ALKIŞ:
*Fuhuşla mücadelede elinden gelen her şeyi yapan Kayseri Emniyetine.
MIŞ:
Devletin en önemli bilgileri ve belgeleri saunada çıkmış.
DAMLA:
Dağ ne kadar yüce olursa olsun yol onun üzerinden geçer.
Duydunuz mu?
*Merkez Bankası Başkanı atamasında hükümetin geri adım atarak bu işi iyi yönetemediği sonucunun ortaya çıktığını,
*Olay savcı ile ilgili askerin düğmeye bastığı haberlerinin ulusal gazetelere yansıdığını,
*Başkan Özhaseki'nin Cine-5 te Kayseri'yi ve belediye faaliyetlerini anlattığını,
*Cine-5'in yayınlarının düzeldiğini ve artık ahlak dışı erotik yakınların yer almadığını,
*Star gazetesini Zaman'ın eski sahibi Alaaddin Kaya'nın satın aldığını,
*Diyarbakır'daki nevruz kutlamalarının bölücü başı için gösteriye dönüştüğünü,
*MHP'nin hafta sonu yapılacak olan Melikgazi Kongresinin il seçimleri için hayati önem arz ettiğini,
*İngiliz gazetesinin organ mafyası ile ilgili çok ilginç iddialar ileri sürdüğünü,
*Kayseri'nin suç oranlarında 35. sıraya gerilediğini,
*Yeni internet sitemizin büyük beğeni topladığını, yurtdışından yüzlerce okuyucumuzun aradığını,
*Abdullah Gül'ün GATA'ya yatmasının çeşitli yorumlara neden olduğunu,
*Vali Güneş'in yavaş yavaş kendisini hissettirmeye başladığını,
*Kayseri'ye yapılacak olan stadyumun Türkiye'de ilk ve tek olacağını,
GÜL NEDEN GATA'YA YATTI?
Dışişleri Bakanımız ve Başbakan Yardımcımız Abdullah Gül Fas dönüşü aniden apar topar Gata askeri hastanesine yattı ve sanıyorum burundan bir operasyon geçirdi. Bu haber flaş olarak tüm internet sitelerine düştü. Çeşitli yorumlar yapılmaya başladı.
Peki Gül neden hastaneye yattı hatta neden GATA'ya yattı? Bunun ardında yatan bir sebep var mıydı? Alınan bilgiye göre Gül bugünlerde Amerika'ya ziyaret yapacaktı ama Amerikan yönetimi Türkiye'ye ve Ak parti iktidarına bir gözdağı olması için alt düzeyde bir muhatap ayarlamıştı. Yani direk Dışişleri bakanı değil daha alt düzeyde bir karşılama ve ziyaret programı. Amerika bunu yaparken bakın İran konusunda bize yanaşmaz iseniz tırnak içinde "Biz de sizin burnunuzu sürteriz" mesajı mı vermek istiyordu? Gül güzel bir manevra ile bunu devre dışı bırakması gerekiyordu. Hastaneye yatması hatta bizzat Askeri hastaneye yatması ve Amerika seyahatini sağlık nedeniyle iptal etmesi en güzel bir yöntem olacaktı. Hatta son günlerde Amerikan yönetiminin Türkiye'de askerlerle diyalogu artırıp siyasi hükümetle bağları zayıflattığı haberleri geliyordu. AK Parti iktidarının Şemdinli iddianamesi ile askerle sürtüşmeye girdiği haberleri yayılıyordu. Sanki Gül bir taşla iki kuş vurmak için özellikle askeri hastaneyi seçti. Bakın biz askeri hastaneyi tercih ettik askerle aramızı açamazsınız der gibi bir hal ortaya çıktı. Aynı zamanda şu yorumlar da yapılmıyor değil: AK Parti hükümetinin gerçekten de askerle son günlerde bir gerginlik yaşadığı ve Gül'ün askeri hastaneyi tercih etmesinin sebebinin de bu gerginliği en azından yumuşatmak için olduğu şeklinde. Tüm bu yorumların gerçeklik payı da olabilir olmayabilir de. Ancak şurası bir gerçek ki Amerikan yönetiminin alt düzey karşılama oyunu bu şekilde def edilmiş oldu. Yine ortada bir gerçek var o da Büyükanıt olayı Ak Parti ile askeri birbirinden hayli uzaklaştırdı. Artık eskisi günler gibi değil. Gül Erdoğan ikilisi bu tip usta bir manevra ile bir taşla üç kuş vurmak durumunda kalmış olabilirler. Ya da tüm bunların hepsi komplo teorisidir sadece GATA iyi bir hastane olduğu hatta güvenli bir mekan olduğu için bu yolu seçmiştir de denilebilir.
CiNE-5 VE HASEKi
Önce Cine-5 üzerinde durmak lazım. Bu kanalı halen erotik yayın yapan bir kanal olarak sananlar varsa bilsin ki birkaç ay önceden hükümet el attı ve bu kanal pislikten kurtuldu. Artık şifreli yayın da yapmıyor normal televizyonlardan biri haline geldi hatta sağlık, eğitim gibi konulara daha ağırlık veren bir televizyon oldu. Bundan dolayı bu işte emeği olanları tebrik etmek lazım. Milletin çocuklarını zehirliyorlardı. Devlet erotik televizyon işletiyor pozisyonundaydı. Bilindiği gibi TMSF kontrolünde bir televizyon olduğu için sanki iktidarın erotik kanalı gibi algılanıyordu. Bu da Ak Partiye hiç yakışmıyordu. Sanıyorum mevcut sözleşmeler bittikten sonra düğmeye basıldı ve bu kötü şeylerden arındırıldı.
İşte bu kanalda Haseki başkan programa çıktı ve Kayseri'yi anlattı. Sunucu gayet kibar ve kabiliyetli bir sunucuydu. Haseki başkan da kendinden emin, rahat, söyleyeceklerini çok iyi hazırlamış o kendine has üslubuyla iyi bir söyleşi yaptı.
AK PARTİ YALPALAMAYA MI BAŞLADI?
Sayın Erdoğan bir gün önce bal gibi de atarım dediği Merkez Bankası Başkanı Başçı için daha sonra Sezer'in vetosundan dolayı geri adım attığı söyleniyor. Başka bir ismi önerdiği belirtiliyor. Ayrıca bu Şemdinli meselesinde de iyi yönetemedi krizi. Olay geldi Ak partinin üzerine yıkıldı gibi. Bu fırsattan istifade etmek isteyenler asker ile siyasetçilerin karşı karşıya geldiği hatta Ak Parti ile askerin arasının açıldığı fotoğrafını konuşmaya başladı. Bundan başka İran konusunda ve BOB konusunda da yapılan açıklamalar kafaların karmakarışık olduğunu gösteriyor. Sayın Erdoğan BOB'da eş başkanız demiş. Bu nasıl bir ifade bir türlü anlam veremiyorum. BOB denilen şey Amerika'nın 22 İslam ülkesinin sınırlarını değiştirecek bir proje olduğu konuşuldu yazıldı çizildi. Yani Türkiye Amerika ile eş başkan olarak 22 İslam ülkesinin sınırlarının değişmesini mi istiyor bunun için gayret mi gösteriyor. Yoksa tüm bunlar Amerika'yı oyalamak için bir kamuflaj sözler mi ya da bir takiyye mi? Sayın Erdoğan Kurtlar Vadisini izledikten sonra Türkiye'de yaptığı açıklamada mükemmel bir film demişti. Amerika'da ise iyi bir film değil gerçeği yansıtmıyor diyor. Hangisi doğru? Ortalık toz duman. Bu bulutlu ortamda gerçekler görülemiyor seçilemiyor.