ALKIŞ
*HSYK’nın dayatma ve yapmak istediği kıyıma karşı tavrını ortaya koyan ve milletten takdir alan Adalet Bakanlığına,
DUYDUNUZ MU?
*Başbuğ’lu son MGK toplantısının dün yapıldığını,
*Kayseri Milletvekili ve Gurupbaşkanvekili Elitaş’ın Heronlar konusunda ikinci kez açıklama istediğini,
*Yarın Başbakan’ın Kayseri’de büyük bir miting yapacağını,
*Kayseri Ticaret Odası’nın bugün iftar yemekli bir ödül töreni gerçekleştireceğini, törene Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın da katılacağını,
*Terör örgütünü şimdiye kadar kullanan derin yapıların referandum öncesi yeniden kullanmaya ve yönlendirmeye başladığını,
*Dünyadaki ilk 500 üniversite sıralamasında Türkiye’den sadece İstanbul Üniversitesinin girebildiğini, onun da son sıralarda yeraldığını,
*MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin yeniden referandum mitinglerine başlayacağını,
*Başbakan’ın yarın yapacağı mitingde sıvağa karşı meydana kurulan springlerle vatandaşın serinletileceğini,
*HSYK’nın yıl içinde defalarca krize girdiğini, Türkiye7Nin önünü tıkamaya çalıştığını, işte bundan dolayı vatandaşın evet diyeceğini,
*Özellikle MHP’li kesimin son günlerde hükümet PKK anlaştı şeklinde bir yaygara koparmak üzere olduklarını, bu yolla hayır oylarının yüksek çıkmasını sağlayamaya çalışacaklarını,
ULUSALCI MHP’Lİ KESİMİN SON KOZU
Son günlerde öncelikle bazı gazetelerde daha sonra siyasetçilerde duymaya başladığımız bir söz var. PKK terör örgütü ile hükümet anlaştı. Terör örgütü ile pazarlık yaptı. PKK zaten hükümetle danışıklı döğüş içindeydi, baktı ki hayır oyları fazla çıkıyor hemen rotayı değiştirip evet oylarının çıkması için uğraş vermeye başladı” İşte son günlerdeki ulusalcı ve bazı MHP’li kesimlerin dillendirmeye çalıştıkları iddialar bunlar. Çocukların dahi inanmayacağı bir iddia. Burada maksat terör örgütü falan değil. Hedef referandumda hayır çıkartılması için böyle bir yaftalama ile halkın karşısına çıkmak. Son kozu oynamak. Bakın Bahçeli şimdiden PKK AKP elele demeye başladı. Peki bu son sistemleri tutar mı? Halk inanır da hükümete bir ders olsun diye hayır oyu verir mi? Hiç sanmıyorum. Çünkü şu çok açık ve net ortada. PKK terör örgütü Ak Parti iktidarını yıkmak ve yıpratmak için her şeyi yapıyor ve yaptı. Son yıllarda terörün arttığına baktığınızda bunu hemen anlayabilirsiniz. Anayasa değişikliğinde Meclis’te nasıl tavır sergilediğini gördük. CHP ile birlikte hareket edip oylamaya bile katılmadılar. Hararetle karşı çıktılar. Referandumda boykot yapacaklarını duyurdular. Hatta terör örgütü yol kesti, fakat sağduyunun sesi yükseldikçe baktılar ki karizma da gidiyor, derin çevrelerle görüşüp yeniden bir plan hazırladılar. Sözde Kandil’deki Kara Yılan biz hükümetle anlaştık diye açıklama yapacak. Bazı gazetelerde Abdullah Öcalan ile hükümetin görüştüğü yayılacak. Sonra da ulusalcılar, Ak Parti karşıtları iktidara saldırıp tu kaka, diyecek, terör örgütü ile anlaştı bunlar diyerek normalde çıkaramadıkları hayırı bu yöntemle çıkaracaklar öyle mi? Daha çok beklerler.
DR. OKTAY KARACALAR DOĞUMEVİNE BAŞHEKİM OLDU
Önceki gece son derece hızlı bir yöntemle, ilginç bir sağlık ataması yapıldı. Doğumevi Başhekimliğine Oktay Karacalar atandı. Hem de jet hızıyla. Gece saat 03.00’te önce 112 Acil servis müdür yardımcılığı kadrosuna atandı, ardından yine bir saat sonra 04,00’da Doğumevi Başhekimliğine atandı. Peki bu kadar hızlı bir şekilde atama yapılmasının sebebi neydi, hikmeti neydi aceba bunu bilemedik. Ha bu arada Doğumevine ne başhekim dayanıyor ne de başhekim yardımcıları. Son beş yılda 4 kez başhekim değişti. Bakalım Oktay Karacalar ne kadar duracak?
HSYK’NIN YİNE KRİZ NÖBETİ TUTTU...
Zaman zaman nöbete girer HSYK. Ergenekon savcılarını görevden almak için türlü yollar dener , işte şimdi aynı kriz nöbeti tuttu.
HSYK’da kriz haberleri her saat başı veriliyor. Peki olay ne? Olay şu: Gecen sene olduğu gibi HSYK yani Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu Üyeleri bunlar beş kafadar dediğimiz beş kişi. Bir kararnameyi şimdi diretiyorlar Bakan onayla diye. Bu kararnamede neler var? Ergenekon savcılarını, erzincan savcısını, erzurum savcısını, ergenekon hakimlerini, Diyarbakır’daki faili meçhuller davasına bakan hakimleri savcıları değiştirmek istiyor. Onları biçmek istiyor. Davaya direkt olarak müdahale ederek Türkiye’nin en büyük davasını kapatmaya çalışıyor. Kriz budur işte. Tüm bunlar milletimizin gözü önünde oluyor. Ama şu bir gerçek ki referandumdan sonra HSYK’nın bu yapısı değişecek ve krizler ortadan kalkacaktır.
BAŞBUĞ- BÜYÜKANIT-KOŞANER
Ak Parti iktidarından memnun olmayanlar, biran önce devrilmesini isteyenler, Türkiye’yi katı laik, Kemalist bir idare ile yönetmek isteyenlerin umutları hep Genelkurmay Başkanlarında olmuştu. Hatırlayalım Büyükanıt Paşa geldiğinde, gelmek üzere olduğunda, ilk günlerinde nasıl manşetler atılıyordu, ne konuşmalar yapılıyordu. Kimileri ne kadar şahin olduğundan bahsedip hükümete kodummu oturturum cinsinden dirsek gösterebilecek bir yapıya sahip olduğunu söylüyor, kimileri AKP’nin korkulu rüyası diyor, kimileri de daha ileri gidip 28 Şubattaki gibi hükümeti indireceği beklentisine giriyordu. Sonuçta Büyükanıt hiçbir şey yapamadığı gibi yaptığı da ters tepti. 27 Nisan bildirisinde olduğu gibi. Büyükanıt gelmeden önce tüm hayallerini ona bağlayanlar, darbe yapmadı hükümeti devirmedi diye bu kez ona yüklenmeye başladılar. Şimdi onun tutuklanmasını bile istiyorlar. Ardından Başbuğ geliyordu. Artık bu güruh bütün hayallerini ona bağlamaya başladı. Büyükanıtın yapamayacağını Başbuğ yapacak ve iktidarı devirecekti. Bu gidişe bir dur diyecek ulusalcıları Ergenekoncuları kurtaracaktı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı ve asker en çok yarayı Başbuğ zamanında aldı, en çok onun zamanında yıprandı. Ergenekon Operasyonları Balyoz, Kafes, Islak imza planları davalar, tutuklamalar, yakalama kararları, falan filan derken görev süresinin bitimine az bir süre kala son YAŞ’taki Başbakan’ın sert tavrı ve dediğini yaptırması Başbuğ’u da ulusalcıların gözünden düşürdü. Şimdi Koşaner demeye başladılar ama artık ağızları sütten yandı. Işte dünya böyledir. RP’yi iktidara getirirler islamcıları ezerler 28 Şubat yaparlar. MHP’yi iktidara getirirler Apo’yu kurtarırlar. Şahin paşa gelir asker daha çok yıpranır. Nedense hep böyle olur.
MİTİNGDE SU SIKILMASI ORUCU BOZAR MI?
Yarın Başbakan Erdoğan geliyor. Kayseri ona hazırlanıyor. Dev bir miting düzenleyecek. MHP ve CHP Genelbaşkanlarının uğrayıp içinden geçtikleri miting yapamadıkları Kayseri’de gövde gösterisi yapacak. Tabi malum havalar sıcak ve de Ramazan ayı. Son günlerdeki mitinglere baktığımızda vatandaşın üzerine springlerle su sıkıyorlar. Halk bu şekilde serinletiliyor. Ancak benim aklıma gelen şu: Aceba bu sıkılan sulardan dolayı oruç bozulur mu?
KONSOLOSLUK BASKINI MOSSADIN PLANI MI?
Geçtiğimiz gün bir Filistinli’nin İsrail’deki Türk Büyükelçiliğini bastığı ve rehin alma girişiminde bulunduğu haberi vardı hatırlayın. Bizim televizyonlar hemen İsrail gazetesine bağlanıyor onlar da saldırgan filistinli diyordu. Kesin bu işte bir bit yeniği var dedim. Sonradan ortaya çıktı ki bu Filistinli dedikleri zerzevat İsrail ajanıymış, Filistine ihanet edip İsraillilere haber taşıyan bir muhbirmiş. Annesi babası evlatlıktan reddetmiş. Demek ki bu işte bir bit yeniği var. İsrail türkiye ile Filistinlilerin arasını bozmak için böyle bir şey tasarladı. Hem de MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı zor duruma sokmak için bir mesaj mıydı bu?
MIŞ
*Tüsiad’da hayır diyormuş. Zaten ne beklenir ki Tüsiaddan. Şimdiye kadar hangi güzel bir icraata evet dedi ki?
DAMLA
Eğer herkes,dost sandığı kimselerin kendi arkasından söylemiş olduklarını duymuş olsaydı, dünyada dost kalmazdı.