12 Eylül referandumun üstünden 20 günlük bir süreç geçti ortaya çıkan tablo çokta sürpriz bir olmamakla beraber zaten kamuoyu araştırma şirketlerinin beklentisinde bu yönde idi. Sonucu son bir kaç yıllık ve yakın siyasi tarihe bakınca ve irdeleyince de bu tabloyu görebiliriz. Türk siyasi hayatına şöyle 10 yıllık bir süreçte inceleyecek olursak ortaya çıkan verileri değerlendirdiğimizde 1990’lardan sonraki süreci ve 10 yıllık bir zamanı kapsayan hemen hemen her yıl bir iktidar değişikliği yaşanan Türkiye’nin beklide bir dönemin sonu diye tabir edeceğimiz gelişmeler zinciri 28 Şubatla başlayıp yeni bir yapılanmalar ve olaylar zinciride başlamış bulunmaktaydı.12 Eylül Darbesi sonucu ortaya çıkan siyasetin etkisiyle 1980 ve 1990´larda radikal sağcı grupların güçlenmiş ve bunun sonucu olarak Refah Partisi 1995´teki genel seçimlerinde siyasette güçlü duruma gelmiştir. 1996 yılında, seçimlerinin ardından kurulan DYP - ANAP hükümetinin kısa sürede dağılmıştır. Bunun üzerine TBMM´de birinci parti durumunda olan RP ile DYP arasında kurulan 54.hükümet,8 Temmuz 1996 ´da TBMM´de yapılan oylamada güvenoyu almayı başarmıştır.28 Şubat 1997 Cuma günü yapılan MGK Toplantısı´nda radikal dinci faaliyetlere ilişkin bir MİT raporu ele alınmıştır. Bu rapordan yola çıkarak alınan kararlar için bir çeşit "sivil muhtıra" yorumu yapıldı. Türk siyaset tarihine 28 Şubat Kararları olarak geçen kararlar Türk siyasi tarihinde önemli değişikliklere neden oldu. MGK´nun 28 Şubat kararlarının ardından özellikle 18 Nisan 1999 seçimlerine kadar süren zaman diliminde 14 Ağustos 1997´de 8 yıllık kesintisiz eğitim kanunu TBMM’de kabul edildi. Bu kanunla İmam Hatip Liseleri dâhil Meslek Liselerini ortaokul bölümleri kapatıldı.
1998 Kasım ayında eski RP´li İstanbul Büyükşehir belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın belediye başkanlığı düşürüldü.
Artık bu tarihten sonra Türkiye’de yeni bir dönemin kapısı aralanıyor son 10 yılın bir anlamda senaryosu yazılıyordu.
Bu süreç le girilen 18nisan 1999 genel seçimlerinde DSP%22,19, MHP17,98, FP%15,41, ANAP&13,22,DYP12,01,CHP&8,71 ortaya çıkan bu tablo ise DPS-MHP-ANAP 3’lü koalisyonunu doğurmuş ve yaklaşık 2,5 yıl iktidarda kalmış bu koalisyon zamanında görev süresi dolan 9.cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in yerine Ahmet Necdet Sezer göreve getiren iktidar getirirken 17 ağustos depremi ise iktidarı ve maddi hem manevi yıpratmış ardından meydana gelen 21 Şubat ekonomik krizi ise işin tuzu biberi olmuştu. İktidar hem ekonomik sorunlarla hem de sosyal anlamda çok büyük sıkıntılarla karşı karşıyaydı. Ve en son olarak ta başbakan Bülent Ecevit’in hastalığı iktidarın sosunu getirmiş ve Türkiye 3 Kasım 2002 de erken genel secime gitmişti.12 Aralık 1997 tarihinde Siirt´te yaptığı konuşmada suçundan dört ay hapis cezası alan Recep Tayyip Erdoğan´ın 14 Ağustos 2001´de kurduğu Adalet ve Kalkınma Partisi 3 Kasım 2002 seçimlerinde birinci parti olmuştu.
Oyların genel dağılımı ise şöyleydi. AKP%34,28 CHP%19,39 DYP%9,54 MHP%8,36 GP%7,25 ANAP%5,13.
Oyların başka partilere kayma şekline bakınca şunları söylememiz çokta yanlış olmaz herhalde.
Anap’ın 13,22 den 5,13 düşen oyları DYP’nin 12,01 den 9,54 düşen oyu MHP ‘in 17,98 den 8 36 oyu ve FP 15,41 den SP ismiyle 2,49 düşen oyları toplam kayıp oy aranı ise tam anlamı ile çok ilginç bir istatistik tam olarak &34 denk geliyor yani bu partilerin düşen oyaları genel itibari ile AKP gitmiş görünüyor. Tabi bu tabloda birde Genç parti var bu parti hem orya çıkış hem de propaganda süresinde ortaya koyduğu söylem onun her partiden%1 oy almasını çokta uçarı bulmamamıza neden oluyor.
İktidara gelen AKP çalışmalarına başlamış krizden çıkan Türkiye’nin acil olarak tek elden yönetilip toplanması şansını vermiş enflasyon çok hızlı bir şekilde düşmüş piyasalara güven gelmiş hem ekonomik hem de sosyal anlamda meydana gelen olaylar iktidarı içte ve dışta güçlendirmişti.
---- Ve yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri görev süresi dolan Ahmet Necdet Sezer’in yerine yeni bir cumhurbaşkanı seçmek isteyen iktidar 27 Nisan e_muhtırası ile erken secim kararı almış ve 22 Temmuz genel seçimlerinde Türkiye sandık başına gitmişti.
Neticede tekrar güçlenerek iktidara gelen bir AKP iktidarı ortaya çıkmış AKP %46,54 CHP % 20,79 MHP%14,25 DP%5 GP%3 lük gibi bir yapı ortaya cıkmış buluyordu bu tablo ise secime girmeyen ANAP’ın 5,13 oyu+DP’nin 5,40 a düşen oyu +GP%5,3 e düşen oyu toplamı %13 buluyor, AKP 2002 de aldığı 34 üstüne koyunca %47 lik bir sonuç Türk siyasi hayatını şekillendiriyordu.
Ve bu süreçle geldiğimiz son 3 yıldan sonra yapılan bir AKP ’ye güvenoyu anlamına gelen 12 Eylül referandumda CHP%20,79u MHP’ nin %14 DP’nin %5,40 ve diğer partilerin oyları ile hayırcı cephe 42 kalırken %58 lik bir evet oyu cıkmış nihayetinde iktidarda bir nevi güvenoyu almış olmakla beraber gelecek secimler için bir kez daha kolları sıvamış bulunmaktaydı.
|