Yaklaşık 4 aydır ara verilen Türkiye Küçük Millet Meclisi oturumu 04.11.2010 Perşembe günü yeni dönem için start aldı. Oturum her zamanki gibi Kocasinan Belediyesi Meclis salonunda saat 16.00da başlayıp 19.30 kadar devam etti.
Programın bu ay ki konusu Kamusal Alan, oturumun moderatörü Demokrat Parti eski genel başkanı Süleyman SOYLU idi. Önceki aylarda gerçekleşen bazı programların aksine bu oturumda moderatörün yere basan,doyurucu açıklamaları izleyicilere büyük keyif verdi.Önyargısız, ahlaki ölçüde ve net açıklamaları taraflı tarafsız tüm katılımcılardan olumlu not aldı.
Moderatör konuşmasını; demokrasinin en önemli süreçlerinden biri olan insan hak ve özgürlükleri kapsamındaki başörtüsü sorunu ülkemiz için bir ayıptır. Demokrasi kendi içerisinde hakkaniyet ölçüsüdür. Bugünkü Türkiye’nin de derdi vardır. O da ötekileştirdikleri ile barışmamasıdır. Türkiye’de ilköğretimde okuyan öğrencilerin okullarına başörtülü olarak gitmeli mi- gitmemeli mi tartışılmalıdır. Tartıştıkça birbirimize tahammülümüz artacaktır.1960 darbesi ile 1980 darbesi arasındaki dönem tam bir ara rejim dönemidir. Elbette Cumhuriyetin tartışılacak yönleri vardır. Alacakaranlıkta kapınız çalındığında çalanın sütçü olduğunu düşünüyorsanız demokratik bir ülkede yaşıyorsunuz diyen Çurçil’in bu sözleri çok şey ifade ediyor. Dünyada ötekileştirilmenin bitirilmesi yönünde çalışmalar yapılmakta iken Türkiye de tersi işlerin yapılması çok düşündürücüdür. Dünya tarihinde demokrasi ile kazanılan tek bir savaş vardır, o da Kurtuluş Savaşıdır diyerek tamamladı.
Moderatörün sunum konuşmasından sonra söz sırası alan katılımcılara belli bir süre kabilinde izin verdi. Her katılımcının konuşmasının devamında yorumlarıyla ve destekler konuşmasıyla olumlu not aldı. Katılımcılardan AHUDER, ÜVEY EVLATLAR DERNEĞİ, RADYO YAYINCILAR DERNEĞİ MAZLUMDER, EĞİTİM-BİR-SEN, ALEVİ DERNEKLERİ, EĞİTİM-SEN, LİBERAL DÜŞÜNCE DERNEĞİ ve adını sayamadığım diğer dernek, vakıf ve sendika başkanları yaptığı konuşmalarla proğrama katkı sağladılar.
Gündemle ilgili bende tespitlerde bulunmaya çalıştım. Konuşmamda Kamusal Alan dayatması ve oluşturulmak istenen bu cenderenin içerisinde inandığı dinin emirlerini uygulamaktan başka amacı olmayan masum başörtülülerin ezilmesi için bazı güçlerin hala çalıştıklarını, bunun Avrupa İnsan Hak ve özgürlükleri sözleşmelerine kesinlikle aykırı olduğunu, bizlerinde Hak ihlalleri normunda mücadele edeceğimizi ifade ettim.
Bu güzel programın gerçekleştirilmesinde emeği geçen Tüketiciler Birliği başkanı ve aynı zamanda bu programın organizasyon sorumlusu Mahmut ŞAHİN ve görev arkadaşlarına, Türkiye’de bu programın bir yıl önce başlamasına altyapı hazırlayan Sayın Abdurrahman DİLİPAK ve Şanar YURDATAPAN beylere, kaliteli bir programın oluşumuna katkı sağlayan Demokrat Parti eski Genel Başkanı Moderatör Sayın Süleyman SOYLU beye ve seviyeli bir program olması yönünde katkılarını esirgemeyen tüm katılımcılara şahsım adına teşekkürlerimi sunarım.
Yeni ve kaliteli programların gerçekleşmesi dileklerimle saygılar sunarım.