BAKAN YILDIZ’IN REGAİP KANDİLİ MESAJI | SELÇUKLU EVİ’NDE SONA DOĞRU | İL HALK KÜTÜPHANESİ MÜDÜRLÜĞÜ KULLANICILARINA MÜZEKART HEDİYE ETTİ | KÜÇÜK BEBEK BEŞİĞİNDE ÖLÜ BULUNDU | KAYSERİ’DE TRAFİK KAZASI: 3 YARALI
Ana Sayfa Künye İletişim İhbar Hattı Gazete Manşetleri Sitene Ekle 24 Mayıs 2012, Perşembe  
Karakter Boyutu: 101214
2010 KOSOVA KURBAN BAYRAMI ANILARI

Ahmet Taş yazıyor...

ahmettas@kayserigundem.com

24 Aralık 2010 Cuma

14.11.2010

            Dünya’nın 125 ülkesinde kurban kesip, Müslüman topluluklar arasında kardeşliğin ve dayanışmanın öncüsü olma yolunda olan İHH. İle bu yıl yurt dışında kurban organizesine 4.katılmam olacak.

            Bu yıl İHH’ ya müracaatımda Kayseri’mizden yurt dışı kurban organizesi için İHH dışındaki sivil kuruluşların temsilcilerinin de bulunmasını ve yurt dışı tecrübelerinin artmasına yardımcı olunmasını talep etmiştim. Sağ olsunlar kırmadılar.

            Benim müracaatıma uygun olarak KOSOVA’YA benimle birlikte İlim Yayma Cemiyetinden Talha Şimşek’e ve Miraç Kültür Merkezinden Mahmut SUNGUR kardeşimize de Azerbaycan’a gitmek nasip oldu.

            Kosova Balkanlarda unutulmayan bir İslam yurdu. Osmanlı padişahı 1.ve2.Muradın Sırplarla yaptığı Kosova Savaşları, yüz yıllarca süren Osmanlı hâkimiyeti ve birçoğu yok edilmesine rağmen bir kısmı hala ayakta olan tarihi mirasımız. Ayrıca 2 yıl önce bağımsız olan bir devlet ve Müslümanların ve Türkçe konuşanların çok olduğu tanıdık bir ülke.

            Yolculuk için tüm hazırlıkları tamamlayınca, 13 Kasım Cumartesi Akşam yola çıktım.

            Aile efradı ve evdeki misafirlerle vedalaşmanın ardından akşam saat:9.00 da İstanbul arabasına yetişmek için ayrıldım. Beni kayseri otogarına Hacı Hanım bıraktı. Sağ olsun kayın validem Münevver Hanım ve bacanağımın kızı küçük Zehra da beni yolcu edenlerdendi.

            Terminalde onlarla vedalaştıktan sonra yol arkadaşım Av. Nihat ŞİMŞEK’İN oğlu Talha ile buluştuk onu da Babası, annesi getirmişlerdi. Onlarla da vedalaşıp İstanbul’a doğru yola çıktık.

            11 saatlik bir yolculuğun ardından Sabah 8.00’da Esenler otogarına ulaştık. Buradan metro ile Fatih’e ulaşıp İHH’ ya geldik. Burada bizi sıcakkanlı arkadaşlar karşıladı. Anadolu’dan gelen ve yurt dışı kurban organizesine katılacak gönüllülerle görüşme ve hasret giderme imkânımız da oldu.

            Bizim KOSOVA ile ilgili evrakları saat 12.00’ de görevli Yusuf KORKMAZ Bey’den alacaktık. Vaktimiz de olduğu için AKDAV’a uğrayıp burada da bir çay içip vedalaştık. Ardından öğle namazını Fatih Camisi’nde kılıp burada vefat eden Müslümanların cenaze namazını kıldık.

            Öğleden sonra Mehmet KARA, Ahmet SARIKURT, Reşat ve diğer İHH yöneticileri ile görüştükten sonra bizim gibi yurt dışı kurban organizesine gitmek için burada bulunan Mazlum-der Genel Başkanı A.Faruk ÜNSAL ve İstanbul Şube Başkanı Av. Cihat Gökdemir’le görüşüp yollarının açık bayramlarının mübarek olmasını temenni edip, onlarla da vedalaştık. Sağ olsun Reşat Bey bizi metroya bıraktı ve İHH’ dan ayrıldık.

            Kosova’ya yarın saat:12.50’de uçacağız. Bu gün Kayserili arkadaşım Ekrem KÖŞKER’in misafiriyiz. Saat 5.30 civarında Ekrem Abi’nin Esenler Semtindeki evine ulaştık.

            Ekrem abi güzel bir dost, güzel bir Anadolu insanı. Sağ olsun bize ikramlarda bulundu. Hanımı kızları, oğlu Hamza bizimle yakinen ilgilendiler. Akşam saat:22.00’ye kadar sohbet edip Türkiye, Kayseri ve kurbandan bahsettik. Ben malzemelerimizi ve evraklarımızı kontrol edip, yarın hava alanında sıkıntı olmaması için hazırlık yapmaya çalıştım. Şu anda 15 Kasım pazartesi yani Arife günü sabah namazından sonra! Bir günlük anımı yazdım. Biraz istirahat edip, kahvaltıyı müteakip Atatürk havaalanına ulaşmak için Ekrem abiden ayrılacağız.

15.11.2010

            Bu gün sabah 8.00’da Ekrem Abinin evinde yaptığımız kahvaltıyı müteakip saat 9.00’a yakın onlarla vedalaşıp ayrıldık.9.00 civarında da Atatürk hava alanına ulaştık pasaport kontrol ve valizlerimizin verilmesine müteakip 12.00’de uçuşa hazır hale gelmiştik.

            Ekibimizde benim dışımda Gazeteci Hüseyin ALTINALAN, TV NET‘den İsmail Halis, Anadolu Platformundan İlhan KARAHAN ve Talha ŞİMŞEK toplam 5 kişi ile PİRİŞTİNE uçağına bindik.

            Yolculuğumuz toplam 1 saat 15 dakika kadarmış yani İstanbul Kayseri arası kadar.

            12.50 de kalkması gereken uçağımız saat 13.30 da ancak kalkabildi ve Türkiye saati ile 15.00 civarında PİRİŞTİNA’ya ulaştık.

            PİRİŞTİNA 700 bin nüfuslu bir şehir. Kosova’nın baş şehri orta büyüklükte bir Anadolu şehri görünümünde.

            Bizi burada AKEA derneğinden Sabri MOKALLİ karşıladı. Hava alanından bizi alıp kalacağımız otele götürdü. Eşyalarımızı yerleştirip otelden ayrıldık.

            Birlikte yediğimiz akşam yemeğini müteakip AKİA derneğinin merkezine geçtik. Burası 4 katlı ve 400 metrekare üzerine bina edilmiş bir merkez. En alt kat kreş olarak düşünülmüş 10 gün içinde faaliyete geçeceklermiş. Bir üst kat kurulması planlanan Televizyonun stüdyoları ve diğer bölümleri olarak düşünülmüş. Daha üstteki kat idare merkezi, bodrum kat ise konferans salonu olarak ayarlanmış.

            Dernek eğitim, kültür, sanat, medya ve yardımlaşma amaçlı bir dernek olup 15 yıldır İHH ile tanışıyorlarmış. Ayrıca Kosova’nın tamamına yakın bölümünde şubeleri varmış. Kültürlü dinamik, aydın aynı zamanda genç bir kadroya sahipler. Buradaki uzun ve hoş sohbetin ardından müsaade isteyip otelimize geldik. Zira yarın bayramın birinci günü hem PİRİŞTİNA’ DA hem de PRİZREN’ de toplam 226 hisse kurban kesip dağıtmanız, bayramlaşmamız ve peşinden ziyaretler bizi bekliyor.

 

16.11.2010

            Bu gün bayramın 1. Günü bizi almaya gelen AKEA gönüllüsü arkadaşımızla Sultan Fatih Camiine bayram namazına gidiyoruz. Cami erken vakitte dolmuş, avlu ve bahçede dolmuş. Kenara bırakılan halılardan birini alıp kendimize bir yer bulabildik. Avlu ve bahçe oldukça kalabalık, İmam Arnavutça vaaz ediyor. Hava soğuk bu sebeple namazı ayakta bekledik. Namazı müteakip bayramlaşma merasimi yapıldı. Burası tam bir Osmanlı ülkesi gibi geldi bana. Bayramlaşmayı müteakip şehir meydanında AKEA derneğinin çocuk şenliğine katıldık, davullar çalıyor. Bayramlık elbiselerini giymiş çocuklar eğleniyor, onlara hazırlanan bayram hediyeleri veriliyor. Görmeye değer bir manzara çocuklarla günün anısına fotoğraf çektirip buradan ayrılıyoruz.

            Kaldığımız otele dönüp yaptığımız kahvaltının ardından kurban kesimi için Türkiye’den gelen 2arkadaşı Prizrene yolcu ediyoruz. Zira orada 135 hisse kurban kesilmesi gerekiyor biz de AKEA’nın ayarladığı mezbahanenin yolunu tutuyoruz.

            Dikkatimi çeken şey, burada kurban için acele edilmiyor. Öğleden sonra kesim başladı. Mezbahane güzel hazırlanmış. İkindiye kadar burada kesmemiz gereken 13 adet sığırın kesimini gerçekleştirdik. İkindi namazı için yeni yapılan ve güzel döşenmiş bir camiye namaza gittik. Cami şadırvanın da abdest alanlar için çok sayıda temiz havlu bulunduruluyor. Bu da güzel bir gelenek olarak gözümüze çarptı.

            Namazdan sonra öğle yemeğine AKEA Derneği Başkanı kendisi imamlık yapan HÜSAMETTİN ABHAZİ’ye davetli idik. Bayram sebebi ile yemekte bol ikramlı ve muhabbetli bir fasıl oldu. Onun şirin-şirin küçük kızlarının ilgisi görmeye değerdi doğrusu.

            Burada diyanetin Kosova sorumlusu arkadaşımızla tanışma fırsatımız da oldu. Yemekten sonra teşekkür edip tekrar kurban kesim yerine geldik ve akşama kadar toplam 13 sığırın kesimini tamamladık, yarın bunlar parçalara ayrılacak ve dağıtımı başlayacak.

            Akşam otelimize döndüğümüzde Prizrene giden arkadaşlarımız geldiler. Onlar bu gün kurban kesmemişler. Oradaki iyilik başağı derneği kurbanları yarın kesecekmiş, dolayısıyla sadece seyahat etmiş oldular. Akşam otele geldiğimizde daha önce Türkiye’de okuyan ve bana telefonu verilen Fadıl’ı davet ettim. Fadıl Türkçeyi iyi biliyor. Kendisi İstanbul’da Zeytinburnu İmam hatip Lisesini bitirmiş. İstanbul’a da sık-sık gidip geliyor. Onunla birlikte şehri gezmeye çıktık. Çok nadir bulunan içkisiz bir lokantada akşam yemeğini birlikte yerken, yarının da planını yapmaya çalıştık. Bu sırada sohbet anında buranın bir milletvekilinin mavi Marmara gemisi ile Gazze’ye yardım konvoyuna katıldığı ve Müslüman bir şahsiyet olduğundan söz edilince, Fadıl onu aradı ve bir pastanede buluşmaya karar verdik. Milletvekili Fuat RAMİRİ ile pastanede buluştuk. Hafif sakallı 50 yaşlarında daha önce Yugoslavya ordusunda üst düzey görev yapan bir askermiş Fuat Bey. Münevver bir Müslüman şahsiyet. Onunla tanışmak güzel bir fırsat oldu bizim için. Türkiye’yi iyi tanıyor Mazlum-der ve İHH’yı iyi tanıyor, hürriyet aşığı bir insan. Onunla derin bir muhabbetimiz oldu ve oldukça istifadeli bir sohbet oldu. Ayrılışta şunları söyledi: Türkiye balkanlara sahip çıksın. Buralara geri gelsin ve bir daha gitmesin.

            Dostluk ve kardeşlik içinde geçen sohbetin ardından hayırlı bayramlar dileyerek Fuat Bey’den ayrıldık. Uzun bir yürüyüşle otelimize ulaştık. Gündüz normal olan hava akşam üşütecek kadar soğumuştu. Yarının hazırlığını yaparak istirahata çekildik.

 

17.11.2010

            Bugün Prizrene gidemedik. Oradaki kurbanlarımız Hacı KEMAL tarafından bugün kesilecek. Biz bugün kahvaltıyı müteakip AKEA derneğine uğradık orada bayanların organize ettiği çocuk bayramı şenliğini izledik ve elimizdeki İHH balonlarından ve çocuk şekerlerinden oluşan hediyeleri onlara sunarak, tebriklerimizi bildirdik. Daha sonra dün kesilen kurbanlarımızı fakir ve muhtaç kardeşlerimize ulaştırmak için BARZOŞ köyüne doğru yola çıktık. Hava oldukça yağmurlu idi. Evleri tek-tek gezerek Türk iye’li Müslümanların kurbanlarını onlara ulaştırdık. Dağıtımın bitiminden sonra bize oldukça yardımı dokunan köy imamı ile vedalaşıp tekrar şehre döndük. Birlikte yediğimiz yemeğin ardından yine dağıtım için Çingene Müslümanların mahallesine doğru yola koyulduk. Burada 350 aileye kurban paylarını ulaştırdık.

            Burası başkent Piriştina’nın en fakir mahallelerinden biri imiş. Oldukça saygılı insanlar. Namaz kılacak yer aradığımda bir Çingene delikanlısı çamurlu beton zemine deri montunu sermesini ve Allah kabul etsin demesini unutamıyorum. Buradaki dağıtımımızın tamamlanmasını müteakip tekrar Priştina’ya döndük ve hemen bir ziyarete koştuk. Zira bugün AKEA derneğinin Priştina müzesi sergi salonunda ebru sergisi vardı. Çok güzel bir sergi, çok güzel bir organizasyon. Basının ve davetlilerin ilgisi oldukça yoğun olan bir sergi. Burada hem güzel bir ney faslı dinleme hem birbirinden güzel tabloları inceleme hem de yeni insanlarla tanışma ve görüşme imkânımız oldu. Bugün güzel bir olaydan daha bahsetmek istiyorum. Burada merkezdeki birkaç kavşak dışında trafik lambası yok. Sürücüler birbirine oldukça saygılı. Kaza bela olmadan tıkır- tıkır işleyen bir trafik akışı var. Korna sesine de pek rastlamadım. Ayrıca yayalar geçerken sürücülerin sakin- sakin durup beklemesi de çok hoş bir davranış doğrusu.

            Sergi gezimizin sonunda AKEA yöneticileri ile ve sanatçılarla birlikte içtiğimiz kahve ve çayın ardından bugünü tamamlayarak dinlenmek üzere otelimize geçtik.

            Yarın Prizrene gideceğiz. Orada da dağıtımımız ve ziyaretlerimiz var. Bugün atladığımız bir olay daha yaşadık. Rahmetli Murat Hüdavendigarın buradaki türbesini ziyarete gittik. Kosova ovasının ortasında Priştina’ya yakın mesafede bir türbesi var 1. Murat Hüdavendigar’ın. Tarihi bilgime göre Murat Hüdavendigar burada Sırplarla yaptı 1.Kosova savaşını kazanmasının ardından savaş meydanını kontrol ederken Miloş adında bir Sırp tarafından hançerlenerek şehit edilmiş, iç organları çıkarılarak türbenin bulunduğu yere defnedilmiş. Asıl ceset Bursa’ya götürülüp oradaki türbesine defnedilmişti. Türbesinin girişinde TİKA’nın yaptırdığı bir misafir bölümü, ana binanın yanında Türbedar evi ve devamında türbe binası var. Geçmişten beri aynı sülaleden Buharalı bir aile burada türbedarlık yapıyormuş. Burada yaptığımız duanın ardından Türbedar bayanla ayaküstü sohbet edip bayramlaştık. Türbedar bayan geçen günlerde Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın burayı ziyarette kuran-ı Kerim okumasının türbe hafızları tarafından takdir ve memnuniyetle karşılandığını dile getirdi. 1. Murat Hüdavendigar’ın buradaki makamını ziyaret ayrı bir tarihi duygu oluşturdu bizlerde.

 

18.11.2010

            Bugün bayramın 3.günü, erken vakitte kalktık ve namazı müteakip AKEA derneğinde bizim için gelen gün boyunca mihmandarlığımızı yapacak olan Başkim ve İsmail’le birlikte Prizrene doğru yola koyulduk. Prizren bir zamanlar Kosova’nın merkezi olan 300.000 nüfuslu bir şehir. Burada halkın çoğunluğu Türkçe konuşuyor. Ortasından bir büyük çay geçiyor. Şar Dağlarının eteğinde kurulmuş, Bursa’nın tarihi mahallelerinin tıpkısını andıran güzel bir Osmanlı şehri görünümünde. İnsanları sıcakkanlı ve insana kendi mahallesinde geziyor hissini uyandıran bir hava hissettik burada. İlk ziyaret yerimiz iyilik başağı derneği oldu. Dernek başkanı Hacı Kemal Bey, sıcak ve samimi bir insan güler yüzle bizi karşıladı. Kendisi ve çalışanları güzel ve sıcakkanlı insanlar. Burada bize ikram edilen kahvaltının ardından dernek bitişiğinde bulunan içinde yetimlerin de eğitim gördüğü anaokulunu ziyaret ettik. 4 ve 5 yaşlarında kız ve erkek çocukları başlarında öğretmenleri ile birlikte bizleri güler yüzle karşılayıp bayramımızı tebrik ettiler. Güzel ilahiler söylediler, Kuran-ı Kerim okudular, biz de onları tebrik edip bayramlarını kutladık. Türkiye’den selamları ulaştırdık.

            Daha sonra İHH’nın burada kestirmiş olduğu 135 hisse kurbanın dağıtımına geçtik. Türkiyeli hayırseverlerin gönderdiği 135 hisse kurbanın paylara ayrılıp paketlenen kurbanlarının tamamına yakını burada yetimlere ve ailelerine dağıtıldı. Bizler de iyilik Başağı Derneği yetkililerinin huzurunda her gelen yetim ailesine teker-teker kurban paylarını ve hediyelerini dağıttık. Bu arada Prizren’de merkezi olan ve Kosova’da Ulusal yayın yapan BESA TV. Yetkilileri de dağıtımımızı kayıt altına aldılar ve Türkiye’den gelen İHH. Ekibi adına benimle bir röportaj yaptılar. Akşam saat 20.00 haberlerinde de yayınladılar.

            Burada 250 aile ve yetimlere yapılan kurban dağıtımının ardından şehrin huzur dolu sokaklarında yürüyüş yaparak öğle namazı için Bayraklı camiine geçtik. Burası tam bir Osmanlı Camisi idi. Şadırvanı, bahçesi, iç mimarisi ile bizi tarihle yeniden tanıştırmış oldu. Ayrıca bir de Sinan Paşa Camisi var. Şu anda TİKA tarafından restorasyonu yapılmakta olup yakın bir tarihte ibadete yeniden açılacak. Buranın dışında Mescitler, Tekkeler, dergâhlar ve şadırvanlar da TİKA tarafından restore ediliyor.

            Geçen günlerde T.C. Başbakanı Recep Tayyip ERDOĞAN burayı ziyaret etmişti. Bu ziyarette şehir sakinlerinin bugüne kadar gördükleri en büyük kalabalık toplanmış. O günden bugüne de şehirdeki reklam panolarının tamamına yakınında Başbakan R. Tayyip ERDOĞAN’ın posterleri asılı duruyor.

            Başbakan burada çok seviliyor ve sultan Tayyip ERDOĞAN diye anılıyor ve oldukça fazla güveniliyor. Türkçe bilenlerin ve konuşanların çoğunlukta olduğu bu şehirde en çokta Türk televizyonları izleniyor.

            Buraya gelmişken AKEA derneğinin buradaki şubesini ziyaret etmemek olmazdı. Orayı da ziyaret ettik ve yetkililerle görüş alışverişinde bulunduk ve bayramlaştık. Burada özellikle gençlerin kurban sebebi ile olağanüstü gayretleri ve yardım çabaları bizi oldukça sevindirdi. Bunlara da Kayseri’den getirdiğimiz hediyelerimizi ve ikramlarımızı sunduk.

            Ziyaretin ardından iyilik başağı derneği başkanı Hacı Kemal’in 1600 metre yüksekte olup aynı zamanda yetimhane olarak da kullanılan turistik tesisine geçtik. Burada bol oksijenli havayı teneffüs ettik. Ormanlık ve kar sınırına yakın serin ve huzurlu bir tatil merkezi burası. Hacı Kemal’in bize ikram ettiği yemek sırasında Türkiye’den kurban için Makedonya’ ya gelen ve Hacı Kemal’i ziyaret için buraya uğramış olan VERENEL derneğinin İstanbul temsilciliği elemanları ile görüştük ve bayramlaştık. Onlarla birlikte dostça bir ortamda akşam yemeği yemiş olduk.

            Burada geçirdiğimiz ve yeni dostluklara ortam hazırlayan yemek faslının ardından Hacı Kemalin bizler hatırına hazırladığı hediyeleri alarak vedalaşıp tekrar Prize döndük. Dönüşte Halfeti dergâhında Halfeti müritlerinin zikir programlarını izledik. Halfeti tarikatının burada bir tekkesi ve 20 civarında müridi varmış. Zikir programında ilahileri Osmanlıca okuyorlar, dümbelek eşliğinde hareketli ve ritmik özelliği farklı bir zikirdi izlediklerimiz. Oldukça ilgi çekici idi de.

            Buradaki zikrin sonunu beklemeden dergâhtan ayrıldık. BESA TV’ ye geçip gündüz yapılan çekimler ve biraz önce bir çay ocağında izlediğimiz haber metinlerinin CD. sini alarak ve AKEA derneği temsilcileri ile vedalaşarak Priştina’ya dönmek için yola koyulduk.

 

 

19.11.2010

            Bugün kahvaltıyı müteakip Gilan’a gideceğiz. İstanbul’dan ekibimize dâhil olan Hüseyin ALTINALAN dün Makedonya’ya geçmişti. Dolayısıyla bugün Türkiye’den gelen 4 kişiyiz. Başkim ve İsmail gelip bizi aldılar ve yola koyulduk.

            Gilan ekibimizdeki TV.Net çalışanı arkadaşımız İsmail HALİS’in dedelerinin yurdu imiş. Bu aile 1930’ lu yıllarda buradan Bursa İnegöl’e göç etmişler halada orada yaşıyorlar. Yol boyunca gür ormanlar, bakımlı arazileri ve hayvanları görmek Kosovalı Müslümanlar adına beni oldukça sevindirdi.

            Gilan’a vardığımızda öğle vakti yaklaşmıştı, günlerden de Cuma idi. 70-80 bin nüfuslu eski bir Anadolu şehrinin görüntüsü vardı burada. Cuma namazı için hemen hazırlığa başladık, bir esnafın dükkânında aldığımız abdesti müteakip Camiiye koştuk.

            Cuma namazı kıldığımız Camii Osmanlı döneminden kalma şirin bir Camii idi. Cemaat Camiiye sığmamış caddeye kadar taşmıştı. Namaz sırasında caddeden geçen arabaların gürültüsünden İmamın sesini duymakta zorlanıyorduk. Cemaatin kalabalık oluşu ve namaza ilgisi sevindirici bir durumdu doğrusu.

            Namazı müteakip bizi burada karşılayan kendisi yayıncı ve hukukçu olan kıymetli dost Zekeriya ağabeyin evine ziyarete gittik. Ev geniş bir avlu içinde iki katlı bir yapı olup Osmanlı döneminden kalma mütevazı bir konaktı. O dönemde Kaymakamın konağı imiş. Evin odaları, cumbası, iç odalardaki tavan süslemeleri tam bir şaheser görünümünde idi. İçinde yaşayanlara ayrı bir ferahlık veriyor olsa gerek.

            Zekeriya ağabeyin evindeki ziyaret ve bayramlaşmanın ardından Gilan’ı tepeden gören oldukça güzel, iç dizaynı ve terası güzel olan lokantada öğle yemeğini hep birlikte yiyerek bol-bol fotoğraf çekerek Gilan’ı tanımaya çalıştık. Yemeğin ardından Zekeriya ağabey ve oğluna teşekkür ederek Priştina’ya doğru yola çıktık.

            Yol boyunca Sırpların yaşadığı köylerin içinden Kiliseleri, Müslümanların yaşadığı köylerden Camileri izleyip yolumuza devam ettik. Vakit akşam olmuştu. Yol üzerinde bizim Antalya’daki astım mağarası ve düden mağaralarına çok benzeyen bir yer altı mağarasını ziyaret ettik. Mağara yerin yüzeyinden 300 metre derinlikte idi ve aydınlatılmış, ziyaretçilere hazır hale getirilmişti. Burada yağmur sularının kalkerleri eritmesi ile oluşan sarkıt ve dikitleri izlemek, bu oluşumların binlerce yıl içinde oluştuklarını öğrenmek ayrı bir duygu yoğunluğu oluşturuyor insanda.

            Bir saatten fazla süren sarkıt mağarası ziyaretinin ardından yarım saatlik bir yolculuk sonunda Priştinaya ulaştık. Burada AKEA derneğinin öğrenci yurdunda kıldığımız akşam namazının ardından rehberimiz Başkim’in kitapçı dükkânını ziyaret ettik. Burada İbni Kesir tefsirinin, Mehmet Akif’in Safahatının ve diğer bazı Türkiyeli yazar ve edebiyatçının eserlerinin Arnavutçaya çevrilip satıldığını görmekten oldukça memnun kaldık. Başkim güzel bir kitapçı. Çok faydalı eserleri toplumun hizmetine sunuyor. Tıpkı bizim Kayseri’deki Akabe kitabevi ve sahibi Esat AYATA gibi. 

            Kitabevi ziyaretinin ardından önceden kararlaştırdığımız üzere AKEA derneğinin yönetim kurulu üyeleri ile görüşmek, birlikte bir çay içmek, fikir alışverişinde bulunup vedalaşmak için yönetim kurulu üyesi bir arkadaşın evine geçtik.

            Burada AKEA derneğinin tüm yönetim kurulu toplanmış bizi bekliyormuş. Sağ olsunlar birlikte çay içip ikramlarını aldık. İki saat kadar süren sohbet sırasında ben onlara İHH’ yı anlatıp, Türkiye’deki diğer sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları hakkında bilgiler vererek, İHH’nın dünyadaki faaliyetleri ve amaçlarını anlatmaya çalışıp, onları Anadolu platformunun Kuzuluk sempozyumuna davet ettim.

            Benden sonra söz alan AKEA Derneği başkanı değerli insan Hüsamettin ABHAZİ, AKEA’nın misyonunu, amaçlarını anlatarak Türkiye’den büyük beklentiler içinde olduklarını, hükümetten daha çok Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları ile yakın ilişkiler içinde bulunup, onlardan ilgi beklediklerini, karşılıklı görüşmelerin artarak devam etmesi durumunda kendilerinin bundan yararlanacaklarını, Türkiye’de sadece Kosova ile ilgili yoğun çalışmalar yapan bir sivil toplum kuruluşunun oluşmasının kendileri açısından çok daha yararlı olacağını söyledi.

            Vedalaşıp ayrılırken Kosova’dan gördüğümüz ilgi ve kardeşlikten İHH. Adına memnuniyetimi dile getirdim ve bize gösterdikleri ilgi ve misafirperverlik için teşekkür ettim. Hüsamettin Bey’de ziyaretimizden çok memnun kaldıklarını, hakkımızı helal etmemizi, Türkiye’deki ailelelerimizinde haklarını helal etmelerini isteyip, Türkiyeli kardeşlerimize selamlarımızı ve bayramlarını tebrik ettiğimizi bildirin diye talepte bulundu. Yarın yolcu olacağımız için AKEA yöneticileri ile helalleşip, vedalaşarak ayrıldık ve otelimize geçtik.

            Şu an gece yarısına yakın bir zaman. Bugünün anılarını bitirmek üzereyim. Yerel saatle saat 24.00 civarı. Allah izin verirse sabahleyin Başkim ve Fadıl gelecek, biraz çarşı –Pazar gezeceğiz ve saat 14.20 de kalkacak uçakla Türkiye’ye uçacağız. Kosova’yla ilgili kurban çalışma raporumu hazırladığım için istirahatı hak ettiğimi zannediyorum.

 

20.11.2010

            Bugün dinlenmiş olarak kalktık. Kahvaltıyı müteakip Fadıl geldi. İki gündür görüşmemiştik. Hasret giderip hal hatır sorduk. Fadıl Türkçeyi iyi bilen bir genç. Tercümanlık konusunda bize oldukça yardımı dokundu. Daha sonra Başkim ve İsmail geldi. Otele olan hesabımızı ödedik. Beş gündür konakladığımız otel işletenine çam sakızı çoban armağanı hediyemizi verip vedalaşarak Beyoğlu otelinden ayrıldık. Yolda giyim eşyaları toptancı sitesini, özellikle Çin malı hediyelik eşyalar satılan marketleri gezdik. Oradan AKEA derneğine uğrayıp Sabri’yi aldık. Sabri geldiğimiz gün bizi havaalanından karşılayan mütevazı beyefendi bir genç. Başkimle birlikte bizi yolcu edecekler.

            Beş günlük Kosova ziyaretimizde sistemli bir metotla Türkiye’den gönderilen 226 hisse kurbanın kesilip dağıtılmasını gerçekleştirmenin yanında, sivil toplum kuruluşları(AKEA ve İyilik Başağı) medya organları (BESA TV) fikir ve düşünce adamları (Zekeriya bey) Siyasetçiler(Fuat RAMİRİ) ile görüşme ve tanışma, Türkiye ve Kosova ilişkileri, Sivil Toplum kuruluşları arası ilişkiler ve yardımlaşma yolları konusunda görüşme ve istişarelerimiz oldu.

            On bin beş yüz Kilometre kare alanı, 2.000.000 un üzerinde nüfusu ile Kosova’yı umduğumdan daha diri ve geleceğe yönelik ümitler içinde buldum. Nüfusunun büyük bölümü gençlerden oluşuyor. Çoğunluğu kültürel anlamda kalsa da Müslümanlar. Türkiye ile ekonomi, eğitim, kültür ve yardımlaşma alanlarında ilişkiye ihtiyaçları var.

            Beş gün boyunca olan misafirliğimiz Başkim, Sabri ve İsmail’in bizi havaalanına kadar getirip, bir dost çayı ikram edip, pasaport kontrol noktasına bırakmaları ile son buldu. Her üçü ile vedalaştık, AKEA’lı arkadaşlara yeniden selamlarımızı yolladık ve ayrıldık.

            Bir saate yakın bir beklemeden sonra uçağımız yerel saatle 14.40 civarında havalandı. Koltuğum pencere kenarında olduğu için Kosova’yı yüksekten doya-doya seyretme imkânım oldu. Burası çok dağlık bir ülke. Zirveleri karlarla kaplı, Rodop dağları üzerinden uçarak yerel saatle 17.30 civarında İstanbul Atatürk havaalanına indik. Böylece bu yıl İHH’ nın Kosova’da organize edip, kestiği 226 hisse kurbanı Müslüman kardeşlerimize dağıtım organizasyonu sona ermiş oldu. Dış hatlar terminalinden çıkıp valizlerimizi aldık ve yol arkadaşım Talha ŞİMŞEK’le birlikte Esenler otogarının yolunu tuttuk. Saat 21.00 de kalkan İnci Turizmin Kayseri otobüsü ile yola çıktık. 11 saatlik bir yolculuktan sonra sabah saat 08.00 da Kayseri ye ulaştık ve böylece bu yılki Kosova kurban seyahatimizi tamamlamış olduk.

 

Bu yazı toplam 1130 defa okunmuştur
 
Yazarın Tüm Yazıları

BÖYLE Mi OLMALI? 67 okunma 11 May 2012

KMM’NİN TBMM’Yİ ZİYARETİ 86 okunma 27 Nis 2012

NAMAZ PLATFORMUNUN KIZILCAHAMAM BULUŞMASI 139 okunma 10 Nis 2012

DİLENCİLER 86 okunma 08 Nis 2012

MAHALLE DURAKLARI NİÇİN VAR? 236 okunma 09 Mar 2012

28 ŞUBAT- BİN YIL SÜRMEDİ AMA! 65 okunma 02 Mar 2012

28 ŞUBAT- BİN YIL SÜRMEDİ AMA! 145 okunma 02 Mar 2012

BAŞBAKAN VE STATÜKOCULAR 251 okunma 10 Şub 2012

19 MAYIS VE KUTLAMA TÖRENLERİ 337 okunma 22 Oca 2012

GÖRMEZSEN HALLOLUR YANLIŞLIĞI 296 okunma 12 Oca 2012

DEVRANLA KAYSERİ – MARAŞ YOLCULUĞU 9 SAAT 401 okunma 04 Oca 2012

2011’DE BÖYLE GEÇTİ 295 okunma 02 Oca 2012

10 DERECE SOĞUKTA AND İÇMEK 533 okunma 27 Kas 2011

SUÇLAMANIN KOLAYLIĞI 415 okunma 23 Kas 2011

ŞİMDİ KARDEŞLİK VAKTİ 492 okunma 28 Eki 2011

DİSKODA ÖLEN ASKERLERİN HESABINI KİM VERİR? 720 okunma 19 Eki 2011

İNSANLARIN ÖLÜMÜNÜ SEYRETMEK 570 okunma 03 Eki 2011

AFRİKA SERGİSİ VE MENDİL SATAN ÇOCUKLARIN MERHAMETİ 786 okunma 16 Ağu 2011

ANADOLU PLATFORMU VE 6. KUZULUK SEMPOZYUMU 1029 okunma 24 Tem 2011

TÜRKİYE BULUŞMASI VE KÜRT SORUNU 612 okunma 07 Tem 2011

MİLLET!VEKİLLERİNDEN NELER BEKLİYOR 399 okunma 24 Haz 2011

KADİR HAS’A MESCİT YAKIŞMAZMI? 741 okunma 10 Haz 2011

SAĞA YANAŞ EVRAKLARI GETİR 814 okunma 27 May 2011

MAZLUMDER GENEL MERKEZİNDE KAN DEĞİŞİMİ 806 okunma 20 May 2011

NE OLACAK YENİ SANAYİNİN BUGÜNKÜ HALİ 637 okunma 05 May 2011

KURAN MEALİ BİLGİ YARIŞMASI 1050 okunma 21 Nis 2011

POLİSLER KORKUTAN OLMAMALILAR! 565 okunma 15 Nis 2011

DOĞU-BATI KARDEŞLİĞİ KAYSERİ BULUŞMASI 828 okunma 08 Nis 2011

TURAN KIŞLAKÇI’NIN SÖYLEDİKLERİ 706 okunma 05 Nis 2011

TURAN KIŞLAKÇI’NIN SÖYLEDİKLERİ 664 okunma 04 Nis 2011

TURAN KIŞLAKÇI’NIN SÖYLEDİKLERİ 503 okunma 24 Mar 2011

KADINLAR NE KADAR ÖZGÜR 456 okunma 16 Mar 2011

AİLE İÇİ ŞİDDETİN SEBEBİ NE? 483 okunma 08 Mar 2011

ŞEHİTLER AYI ŞUBAT 1348 okunma 24 Şub 2011

KONYA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI ZİYARETİ İZLENİMLERİ 1137 okunma 28 Oca 2011

TEKNOLOJİ HASTALIĞINI NE YAPMALI 376 okunma 23 Oca 2011

TEKNOLOJİ HASTALIĞINI NE YAPMALI 390 okunma 21 Oca 2011

BEĞENDİKTE KİMLER ÇALIŞABİLİR 1959 okunma 07 Oca 2011

GÜNEYDOĞU HALKI NE İSTİYOR? 432 okunma 30 Ara 2010

2010 KOSOVA KURBAN BAYRAMI ANILARI 1130 okunma 24 Ara 2010

GÜLERYÜZLÜ ve MİSAFİRPERVER GÜNEYDOĞU 1160 okunma 24 Ara 2010

DİNİN SAHİBİ KİM? 1199 okunma 09 Kas 2010

ZAFER ÜSKÜL NE DEMEK İSTİYOR? 651 okunma 31 Eki 2010

UÇAKLA YOLCULUK KABAHAT Mİ? 992 okunma 25 Eki 2010

ZELİLLİĞE ALIŞMANIN BÖYLESİ 491 okunma 14 Eki 2010

YÖK’ÜN KARARI VE STATÜKONUN DİRENCİ 442 okunma 11 Eki 2010

REFERANDUM SONUÇLARI VE DEĞERLENDİRMELER 473 okunma 04 Eki 2010

SİVİL DAYANIŞMA PLATFORMU VE TALEPLER 434 okunma 30 Eyl 2010

ÜNİVERSİTELER VE DEVAM EDEN ZULÜMLER 488 okunma 23 Eyl 2010

11 VE 12 EYLÜL KARA BİRER GÜNDÜR 650 okunma 15 Eyl 2010

RAMAZAN, FİAT ARTIŞLARI, HAKSIZLIKLAR VE KARDEŞLİK 522 okunma 24 Ağu 2010

TRAFİK IŞIKLARI BOŞUNA MI? 926 okunma 17 Ağu 2010

ANADOLU PLATFORMU ve KUZULUK SEMPOZYUMU 1441 okunma 09 Ağu 2010

DEKANIN ŞİKÂYETİ –NAMAZ KILANLARIN TALEBİ 1228 okunma 26 Tem 2010

Bülent Yıldırım'ın söyledikleri! 533 okunma 19 Tem 2010

DİYARBAKIR-SİİRT-VAN SEYAHAT İZLENİMLERİ 1608 okunma 14 Tem 2010

İNSANLIK ONURUNUN YÜZAKI İHH'LILAR 644 okunma 07 Haz 2010

UFUK TURU İZLENİMLERİ 1121 okunma 31 May 2010

UFUK TURU TOPLANTILARI 1315 okunma 10 May 2010

DİYARBAKIR- MARDİN İZLENİMİ 1267 okunma 03 May 2010

GÜNDEM! ANAYASA 638 okunma 26 Nis 2010

SÜLEYMAN ARSLANTAŞ NELER SÖYLEDİ 1417 okunma 19 Nis 2010

MAZLUM-DER GENEL BAŞKANI NE DEDİ? 1164 okunma 12 Nis 2010

BİRİ BİZİ GÖZETLESİN Mİ? 623 okunma 05 Nis 2010

BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜMÜZE NE OLDU? 588 okunma 29 Mar 2010

İHH İNSANİ YARDIM DERNEĞİ 1908 okunma 22 Mar 2010

ERCİYES'E YAKIŞMIYOR 596 okunma 16 Mar 2010

SİVİL DAYANIŞMA PLATFORMU 1008 okunma 15 Mar 2010

İTFAİYE ARACININ SERÜVENİ 788 okunma 08 Mar 2010

 
  PAYLAŞ: Google  |    Facebook  |    Twitter  |    Digg  |    Del.icio.us
 
           
 
 
Toplam ( 0 ) adet yorum yapılmıştır  
Bu yazıya ilk yorumu yapmak için tıklayınız
 
Mehmet UĞURLU Mehmet HOCAOĞLU
Faruk AYDEMİR Erkinbeğ UYGURTÜRK
Mansur T. TAŞÇI Osman Gerçek
İhsan Görücü Cengiz TAŞTAN
Kuddusi AVCIL Dr.Mustafa Işık
Süleyman Yaşar Nihat Kaşıkçı
Ahmet Taş Mustafa Delice
Kemal DEMİRCİ Mevlüt Güllü
Muallim Ayhan M.Fatih DERVİŞOĞLU
Yasin Efe Alkan Arkeolog Mustafa Öztürk Olgun
Halit Şimşek Halk Filozofu Ömer Çolakoğlu
Sami Paksoy
Kayseri´de İki Cinayet(3629)
Kayseri Şeker Davasında 8 Tahliye(2937)
Kayseri Terminali Satılıyor(2410)
Bu Ne Biçim Proje?(2231)
Pınarbaşı´nda Cinayet(2156)
Kayseri´nin Vergi Rekortmeni İmamoğlu(2016)
Korkunç Kaza: 5 Ölü(1985)
Eğitimcilerden Ortak Tepki(1)
Kayseri´de İki Cinayet(2)
 
Kayseri Gündem Gazetesi      BİZE YAZIN | ANASAYFAM YAP | SIK KULLANILANLARA EKLE | KÜNYE | GAZETE MANŞETLERİ

Sahabiye Mah. Ahmet Paşa Cd. Sunullah Bey Apt.Kat: 4 No: 10 KAYSERİ
Tel : (0352) 222 32 64 - 232 11 98
Telefax : 222 19 29


Abdullah Gül
Mehmet Özhaseki
Kayseri
Kayseri Haber
Kayseri Haberleri
Kayseri Gündem
Kayseri Büyükşehir Belediyesi
Kayseri Valiliği
Kayseri Milletvekilleri
Erciyes
Tekir Yaylası
Kayseri Meydan
Kayseray
Sultan Sazlığı
Kapuzbaşı Şelaleri
Yamula Barajı
Kayseri Kalesi
Kapalı Çarşı
Pastırma
Kayseri Mantısı
Kayseri Sucuk
Kayseri Yemekleri
Kayseri Özel Hastaneler
Erciyes Üniversitesi
Melikşah Üniversitesi
Kayseri Emniyet
Kayseri Asayiş
Kayseri Milletvekilleri
Sadık Yakut
Taner Yıldız
Mustafa Elitaş
Yaşar Karayel
Ahmet Öksüzkaya
Sabahattin Çakmakoğlu
Mehmet Şevki Kulkuloğlu
Mahmut Cabat
Süleyman Korkmaz
Enver Özdemir