Bu dünya arenasında üç şekilde ancak bulunabilirsiniz.
1- Mücadele eden takımların bir tarafında olursunuz.
2- Seyirci(taraftar) olarak bulunursunuz.
3- Hakem olursunuz.
Türkiye açısından mücadele eden tarafların birisinin yanında olması- birlikte mücadele etmesi bu konjüktür de mümkün mü…?
Bu güne kadar seyirci olarak götürdüğü gibi götürmesi mümkün mü..?
Türkiye hakem olabilir mi…?
Şöyle gönlünce tuttuğu tarafı avuçları patlayıncaya kadar, sesi kısılıncaya kadar desteklerken diğer seyirciler, oyuna ağırlığını koyarken, Türkiye’nin biletsiz stadyuma giren kaçak seyirci gibi ne zaman enseleneceğim endişesiyle, biletli seyirci numarası yaparak bulunması artık mümkünattan değildir.
Maç artık bizim sahamızda oynanmaktadır.
Irak’a bir bakın. Eğer Türkiye zamanında K. Irak’a Kerkük’e kadar 200 bin asker yerleştirseydi şimdiki durumdan kötümü olurdu.
Aynı zamanda bu İran’ın bir o kadar askeri Basra’ya kadar yerleştirmesi demekti…
O zaman ne al-kaide ne melkai de v.s gibi derin dünya gücünün stratejisinin uygulayıcı unsurları rahat hareket etme imkânı bulurdu, ne de, Kerkük’ün bugün ki durumu söz konusu olurdu.
Mezhep ve meşrep çatışmalarını önleyebilecek yegâne imkân Türkiye-İran birlikteliğidir ki bu da, derin dünya güçlerinin stratejisinin uygulanamaması demektir.
Lübnan’a Türkiye şu şartla asker (hem de en fazla askeri) mutlaka göndermelidir.
Şart şu: Sevk ve idare Almanya veya Fransa da olsun, İran – Pakistan ve Hindistan da mutlaka asker göndersin.
Başkalarının yaptığı işten imkân kazanmak artık mümkün değildir.
Bütün bir dünya konjektürü,
Türkiye’nin HAKEM ülke fonksiyonuna
Uygundur ve bizim içinde önemli tarihi bir fırsattır.
Artık stratejik ortaklıklar dönemi bitmiştir.
Fiili durum ortaklıkları söz konusudur.
Orta doğuda ki her fiili durum tarihinden dolayı bizi muhataplar kim olursa olsun fiilen olaya ortak etmektedir.
Kerhen ve takkiye ile bir Türkiye dış politikası artık sürdürülemez ve yürütülemez.
Türkiye’nin Lübnan’a asker göndermesi kime zarar verir mantığıyla bakılmamalıdır.
Bizim asker göndermemiz asla İsrail’e bir imkân olmamalıdır.
Bu gün Lübnan’a asker gönderirseniz, yarın aynı görevi Filistin de yapmak için bir talep imkânı doğar.