ve Emine Erdoğan ise YEZİDİ yapıldı genel seçime birkaç gün kala. Ergenekondan tutuklu yazar POYRAZ’ın “MUSA’NIN ÇOCUKLARI”adlı düzmece kitabında. İnanmayanlar kitaba bakabilirler. Tüm bunlar ülkemizin kaderine tesir edecek olan her seçimden evvel baş vurulan psikolojik dalaverelerin dik alası. Referandum bitince enflasyon hortlar, zamlar AK Partiyi aratacak kadar aşırı yapılırsa kimse elini kesmeye kalkmasın. Şimdiden psikolojik bariyeri kırsınlar ve ona göre oy atsınlar. Huzura ve iktisadi istikrara sahip çıkalım. Palavralar, patırtılar ve propagandalar geçicidir Terör ve kaos Tevratı ile İncili okuyanları ise gülerek es geçelim… İNADINA EVET DİYELİM..Ak Parti de mıntıka temizliğini iyi yapsın, Aytaç Durak ve Cabat gibiler için koşturuyoruz, onlara çalışıyoruz sanmasınlar bizi. Bizim tek aşkımız milletimiz, insanımız ve ailevi toplumsal huzurumuz. Hiçbir partinin elemanı ve yandaşı değiliz. Yanlış yapmaya başladığı anda tavrımızı alırız. Mıntıkasını temizlesin,hatta hesap sorsun. Eğer yolsuzluğa bulaşanlar varsa yediklerini burnunda getirsin ve bunu millete lanse etsin. diğerleri gibi milletin sillesini yiyip bitmek istemiyorsa.. Bizden dost nasihatı..70 milyon arsızdan hırsızdan bıktı. Mecelle kaidesidir “KANAATİ AMME YANILMAZ”…Millete hile düşünen dersini alır kendi ile şürekasını tarihin çöplüğünde bulur.Referandum kendini yenilemek için handikap olduğu kadar da fırsattır. ESSELAM….