ALKIŞ
*Kayseri’de miting yaptıktan sonra akşam vakitlerinde Şehit Furkan Doğan’ın evini ve ailesini ziyaret eden Başbakan Erdoğan ve kızı Sümeyye’ye,
DUYDUNUZ MU?
*Referandum mitinginde hedeflenen rakamın bulunduğunu, yüz bine yakın insanın evet için meydanda toplanıp Başbakan’a destek verdiğini,
*Sıcağa ve oruca rağmen bu kadar kalabalık bir insan topluluğunun meydana gelmesinin 12 Eylül’de evet oyu çıkmasına işaret olduğunu,
*Başbakan’ın Kayseri’de çok sert konuştuğunu, PKK ile anlaştı diyenlere şerefsizler dediğini,
*İftarda beş bin kişiye yemek verildiğini,
*Yine Başbakan’ın Tekden hastanesinde bir hastayı ziyaret ettiğini,
*Mübarek Ramazan ayının ortasına geldiğinimizi,
*Kayserispor’un ikide iki yaparak lige iyi bir başlangıç yaptığını,
*Galatasaray’ın ilk maçta, Beşiktaş’ın ikinci maçta yenilgi ile tanıştığını,
*Hanefi Avcı’nın kitabındaki iddiaların ne amaçla yazıldığının henüz anlaşılamadığını,
*Bu referandumda evet oyu çıkması için en çok çalışan kesimin cemaat olduğunu,
*Saadet Partisinde Numan Kurtulmuş’un iftar yemeğini basan Erbakancıların toplumdan büyük tepki aldığını,
BAŞBAKAN MÜTHİŞ BİR MÜSLÜMAN
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan konuşmaları, samimiyeti, cesareti, gayreti, içtenliği, çizgisine bağlılığı, vicdani yapası, düşünce sarmalı itibariyle gerçekten müthiş bir Müslüman. Hastaları yataklarında ziyaret ediyor, şehit ailelerinin acılarını paylaşıyor, meydanlarda halk gibi konuşuyor, halk gibi yiyor halk gibi içiyor, halk gibi giyiniyor. Gazze şehidini unutmuyor, İslam düşmanlarının saldırılarına karşılık tek başına savaş veriyor. Türkiye’de belli bir dönemin kapanıp yepyeni bir dönemin açılması için yoğun bir tempo yürütüyor. Allah razı olsun. Ollah onu bu memleketin başından eksik etmesin. Kim ne derse desin Tayyip Erdoğan müthiş bir Müslüman.
ŞEREFSİZLER HESAP VERECEK
Başbakan Kayseri’de çok sert konuştu. Ama nasıl konuşmasın ki? Terörü durdurmak için bir şeyler yapsan adını haine çıkartıyorlar, terörü durdurmasan şehitlher çoğalıyor şehit cenazelerinde kışkırtma diz boyu yaşanıyor. Referanduma giderken terör azaldı diye hayır cephesi adeta kuduruyor. Nasıl azalır, neden azalır, mutlaka bu AKP PKK ile masaya oturmuştur, gizli pazarlık yapmıştır falan filan iddiaları ile sözde ortalığı bulandıracaklar. Ama Başbakan Erdoğan artık boğazına kadar gelmiş siniri. Bunu diyen şerefsizler mutlaka hesabını verecektir diye gürledi. Haksız da değil elbet. Bir insana yapılabilecek en büyük iftirayı yapıyorlar. Ilk önce PKK’nın Kandil’deki Kara Yılanı bu iftirayı ortaya attı. Biz hükümetle görüştük ateşkes yapacağız dedi. Sonra Apo canisi dedi. Daha sonra MHP’den daha doğrusu Bahçeli’den böyle bir iddia çıktı. Hükümet PKK ile pazarlığa oturdu dedi. Bakın şu kumpasa. PKK’nın Kandildeki başı ile İmralıdaki başı referandum öncesi iktidara iftira atmak ve zayıflatmak için harekete geçiyorlar. Sonra da muhalefet bunu eline alıyor. Bu resmen PKK’nın bir oyunudur. Boykot kararları delindiği için ne yapacaklarını şaşırıp iftiraya sarılmışlardır.
TERÖR AZALINCA NEDEN BİRİLERİ ÜZÜLÜYOR?
Evet Ramazan ayı itibariyle terör azalmış durumda. Sözde PKK ateşkes ilan etmiş. Ama bence mevzu o değil. Artık kendi tabanları isyan etmeye başladı ondan. Son şehitlerden beş altı tanesi Van’dan Diyarbakır’dan mardinden Adıyamandan çıkınca o yörelerin sivil toplum örgütleri seslerini iyice yükselttiler. PKK’ya silah bırak çağrısında bulundular. PKK baktı gördü ki artık kendi tabanını da kaybetmek üzere. Eli mahkum Ramazan ayını bahane ederek, sanki Müslümanmış gibi, Ramazana hürmetenmiş gibi ateşkes ilanetmişmiş. Yalancı sahtekar hainler. Asıl kendileri tükeniyor da son çırpınışları bunlar. Ama benim garibime giden bir şey daha var ki, ateşin kesilmesi birilerini de rahatsız etmiş durumda, bu ateş neden kesildi yahu, neden şehit cenazeleri gelmiyor diye hayıflandıklarını duyuyor gibiyim. Hele referandum öncesi nasıl da işlerine geldi öyle değil mi? Allah korusun. Kandan ve terörden beslenenden daha kötü kim olabilir ki? Türkiye’de vatansever olarak geçinip ateşin kesilmesinden rahatsızlık duyanlar nasıl vatanperver oluyorsa? Yıllardır bu ülkede böyle tipler milliyetçi kesilmiş, vatansever kesilmiş, vatanın sahibi kesilmiş, memleketin bekçisi kesilmiş. Ama şimdi foyaları ortaya çıkmaya başlamış.
SAADETTE ÇİRKİN BASKIN
Numan Kurtulmuş iftar yemeği veriyor ve iftar yemeğini 200 genç basıyor. Masaları yıkıyor kavgalar yumruklar havada uçuyor, kötü sözler her yerde inliyor. Yapanlar ise sözde Erbakancı gençler. Bastıkları iftar yemeği ise daha düne kadar Mücahit Numan diye bağırdıkları Numan Kurtulmuş, Genel Başkan. Daha düne kadar liderinizde ne çabuk hain ilanediverdiniz? Her şey bu kadar kolay mı? Hele hele inançlı bir gençlik nasıl olur da iftar yemeğini, bir müslümanın iftar yemeğini basar ve saldırır. Hangi müslümanlığa sığar bu durum. Mücahitlik buysa helal olsun sizlere.
ERBAKAN HOCA DA TAYYİBE ÇALIŞIYOR
Son hadiseler SP’deki kongre rahatsızlığı, yeniden kongre istemeler falan hepsi Ak parti ve Tayyip Erdoğan’a yaradı. Aslına bakılırsa Numan Kurtulmuş’un Ak Parti’ye alternatif yapabileceği Saadet Partisini Hoca engellemiş oldu. Kurtulmuş oyları artırıyordu ki Hoca devreye girdi ve artırmasını engelledi. Şimdi Kurtulmuş’a tümüyle iktidarın kollarına itiyor.
BUNLAR DA ERBAKANIN ÜLKÜCÜLERİ Mİ?
Genellikle ülkücü kesimde bu görüntüler yansırdı. Kavgalar, yürüyüşler, baskınlar, kongrelerdeki sandalyelerin havalarda uçuşması falan. MHP’de Bahçeli ile Tuğrul türkeş arasındaki ilk kongreyi hatırlayın ülkü ocaklarının nasıl sandalyeleri havalara fırlattığını, kongrenin nasıl yarıda kaldığını. Gerçi şimde Bahçeli ile Tuğrul Türkeş dost oldular ama bu görüntüler henüz hafızalardan silinmedi. Her neyse sadece ülkücüler hareketli, kavgacı zannedilirdi. Başka partilerin böyle bir potansiyel gücü yoktu. Ama son Saadet Partisi iftarının basılması ve Kurtulmuş’un dağıtılması, daha öncesinde kongrede yine kürsünün işgal edilmesi, Mücahit erbakan sloganları, posterleri, hocanın askerleriyiz sloganları gösteriyor ki bu kesimde de bir ülkücülük mantığı başgösteriyor. Bunlar da Erbakan Hocanın ülkücüleri. Fanatiklik bakımından ülkücülerden kalır yanları yok. Anadolu Gençlikçiler işi gerçekten çok fanatizme götürüyorlar. Yazık oluyor. Ele güne karşı iki tane müslüman birbiri ile geçinemiyor partiyi bölüşemiyorlar pozisyonuna düşülüyor. Mustafa Akkaş’a bir kez daha hak verdim. İyi ki istifa etti. Demek ki o bu durumların yaşanabileceğini öngörüyormuş, bunu hissedibiliyormuş. Saadette hiçbir şey iyi gitmiyor. Bakın şimdi de Hoca Abdüllatif Şener’i devreye soktu. Abdüllatif Şener kim Numan Kurtulmuş kim? Hiç yan yana konulabilir mi? Sözde Kurtulmuş’u devirip Şener’i getireceklermiş....
MIŞ
*Başbakan Erdoğan gittiği her yerde tek başına şehirleri sallıyormuş.
DAMLA
Düşünmeden öğrenmek faydasız, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir.