Gönüllüsü olduğum Mazlum-der şubemizde günlük rutin işler üzerinde çalışırken derneğimize gör-bir Kayseri Derneği Başkanı Uğur Fidancı ve yönetim kurulu arkadaşları ziyarette bulundular.
Kendileriyle yaptığım sıcak sohbet ortamında yaşadıkları ciddi sorunları bizlerle paylaştılar. Sorunların çözümü noktasında ilgililerle yazışmalar yapmalarına rağmen bir netice alamadıklarını, Mazlum-der’in bu konuya hassasiyet göstermesini talep ettiler Görmeyen kardeşlerimizin günlük sosyal hayatta çok zorlandıklarını, bu engellerinden dolayı da mazlum konumunda olduklarını müşahede ettim. Sıkıntılarını ve taleplerini bana ayrılan köşemde yazmaya gayret göstereceğimin sözünü verdim. Ayrıca bu konuyu yönetim kurulu toplantımızda dile getireceğimi beyan ettim.
Kayseri’de yaşayan görme engelli ve diğer engelli kardeşlerimiz toplu taşıma araçları ile yapılan şehir içi ulaşımda ekonomik olarak çok zorlandıklarını ifade ettiler. Bu kardeşlerimiz sadece Büyükşehir Belediyesine ait toplu ulaşım araçlarından faydalandıklarını, halk otobüslerine ücret ödeyerek bindiklerini şehir içi toplu ulaşım araçlarının yüzde seksenini de halk otobüslerinin oluşturduğunu işsizlik ve devletin üç ayda bir verdiği 800 TL maaşla çok mağdur olduklarını anlattılar. İnşallah Büyükşehir Belediyemiz bu konuda hassasiyet gösterir de halk otobüslerine ücretsiz binme olayı gerçekleşir.
Dernek olarak İş-kur Kayseri Bölge Müdürlüğü’nün izniyle yılın belli ayında bilgisayar kursu düzenlediklerini, bu kursları bitiren görme engelli kardeşlerimize sertifika verdiklerini,bu sertifikaların işe girmede ve çalışmada çok faydasını gördüklerini ifade ettiler.Bu konuda Bölge Çalışma Müdürü Rıfat Çetin kaya’nın kendilerinin yanında olmasını,desteklerini esirgememesini arzu ediyorlar.
Şehrimizde mevcut ışıklı sinyalizasyon sistemine ek olarak görme engelliler için Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mehmet Özhaseki’ den sesli sinyalizasyon ilavesi konusunda destek bekliyorlar. Ayrıca şehir merkezindeki kaldırımlarda mevcut mantarlar yüzünden yüzlerce görme engelli kardeşlerimizin düşme ve düşmeye bağlı yaralanmalarının önlenmesinin için çare üretilmesini istiyorlar.
Rapor almak için hastaneye gittiklerinde yeşil kartlılardan ücret alınmazken, sosyal güvencesi olan görme engellilerden 111.500 Tl olarak alınan ücretler düşük kazançlı ekonomilerine ağır bir yük getirdiğini, bu sorunun çözümünü de hükümetten beklediklerini, ayrıca çıkarılan yeni yönetmeliğe göre rapor alırken verilen düşük yüzdelik dilimleri ile (%35) gibi emekli olabilmelerinin engellendiğini ifade ettiler. İşsizliğin %13 gibi önemli bir rakam teşkil ettiği ülkemizde 2000 görme engellinin alınacağı bir sınava 28000 kişinin müracaat etmesi durumun vahametini ortaya koymada yeterli sanırım. Kanaatim odur ki; bunun sebebi 50den fazla işçi çalıştıran resmi veya özel kurumlarda çalışan işçi sayısının %3 gibi bir rakamda engelli çalıştırma zorunluluğunun uygulanmadığından kaynaklanmaktadır.
Temennimiz odur ki; görme engelli ve diğer engelleri olan kardeşlerimizin sorunlarının giderilerek en az bugünün sağlam yarının meçhul insanlarının sosyal yaşam bütünlüğünde paylaştıkları aktivite ve hizmetlerde onlarında hakları olduğunu aklımızdan çıkarmamaktır. O güzel insanlara acımayalım, onlara iş sunalım, onlardan hizmet isteyelim. Kendilerini kanıtlamak isteyen tüm engellilere “Sizi işveren ne yapsın, siz işe yaramazsınız” diyerek ya da zımnen bunu kastedererek onları hayata küstürüp toplumun dışına iten söylemlerden ziyade, empati yaparak içinde bulundukları durumu anlayalım, onları kucaklayalım ve kardeş olalım.
Unutmayın !!! Kucaklanmaya belki yarın sizinde ihtiyacınız olabilir.
SAYGILARIMLA….