Sözde hipokrat yemini ettiler, sözde insanın sağlığı her şeyden önemlidir. Sözde Devletin Üniversitesinin Tıp Fakültesinde koca koca profösör olarak, Doçent olarak maaş alıyorlar. Fakültenin dönerinden pay alıyorlar. Ama gözleri doymuyor. Muayenehanelerinde çok büyük rakamlara kopan parmağı yerine dikiyorlar, daha başka ameliyatlar yapıyorlar. Ama bir fakir işçinin parmağı kopmuşsa Üniversite hastanesi bile hastayı kabul etmemek için elinden geleni yapıyor. Burada bunun teknolojisi yok diyecek kadar insanlıktan yoksun olabiliyorlar. Oysa dışarda kendi mauyenehanelerinde pek ala 20 milyara 15 milyara bu ameliyatları yapıyorlar. Bir işçinin kopan parmağını diktirmek için Ankara’a gidiliyorsa batsın bu dünya. Hadi helikopter olmasaydı ne olacaktı? Ankara’ya ambulansla varana kadar zamanı geçecekti ve parmak dikilemeyecekti. Allah vicdan merhamet versin. İnsanlıktan nasibi olanlar bunu yapmaz. Gerçekten yapmaz. Ha şunu da söylemek lazım. Koca Fakültenin böyle bir teknolojisi yoksa ama dışardaki aynı hocaların muyanehanelerinde bu teknoloji varsa bundan Fakülte yönetiminin utanç duyması gerek.
Şu parmağı kopan gencin parmağını dikmeyenler, fakülteye almayanlar, burada bu yapılmaz diyenler siz Allahtan korkmuyor musunuz? Kulundan utanmıyor musunuz? Hipokrat yemini etmediniz mi? Siz devletten maaş almıyor musunuz, bu milletin vergilerinden toplanan bütçeden maaş almıyor musunuz, Sağlık müdürü devreye girip ambulans ile Ankara’ya götürmeseydi bir insan hayatı boyunca bir parmağı eksik olarak yaşayacaktı. İçiniz rahat ederek uyuyabiliyor musunuz?
BAŞESGİOĞLU VE ÖZCAN’IN İÇİNE DÜŞTÜKLERİ DURUM
Birisi Ak Partinin kuruluşundan beri yer almış, baştan beri bakanlık görevi yürütmüş, 8 yıldır hem Ak Parti’nin hem iktidarın önemli simalarından biri olmuş Murat Başesgioğlu. Bir diğeri Mehmet Zekai Özcan. Ak Parti ankara milletvekili. Şimdi kalkmış Sayın Başesgioğlu referandumda hayır diyeceğim diyor. Ülke şöyle kötü bir dönemden geçiyor diyor, Zekai Özcan ise daha ileri gidip AKP ile BDP koalisyon içinde diyor. Bunlara ne denir bilmem. Şimdiye kadar iyiydi. Bakanken milletvekili iken, kırmızı plakalarla rahatça dolaşırken iyiydi. Bakanlık mitince, başka bir görev verilmeyince, gelecek seçimlerde de artık yeter denileceği anlaşılınca hem istifa et sonra da tu kaka de. Kardeşim 8 senedir, kuruluşundan beri sen bu siyasi yapının içinde değil misin. Her kararın altında imzan yok mu? Millet böylelerini görünce inanın tiksiniyor. Hani muhalefet partisi söyler eder gider, konuşur. Adamların görevi bu. Ama sen 8 sene boyunca iktidar milletvekili bakanı olarak sistemin göbeğinde otur sonra seni bakanlıktan indirdiler diye bas bas bağır. Kimi kandıracaksınız, kimi inandıracaksınız?
ALEVİ BİR VATANDAŞIN TEPKİSİ
Dünkü Yansıma köşemde Alevilerin referandumdan hayır diyecek olması ve Hacıbektaş şenliklerinde bakanlara gösterdikleri tepkileri birlikte değerlendirirken bazı amacını aşan sözlerim olmuştu. Şöyle demişim. Aslında bunların hiçbir toplantısına gitmemek lazım. Gerçekten bu cümlem yanlış, bunu düzeltiyorum, ayrıca ergenekoncularla elele şeklindeki tabirimi de yanlış buluyorum bunu da geri çekiyorum. alevi yurttaşların tepkisini anlıyorum. Ancak şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim, Hacıbektaş’taki görüntüyü tasvip etmek mümkün değil. Bizzat aleviler kendi kendilerine bir partinin sürekli tabanı olduklarını ortaya koyuyorlar malesef. Hepsini kastetmiyorum bu protestoları yapanlara söylüyorum.
SAĞLIK MÜDÜRÜ ACİLE PERSONEL ALDIK
Il Sağlık Müdürü Kadir Çetinkara ile dün uzun bir görüşme yaptım. Dün gazetemizde çıkan acilde en az personelle en fazla işi yapacağız şeklindeki açıklamasının kendisine ait olmadığını söyledi ve ekledi. Değil, en az personelle idare meselesi, tam tersine bir sürü takviye yaptık. Çok sayıda hemşire aldık. Burada büyük bir hizmet verilecek. Diye konuştu. Kayseri kamuoyu şunu iyi biliyor ki yeni yapılan Acil servis şehrimizin imajı da olacak aynı zamanda. Buradaki en ufak olumsuzluk göze batacak. Kayseri’nin Acil Servisi Türkiye’deki bazı vilayetlerin devlet hastanelerinden bile büyük olmuş durumda.
BAŞBAKAN YİNE HİSARCIKLIOĞLU’NA TEPKİ GÖSTERMİŞ
Dün ulusal gazetelerde bir konu vardı. Başbakan Erdoğan’ın TOBB üyeleri ile yaptığı toplantıda referandum konusunun gündeme gelmesi ve Başbakan’ın TOBB evet diyeceğini açıklamalı teklifinden sonra Hisarcıklıoğlu’nun “Efendim bizde her görüşten üye var. Şimdi bizim kalkıp evet ya da hayır dememiz doğru olmaz deyince Başbakan erdoğan yine Hisarcıklıoğlu’na kızmış tepki göstermiş.
MIŞ
*Şekerin tadı gerçekten iyice kaçmışa benziyor.
DAMLA
» Elmas nasıl yontulmadan mükemmelleşmezse, insan da acı çekmeden olgunlaşmaz.
ALKIŞ
*Parmağı kopan işçinin parmağının dikilmesinde büyük ilgi gösteren ve helikopterle Ankara’ya yetiştiren Sağlık Müdürü Kadir Çetinkara’ya,
DUYDUNUZ MU?
*Başbakan’ın Cumartesi günü Kayseri Meydanında büyük bir referandum mitingi yapacağını,
*MHP Lideri Bahçeli’nin referandum mitingleri yapmama kararı aldığını, bunun yerine televizyon programlarına katılacağını,
*Şehit ailelerine TOKİ’den konut tahsis edildiğini ve anahtarları Başbakan’ın Cumartesi günü vereceğini,
*Cumhurbaşkanı Gül’ün görev süresi ile ilgili tartışmaların yeniden alevlendiğini,
*Sanayi Bakanlığı müfettişlerinin şeker ile ilgili raporlarının gerekli yerlere sunulduğunun söylendiğini,
*Yaşar Okuyan’ın Kılıçdaroğlu ile ilgili şok iddialarada bulunduğunu, Rahşan affı olmasa Kılıçdaroğlu’nun hapiste olacağını iddia ettiğini, 5 milyar avroluk yolsuzluktan bahsettiğini,
*Ak Parti’den ayrılan Murat Başesgioğlu’nun referandumda hayır diyeceğim şeklindeki açıklamasıyla insanların kendisinden iyice uzaklaştığını, çıkarcı olduğunu açıkça gösterdiğini,
*HSYK’cıların yeniden kriz çıkardıklarını, devam eden darbe davalarının sanıklarını kurtarmak için buralardaki savcı ve hakimlerin yerini değiştirmek için gizli planlar kurduklarını,
*Real madride transfer olan Alman milli takımında da oynayan mesut Özil’in ben Türk değilim Kürdüm, kürtlüğümle gurur duyuyorum şeklindeki sözlerinin tartışma konusu olduğunu,