KOMÜNİZMİ ÖNLEYİPTE KEMALİST VAHŞETİ VE İŞKENCEYİ ÖNLEYEMEYEN ÜLKÜCÜLER, SOLCULAR VE İSLAMCILAR..KISACA 12 EYLÜL FACİASI
AV.İRFAN SÖNMEZ, ŞANAR YURDATAPAN VE İHSAN ELİAÇIK IN KATILDIĞI “DARBELER VE MAĞDURLARI” KONFERANSI..MODERATÖR MEHMET UĞURLU..
DEMOKRASİ VE DENETLENME AÇIĞI KAPANMADIKÇA BİR ÜLKEDE EKONOMİK AÇIK DAHİL HİÇBİR AÇIK KAPANMAZ…”notlarımdan…”
İmamlık yaparken arkadaşlarla haftalık veya iki haftada bir toplantı yapardık. Ben yolda belde ve dahi arabada kitap inekleyen bir enayi olmam hasebiyle sohbettende fırsat buldukça yarım olan kitabıma göz atardım zaman zaman istem dışı da olsa alışkanlık saikiyle..Böyle bir bakmam esnasındaydı kendisi güzel mevlid okuyan ve hayatında hiçbir kitabı baştan sonuna kadar okumamış saygıdeğer bir arkadaşımız elimdeki kitabı aldı ve yere çarpmıştı..Bıktık yahu bu senin kitaplarından şu yazar şurda böyle diyor türü konuşmalarından ..Azıcık şöyle huzurlu sohbet yapamıyoruz senin olduğun toplantıda diyerek bize iyi bir fırça atmıştı solist imamımız..
Belki ben okuduğumu sindiremiyor olabilirdim. Beklide ifade edemiyor, yerli yersiz fikirler serdetmiş olabilirim ama iyi ki o yanlışları yaptım diyorum şimdi. O zaman okumasak önemli eserleri bir daha dönüp okuyacak imkan ve enerji kalmadı. O toplantılar ve tartışmalar olmamış olsa sosyal ve sosyolojik yanımız olmayacaktı orta sahadan habersiz insanları ve düşüncelerini bilmez olacaktık.. Şehirde tertip edilen konferanslar yegane stres atma ve ruhen rahatlama seanslarımdır çocukluğumdan bu güne kadar..TV deki izlediğim konuşmalar bana pek tesir etmeyen bir yapıya sahibim…İlla ki gidip o konferans salonunda bulunacam ve o atmosferi teneffüs edeceğim…İlkokul talebelerinin sene sonu oynadıkları tiyatro en popüler filmden evla bu fakir için..Yeter ki canlı bir şey olsun ortada… Gücüm yettiği sürece bu işlere devam edeceğim inşallah herkesin alış şekli başka veriş ve iletişim stili değişik ona da saygımız var tabii..
Kurban bayramından birkaç gün evvel düzenlenen DARBELER ve MAZLUMLARI konferansı bizzat darbeden etkilenmiş 500 adetlerle vurulan sopalardan yemiş ve 10,5 yıl hapis yatmış Elağız delikanlısı İrfan Gündüz.. Yurtdışına çıkmak zorunda bırakılmış ve vatandaşlıktan çıkarılarak mağdur olan sanatçı Şanar Yurdatapan ve İşkencede kemikleri kırılana kadar dövülen ve hapis yatan İhsan Eliaçık beyin katıldığı Anadolunun yiğit kalemi Mehmet Uğurlu nun moderatörlüğünü yaptığı konferanstan kısa notlar sunacağım …Riya yok, yalan yok ve rivayet hiç yok..Sadece ve sadece yapılan haksızlıkları canlı tanıklarından dinledik ve tekrar üzüldük memleket üzerinde yapılan kirli habis hesaplara…Kahramanmaraş olayları, Çorum olayları ve de Sivas madımak tezgahı… Benim insanım uyanmalı ve tezgahı bozmalı…
CIA KISKACINA ALINAN ANADOLUNUN SAF ÇOCUKLARI
Avukat İrfan Gündüz çok güzel özetledi 12 Eylül projesini.. Dışarıda biribirimize kırdırdılar ve içeri aldıktan sonra hepimizi CIA projesine uygun olarak işkence edip kemiklerimizi kırdılar.. Sağcı solcu ayırmadılar..İhsan Eliaçık;”Mart danası gibi”hepimizi traş ettiler, sağcıların koğuşu solcuların koğuşu diye ayırdılar ve hiçbirimizi ayırmadan en az vurulana 500 değnek olmak üzere günlük rutin işkence ettiler..Av. Gündüz en fazla mağdur olandı…İçeri girdik..Dışarıyla alakamız kesildi.. Büyük bir karamsarlık çöktü..Herşeyini kaybeden insanlardık. Artık hiçbir umut, yar ve yardım yok..Başbuğ diye güvendiklerimiz baktık onlarda bizim gibi aciz ve içerde.. Biz başbuğları acıkmaz kimse elleyemez onlara hiçbir şey olmaz zannediyorduk.. Baktık onlarda bizim gibi tutuklanıyor, içeri atılabiliyor, iğne ilaç kullanıyor hepsinden önemlisi içeri zindana tabutluklara tıkılabiliyor yıkıntı üzerine yıkıldık ama iş işten geçmişti..Hatta bir keresinde Nevzat Kösoğlu şöyle demiş…Yahu ben başbuğ acıkmaz korkmaz ve de ellenemez sanıyordum..Onun da bizden farkı yokmuş o da bizim gibi insanmış diye taaccübünü sesli telaffuz etmiş..
TABUTLUKTA ÜLKÜCÜLÜLERİN MEHDİ BEKLENTİSİ SOLCULARIN OPORTUNİZMİ…GİYİNİK YATILAN GECE
Evden alındık, üstümüz arandı saçımız kesildi ve koğuşlara dağıtıldık. Her şeyle alakamız kesildi. Ne ışık ne ümit ne de sokaklardaki teşkilatlardaki kabadayılığımız kaldı.. Yalnız bir tek Allah la içerde baş başa kaldık.. İnsan çaresiz kalınca, ümitlerini yitirince demir parmaklıklar arasındaki yapabileceği tek şey kalıyor maneviyata sığınıyor.. Cezaevinde maneviyatla tasavvufla tanıştık.. Herkes yani bütün mağdur ülkücüler namazını kılıyor bir kısmı da tasavvufa intisap ettiler..Tasavvuf ve zikire devam ettiler.. İçeride 10 yıldan fazla yattım..Yine bir ara bayrama yakın sofi ülkücülerden kaynaklanan bir söylenti yayıldı.. Mehdi hazretleri gelecek ve cezaevinin kapılarını açacak tüm mahkumlar serbest olacak diye şayia yayıldı.. Nihayet bayram gecesi geldi koğuştaki ülkücüler elbiseleriyle yattı o gece.. Ülkücülerin giyinik yattığını gören solcu arkadaşlar merak ettiler hatta korkuya kapıldılar ve temsilcilerini göndererek niçin giyinik yatıldığını sordurdular..Mehdi gelecek kapıyı açacak onun için giyinik yatıyoruz endişe etmeyin mehdi sizi de kurtaracak diye yanıt verilince solcu arkadaşlar da kalkarak giyindi ve giyinik yattılar.. Sabah oldu ne Mehdi hazretleri var, ne gelen ne de giden..Çok büyük mahcubiyet yaşadık diye komik olduğu kadar acı da olan bir anısını nakletti Avukat Solmaz..
Türkiye kapalı toplum olmaktan kurtulmalı. her şeyin çözümü ve memleketin huzuru açık ve şeffaf olmaktan geçer diyerek konuşmasına devam eden Av. Solmaz…Subay lojmanları başta olmak üzere bütün lojmanlar satılarak herkesin halkın içerisine girmesi ve halkın ne yiyip içtiğini milletin sürdüğü sefaleti onun içinde bizzat yaşayarak görmeli, demokrasilerde torpilli sınıf olmaz dedi.
VATANDAŞLIKTAN ÇIKMAK VE KİMLİKSİZ KALMAK ELBİSESİZ ÇIRILÇIPLAK KALMAK GİBİDİR
Kayseri Melikgazi Belediyesi tiyatro salonunda düzenlenen “DARBELER ve MAĞDURLARI”konferansa katılan tek soldan çarklı konuşmacı Şanar Yurdatapan da yararlı ve gerçekçi açıklamalarıyla konferansa değişik katkı yaptı.. Hürriyet gazetesinde yayınlanan YALAN bir haber üzerine tutuklanmamak için konser vermek üzere gittiği ülkeden geri gelmediğini cuntanında kendilerini –Eşi Melike Demirağ la—vatandaşlıktan çıkardığını anlattı.. İnsan kimliğini kaybedince maddi manevi her şeyini kaybetmiş gibi manevi—ruhi bir çöküntü yaşıyor.. Hatta elbiselerinden soyulmuş kadar utanç duyuyor..40 Yıldır Türküm ben birden Alman mı olacağım..Olamam ki ben Türküm.. Alman pasaportu, Alman nüfüs cüzdanı almakla Alman olunmaz dedi..Ben konserlerim ve konuşmalarımla dışarıdan cunta ve cuntacılara baskı yapmaya yaptıkları işkenceleri çeşitli platformlarda dile getirmeye devam ettim dedi..
ELİAÇIK:5000 AJANIN KATILDIĞI BİR CIA PROJESİ 12 EYLÜL
Yazar Eliaçık Kayserimizin yetiştidiği ender, çok yönlü düşünebilen ve yazabilen bir kardeşimiz. DARBELER ve MAĞDURLARI konferansında çok şeye temas etti ama asıl olan şu cümlesinin 72 milyonun beynine nakşolması farz üzeri farz kanaatindeyim..12 Eylül CIA projesi ve 5000 ajan görev almıştır… Kahramanmaraş katliamı –110 kişinin öldüğü söyleniyor ama çok çok daha fazla diyor—Maraş olayları ve de Türkiye Alevilerini resmi idoloji ile Nato projelerine destekçi kılmak için tertiplenen hıyanetin adı Sivaş/Madımak olayı—cinayeti hepsi ajan işi, planlı ve hıyanetin çok büyük olduğu, en küçük ayrıntısına kadar planlanmış yağdan kıl çeker gibi gerçekleştirilmiştir. 12 Eylül de din kullanılmıştır. Sol ve sosyalizmde ezilen halk var din iman yok.. Sağ denen kapitalizm ve Amerikancı cenahta zengin var ama yine Allah yoktur… İnsanları biribirine kırdırmak memleketi istedikleri kaosa sürüklemek için her iki tarafta da din kullanılmıştır ustaca dedi…12 Eylül fiziki adam dövem işkence darbesiydi. .. 28 Şubat ise insanları fişleyerek yalnızlaştırma ve korkutarak ayrıştırma darbesiydi.
Kısaca DARBELER ve MAĞDURLARI konferansı moderatörlüğünü Orta Anadolunun güçlü ve tek kalemi Mehmet Uğurlu nun yaptığı, başkanlığını Mehmet Taş ağabeyimin yaptığı Mazlum DER ve sivil toplum kuruluşlarının STK katkısıyla gerçekleştirilen almaya niyetli olan ve kabiliyetli olan herkesin vatan için millet için ve insanlık için çok çok yararlı derslerin olduğu millet düşmanlarının ve ihanetin maskesini düşüren bir etkinlikti..Bize sadece yazmak düştü.. Allah a emanet olun. Not: Sevgili okuyucularımın geçmiş kurban bayramını kutlarım…