OLAY YOLSUZLUK İDDİASININ ÖTESİNE GEÇTİ
Kılıçdaroğlu ile başlayıp Baykal ile devam eden Kayseri iddiası birtakım iktidar karşıtlarının biriktiği birkaç yaygın gazetede etik ve kuraldışı bel altı vuruşları ve taciz haberleri ile eskimiş şehir efsanesine dönmüş birtakım dedikoduları iftiraları gündeme getirerek güya iktidarı Kayseri’den vurmak istedikleri ortada Bu iş Özhaseki iddiasının dışına çıkmış CHP ve iktidar arasındaki bir kavgaya dönüşmüş görünüyor.
Önce yargıyı suçladılar, kapattı bu davayı dediler ama dün Kayseri Cumhuriyet Başsavcısı bir açık davette bulundu. Adeta tokat gibi bir açıklama; Kimin elinde ne belge varsa buyursun getirsin soruşturalım dedi. Daha da ötesine gitti. Bu iddialarla ilgili yargılama ile ilgili tarihi, kronolojik bir bilgilendirme yaptı. Senet olayına girdi. 10 trilyonluk senedin sahte imzalarla düzenlendiğinin bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, İstanbul Üsküdarda düzenlendiğinin ortaya çıktığını açıkladı.Daha ne desin ki?
Sen savcılara inanma, hakimlere hiç inanma, Yargıtay kararına inanma, sen Başsavcıya inanma, sen valiye inanma, belediye başkanına inanma, yolsuzluk var diye bas bas bağır. Başsavcı desin ki varsa yeni bir belgesi bilgisi olan gelsin desin ona da bir kulp takıver. Valiye bir şey de, emniyete başka bir şey, yargıya daha ağır bir şey. Belediye başkanı desin ki CHP’lilerden oluşan bir komisyon kurulsun onlar bu işi araştırsın diye teklif etsin ona da yanaşma. Demek ki amaç başka. Amaç bağcıyı dövmek. Seçimler yaklaşırken Kayseri üzerinden vilayet, yargı, emniyet ve belediye üzerinden iktidara yüklenmek. Neden Kayseri seçilmiş? Dünyanın en büyük yolsuzlukları bu bir milyonluk şehirde yapılıyormuş da ondan mı? Hayır elbette değil. Kayseri özel bir şehir. Cumhurbaşkanının memleketi. Kayseri iktidarın kalesi olan illerden biri. Kayseri’nin sürekli yükselen bir grafiği var. Büyükşehir Belediye Başkanı 4 dönemdir rekor oylarla seçilmiş bir siyasetçi. Ve yaklaşan seçimde de muhtemelen milletvekili adayı olacaktı. İşte zamanlama çok iyi tam sırası vurun Kayseri’ye bakalım ses gelecek mi mantığı. Yargıdaki bilirkişi raporları ile sahte senet olayı tescilleniyor ama onlar ha bre senet gerçek, hatta tahsil edilmiş diyebiliyor. Dolandırıcılıktan hüküm giymiş birisi ile yine Ergenekondan hapiste yatan onun avukatı arasındaki bir sözleşmeyi gerekçe gösterip yargının bilirkişi raporlarını bile hiçe sayacak kadar kuraldışına çıkıyorlar.
Hele Deniz Baykal’a ne demeli bilmem ki? İnanın ona diyecek hiçbir şey bulamıyorum. Yazacak bir cümle bulamıyorum. Sadece şunu söylemek istiyorum. Aslında yolsuzluk var fakat Kılıçdaroğlu iyi anlatamadı ben genelbaşkan olsaydım daha iyi anlatırdım demek istiyor, ey CHP’liler bakın ben başta olsaydım bu olay böyle tersine dönmezdi demek istiyor.
Başta söyledim yine tekrarlıyorum. Bu hadise Kayseri ve Özhaseki meselesinden çok artık iktidar ile CHP arasındaki bir mesele haline gelmiş durumda. İktidardan hoşlanmayan gurupların birlikte yürüttükleri bir süreç.Sokaktaki insan bunu görüyor ve bu şekilde konuşuyor. Bilinçli, maksatlı ve organize bir saldırı. Amaç iktidarın ve Kayseri’nin şahsında Özhaseki’yi ne yapıp yapıp bir kereliğine de olsa yargıda sanık sandalyesine oturtabilirmiyiz, bu fotoğrafı zihinlere yerleştirebilir miyiz?
Fırtınalar koparılmaya çalışılan dosyanın tüm süreçlerini Başsavcı çok güzel bir şekilde özetliyor. Şu tarihte belediyede çalışan falanca şahıs şu dolandırıcılığı yapmış, şu tarihte belediye başkanı onun hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuş, şu tarihte sanık falanca ilde kaçarken yakalanmış, dava şu kadar sürmüş, ismi geçen herkesin ifadesine başvurulmuş, yargı kararını vermiş dolandırıcı hüküm giymiş, bu arada ikinci bir dava da 10 trilyonluk bir senetle Belediye başkanına şantaj yapılmış, o konuda belediye başkanı savclığa ve emniyete başvurmuş, sanıkları yakalanmış, yapılan araştırma sonucunda senetteki imzaların sahte olduğu taklit ürünü olduğu ve sahte senet düzenlendiği bilirkişi raporları ile sabit olmuş ve sanıkları tutuklanmış dava devam ediyor diyor. Her şey açık ve net bir şekilde ifade ediliyor. Başsavcı daha ne desin ki?