“BU GÜN İÇİN YAŞA, YARIN İÇİN HAYAL KUR ve DÜNDEN ÖĞREN..Çin atasözü
Ben imamım ama imamlar, hacı hocalar tarafından en az sevilen bir yapım var.. Her ortama girmem ve herkesle iletişim kurma kabiliyetimden neşet eden bir puanlandırmayla karşı karşıya kalmanın mahalle içi sıkıntısını yaşıyorum..Seni geçen gün falanla gördük türü iğnelermelere alıştığımdan pek acıtmıyor artık..Ama ezan okununca o çok büyük Müslüman kardeşlerimden evvel hamdolsun Allah’ın emrine koştuğumdan son noktayı koyamıyorlar son vuruşu yapamıyorlar.. Bizi çok şükür gavur ilan edemiyorlar..
Gençliğimiz ülkemiz üzerinde en küresel oyunların oynandığı kargaşa ve kavganın ağababasının hüküm sürdüğü 12 Eylül öncesi ve sonrasına tamı tamına denk geldiği alacakaranlık küşağıyız.. O dönemde şeriatçı, tarikatçı, sağcı, solcu tüm oluşumların yer altında yer üstünde vuruştuğu ve vuruşturulduğu tekrarını istemediğimiz bir süreçti. Ülke gelecek ümidini yitirmiş insanların yaşadığı bir zindana çevrilmişti darbenin olgunlaşması için memleketi kanla sulayan ve 5500 üniverstiteli genci toprağa tohum niyetine gömen derin zihniyetin sürdüğü memleketti bu ülke..
NERDE O FAŞİSTLİ, GOŞİSTLİ, UPORTONİSTLİ, ENVER HOCALI, TİTOCU SOLCULARIN DEVRİM YAPTIĞI ESİP GÜRLEDİĞİ DERİN SHOWLARIN YAPILDIĞI GÜNLER..
Gazetede çay içiyordum çocuklara sayfanın şurasına şunu koyun şunları manşet yapın türü gerekli talimatları veren Mehmet Uğurlu kardeşim, hocam yarın İl Kültür müdürlüğünde panel var izlemek istersen, şu saatte dedi.
Cumartesi çay içtikten sonra şehre indim ve Kültür Müdürlüğü salonuna yöneldim yolda giderken aklımdan eski solcuların yaptıkları kavgalı gürültülü sloganlı fraksiyonlu faşistli goşistli uportonistlikler Enver Hoca cılıkla, Titoculukla ve devrimi geciktiren karşı devrimcilikle suçlayarak slogan attıkları kavga çıkardıkları derin ağabeylerin devreye girerek yatıştırmalarıyla devam eden o havalı toplantılar aklımı n bir ucundan geçiyordu yolda .. Şimdi kavga gürültü olursa buralara kadar boşa gelmiş olursam endişesi taşıyordum..
Salona girdim. Aşağısı dolmuştu üst katta yer var dediler ve çıktık yukarısı da dolmuştu. Panel başlar başlamaz İstanbul barosu başkanı çok uzun bir konuşma yaptı..AK Parti iktidarı yasamayla yürütmeyi ele geçirdi sıra yargıda, onu da yeni anayasa mahkemesi kanunuyla yani istediği kanunu çıkararak gerçekleştirmeye çalışıyor.. Seçimi kazanırsa 2011 yılında yeni anayasa yapacak ve başkanlık sistemi yani padişahlık kuracak Ak Parti dedi kısaca anladığım kadarıyla…Atatürkçüler ve aydınlar neyle suçlandıklarını bilmeden Silivri de yatıyorlar dedi İstanbul barosu başkanı Muammer Özok..
Tabi zihin durmuyor..Asit kuyusunda adam yakanlar, dağa taşa silah gömen ve kanlı darbe yapmakla itham edilen, durma zamanı değil toparlanma zamanı. Durmak zamanı değil tepeleme, vurma kırma zamanı diyen ve cami—cemaati tarama, tahrik etme, kendi uçağını düşürerek o bahaneyle cami cemaatini katlederek derin kaos yaratma planı yapanlar Hilton da yatacak değildi diye düşünüyordu insan….
ULUÇ GÜRKAN: AK PARTİNİN 2011 SEÇİMLERİNİ KAZANACAĞI PSİKOLOJİSİNİ YIKMAK İÇİN HERŞEYİ YAPMALIYIZ.
Uluç Gürkan siyasetten geldiğini sözlerinin taa ilk başında belli etti..Giriş –gelişme ve insanları kendine yöneltme dikkatleri üzerine çekme kabiliyetiyle siyasetçi olduğunu belli etti ve derhal salonun manevi iklimini ele geçirdi psikolojik hakimiyet kurdu..Biraz da Ecevit sosu katarak şiddetli bir alkış aldı..Alkışla şehvete gelen siyasetçi devam etti..Ve kısaca kendi doğrularını, yapılması gerekenleri sıraladı..Uluç Gürkan ın konuşması Haseki başkan ile ilgili dedikoduların arkaplanını ve de yapılan bu ulusalcı organizasyonu toplantının ve 2011 seçim stratejileri ile ilgili muhalefetin tarzı hareketini dışa vurdu da diyebileceğimiz özette oldu.
“Yarı otoriter yarı demokrasiyiz. Ak Partinin yaratmış olduğu seçimi yine kazanacağız psikolojisini ne edip edip yıkmak zorundayız. Ekonomide şu günlerde kargaşa yaşayan Tunus dan geriyiz. Kadının iş gücüne katılımı oranında dünyadaki 138 ülke arasında 131 inciyiz..Evvelden kadı nlara mahalle baskısı vardı şimdi bu baskı daralarak apartman baskısına dönüştü. Biz bu noktaya nerden geldik? Bu yenilgiden çıkış için geldiğimiz yere iyi bakmak ve çaresini yanlışları belirleyerek başarının yolunu açmak gerekir. Bu olaylar 2002 yılında yürürlüğe konan BOP denen Amerikan projesiyle böyle oldu. BOP a tek bir Bülent Ecevit karşı çıktı o zaman. Bush, Ecevit e Irak’a beraber gireceğiz.. Bizi destekleyeceksiniz 80 bin Amerikan askeri Türkiye de konuşlanacak diyince Ecevit Irak’sizi desteklemeyeceğiz ve bir tek Amerikan askerini ülkemizde konuşlandırmayacağız diyerek Bush u reddetti.”ve benzeri siyasi bir konuşma yaparak daha fazla alkışlanmayı başardı.
NUR SERTER, TANSEL ÇÖLAŞAN vd: NATO ÖNCELERİ DIŞ POLİTİKA SORUNUYDU…EŞREF BİTLİS OLAYINDAN SONRA MİLLİ EGEMENLİK SORUNUNA DÖNÜŞTÜ…AK PARTİ ALIŞTIRA ALIŞTIRA DİKTAYA GİDİYOR.vs…
Danıştay katili Alpaslan Aslan yargıçları tarayıp öldürdüğünde cinayet işlenir işlenmez olayın şehvetiyle katil “Allah ü Ekber, Allahü Ekber” diye slogan attı diyen ve danıştayda bizzat olayı görenler tarafından katil öyle bir slogan atmadı Tansel Çölaşan yalan söylüyor diye kişiliği ve karakter yapısı kamuoyu tarafından bilinen Emin Çölaşan’ın karısı sözlerine Kayseri’de bizi kimse dinlemez boş salona hitabederiz sanmıştık.. diye başladığı sözlerine Yekta Güngör Özden ve Militan Demokrasi yazarı emekli yargıç kıvamında, gericilik ve bölücülük eksenli kendince sert ve yargıçlıktan gelen yargılayıcı uslubuyla devam etti.. Bol bol Atatürk, Cumhuriyet ve arasıra da demokrasi vurgusu yaptı.. Bir hayli alkış aldı ama TV ve açıkoturumlarda konuşulan rutin sol söylemi nedeniyle heyecan yaratamadan konuşma süresi doldu..2011 Seçimlerini kaybetme korkusu bütün konuşmacılarda olduğu gibi Tansel Çölaşan’ın psikolojisinde de paranoya yapmış yerleşmiş gibiydi bu saikle gerek 2011 seçimlerini kazanmazsak ülke elden gider türü rijit laflar ettiği sık sık seçimlere vurgu yaptığına şahit olduk..
Üniversitenin hür ve sereserbest ortamında istediği gibi vurup kırarak darbeci generaller desteğinde ikna odaları adı verilen tehdit, tedhiş ve şantaj yaparak okuldan atma tehditleriyle kandıramadıkları ünivetsiteyi kazanmış ve başı kapalı kız çocuklar üzerinde hayat karartmasıyla meşhur Nur –Bazılarına göre nura alerjisi olan—SERTER en fazla alkışı ve heyecanı kazanan konuşmacı oldu.. Değindiğimiz şekilde hür-serbest ortamdan gelmesi ve de güzelliğinin verdiği cazibe ile seyirci üzerindeki tesiri derhal tebellür etti.. Hatta konuşmaya başlamadan uzun süre alkışlandı.. O şöyle esip gürlüyordu aynen eski günlerdeki gibi ama Kayseri den ve Kayseri seçimlerinde yapacakları hatadan dolayı uğrayacakları bir zararın ve yanlışın yaratacağı siyasi kayıp endişesi azıcık kendini tutmasına sebep oluyurdu diğer ulusalcı konuşmacılar gibi..
“Böyle bir panel tertipleyen Ulusal Kanal a teşekkür ederim. Benden evvel yapılan bütün konuşmalara katılıyorum..Emperyalizm bir proje kurguladı. Bu projenin uygulanması için her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de işbirlikçiye ihtiyaç vardı.. Evet emperyalizm BOP başta olmak üzere Ak Partinin işbirlikçilğiyle bütün projelerini teker teker uygulamaya koyuyor..Ak Parti ise milletimizi alıştıra alıştıra bu projeleri yerleştiriyor..Bu hıyanet karşısında aziz Kayserililer sizlere ve bizlere bütün halkımıza büyük iş düşüyor..Güç sizde..Güç sizsiniz..Sizin desteğinizle Ak Parti geldiği gibi gidecek…--Şiddetli bir alkış—2011 de sayenizde Türkiye’de kader değişikliği olabilir siz isterseniz. Demokrasilerde her şey sandıktaki bastığınız mühürle olur..Seçimlerde mühürü vatanın kurtuluşu Ak Partinin gitmesi için kullanırsanız halkımız bu işbirlikçilerden kurtulur. Sizin gücünüz bu salonla sınırlı değil davayı ve Ulusalcı hareketi her yere taşıyacağınıza inanıyorum..Gücünüzü kullanırsanız değindiğimiz tüm başarıları elde edebiliriz”tarzı ateşli ve çok rahat bir konuşma yaptı..
SORAMADIKLARIMIZ
Sol eksenli pek çok toplantı izledim vaktiyle en derli toplu ve de sakin olarak gördüğüm bu toplantıda slogan atılması hakları olduğu halde ve dikkatle dinlendi..Oturuma ara verilince telefon geldiği için terk etmek zorunda kaldım ve soru soramadım..Eğer orda olsam Bayan Serter özellikle ikna odasına aldıkları ve inandıramadıkları kızlara ne yaptıklarını.. Başörtüsü nedeniyle okulu terk ettirdikleri, okuldan kovdukları ve onların hakkını yiyerek onların ileride oturacakları makamlara oturan veya oturacak olan başı açık Atatürkçü ve laik kadrolardan nasıl bir sistem nasıl bir yönetim doğacağını ve birinin makamına hak etmeyen diğerini oturttukları, okulu terk eden kız çocuklarının hayatını karartmaktan dolayı vicdan azabı duyup duymadıklarını soracaktım evvela..
Sonra da bir zamanlar kilise yayın organı olan dergilerde ahlak üzerine, sevgi üzerine vs. yazılar yazdığı basına yansıdı onlardan yani Hrıstıyanlardan para alıp almadığını soracaktım Kayseri’deki kendisi gibi düşünmeyenler adına …
Sakin ve düşünce temrinin içeren toplantıları izlemeye ve siz değerli Kayseri Gündem okuyucuları için yazmaya devam edeceğiz… Ulusal Kanala ve konuşmacılara biz de teşekkür ederiz katılmadığımız görüşlerin olması önemli değil …Fikri başka başka olacak ama önemli olan sakin ve vukatsız konuşabilmek..Bu ortamı da Ak Partiye borçlu olduklarını . Salonu dolduran önemli bir yekünün benim gibi meraklı ve her toplantıya katılan bireylerden müteşekkil olduğunu da nazarlarınıza arzetmek gerekir diyorum…