Türkçe anlamı ölüm yürüyüşü olan bu yazı neden yazdığımı soracak bazı okuyucularım olacak. Özgürlüğün insana bahsedilmiş en kutsal bir değer olduğunu kaleme almışken bir anda Ölüm Yürüyüşü adında bir yazı yazmama sebep olan durum beni çok etkileyen bir gerçek olduğundan kaynaklandı.
Amerika’da yayın yapan AMC adlı TV’nin üstelik kablolu yayın yapan kanalında, yayına giren “The Walking Dead” adlı dizi daha yayına girer girmez, 5,8 milyon kişinin izlemesiyle reyting rekorlarını kırması dikkatimi çekti.
Belli bir ücret karşılığı televizyon yayınını izleyene ulaştıran kanalın, bu kadar yüksek bir kitleye ulaşmasının sebebi ne olabilir, diye bu diziyi bir şekilde bulup izleme imkânı buldum. İzlediğim dizinin neden bu kadar büyük bir kitleye hitap ettiğini anlamak, beni biraz düşündürmeye başladı.
Bir polis memuru şehir eşkıyası tarafından vurulunca hastaneye tedavi altına alınır. Uzun süren baygınlık ve tedavi sonrası kendine gelen polis yürümeye başlar. Yolda bir kız çocuğunu kafasından vurarak öldürmek zorunda kalmıştır. Amerika’yı istila eden korkunç bir hastalık bütün insanları korkunç bir hale getirmiş. Ölü sayılacak insanlar, insanlıktan çıkmış bir halde iğrenç bir halde ortalıkta dolaşmaya başlar. Bu polis önüne çıkan böylesi insanlıktan çıkmış varlıkların başından vurarak öldürmenin derdine düşer.
Filmde anlatılan olay örgüsü bu öykü ile birlikte işlenir. Bu dizi filmi seyretmeye başladığım anda, insanlıktan çıkmış insanların kendilerini ne kadar lanet bir varlık gibi göstermeleri, beni çok etkiledi. Onlar buldukları bir insanı yâda canlı iğrenç biçimde parçalayıp yiyor ve millete bunu zevkle seyrediyor. Ben de o seyredenler arasındayım ama herkes araştırma için o dizi filmi seyretmiyor. Lanetli bir durumdan kendince zevk alıyorlar.
Kendime şu soruyu sorma ihtiyacını hissettim: İnsan iyi ve güzeli arzu ederken neden böylesine adileşmeyi kendine reva görüyor? Neden böylesine şeyler insanlar arsında fevkalade ilgi duyuluyor? Bunları anlamakta çok zorluk çekiyorum.