Ak Parti hükümeti dün Bakanlar Kurulu’nu toplayarak Lübnan’a gönderilecek Barış gücü’ne asker vererek katılma kararı aldı. Şimdi bunun nedenlerini, niçinlerini, günahlarını sevaplarını Kayseri’den göründüğü şekliyle irdelemek durumundayız. Ama şunu başta söyleyim bu karar hayırlı bir karar olmadı. Hayır diyen Müslüman milletin gönlündekinin tersine bir karar oldu. Onun içindir ki bu karar hayırsız bir karar..
Hükümet neden asker gönderme kararı aldı? Birincisi sanıyorum bu kez Ak Parti iktidarı 1 Mart Tezkeresinde düştüğü duruma düşmek istemiyor, yani ABD’nin oklarına hedef olmak istemiyor. AB’nin de asker gönderme girişimini düşünerek AB ile de bir ayrışmaya girmek istemiyor. Bunların doğal sonucu olarak da İsrail ile sürdürdüğü iyi ilişkileri tescillemiş olacak. Hükümetin öteden beri savunmaya çalıştığı tez “bölgemizdeki bir kargaşada, sıcak ortamda, gerilimde kayıtsız kalamayız, Türkiye’nin menfaatleri bunu gerektiriyor” söylemiydi. Tabi ABD’yi, AB’yi ve İsrail’i memnun ederken bölgedeki Hizbullah, Suriye ve Lübnan’ı da düşünüyormuş gibi gösterip, onlarla savaşmaya değil, barışı korumaya geleceğini ifade ederek sözde ne şiş yansın ne kebap politikası izlemeye çalışıyor.
Hükümet asker gönderme tavrıyla kendince bölgede etkin olmak, ABD’nin ve AB’nin çizdiği doğrultuda yeralarak onların Türkiye içindeki dengelerde Ak Parti hükümeti yanında yeralmasını sağlamak, yardımcı olmak için geliyoruz mesajlarıyla da bölgedeki Müslümanlara selam anlamında bir tutum geliştiriyor.
Peki kimler niçin karşı çıkıyor? Başta Sezer karşı çıkmıştı. Türkiye’nin çıkarlarına aykırı demişti. Hükümet ise Türkiye’nin çıkarları için asker gönderme kararı alıyor. Şimdi Türkiye’nin çıkarlarını ya sezer iyi muhakeme edemiyor ya da hükümet. Muhalefet de topyekün asker göndermeye karşı çıkıyor. Onların bu tavrı kimilerine göre hükümeti ABD ve AB nezdinde zor duruma düşürmek, kimilerine göre Türkiye’ye ile İsrail ilişkilerini bozmak kimilerine göre de Türkiye’nin çıkarlarını savunmak için. Hepsi de doğru olabilir.
Ak Parti gurubuna baktığımızda ise bu kez 1 Martta olduğu kadar sert bir muhalefet yok. O dönemde Amerikan askerleri Türkiye’ye yerleşecekti şimdi ise Türk askeri Lübnan’a yerleşecek.
Hepsi bir yana ama ben Türk askerinin Lübnan’a konuşlandırılmasını çok büyük hata olarak görüyorum. Hükümet bilmiyor mu ki Amerika- İsrail hattı Türkiye ile İran’ı savaştırmak istiyor. Onun için de önce Hizbullah’la bir sürtüşmeye girdirmek sonra kenara çekilip kahvesini içmek istiyor. İsrail Türk askerinin kaşına gözüne hayran mı da ısrarla baştan beri Türk askeri istiyor? Mutlaka bir hesabı var. Hizbullah elbiseleri ile Türk askerine füze atarlarsa şaşmamak lazım. Ak Parti iktidarı tarihinin en kritik hatasını yapıyor. Bu tavır millete danışılmadan yapılıyor. Milletimiz ise bölgede Hizbullahı destekliyor. Daha doğrusu mazlum Müslümanları destekliyor. Gözyaşları onlar için dökülüyor. Bu duyguları dikkate almadan Hükümetin böyle bir tavır takınması kamuoyunda şu anda bir şok etkisi yapmış durumda. Bölgede fitne tohumları ekiliyor.
Asker gönderme kararında Kayseri’nin etkisine gelince; Dışişleri Bakanı Gül, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ısrarla asker göndermek istediler. Kayseri’ye sordular mı? Hayır. Kayseri topyekün hayır derken onlar ne hakla ısrarla gönderelim dediler?
Bu asker gönderme kararı dengeleri tümüyle altüst edecek gibi görünüyor.İç politikayı da son derece etkileyecek. Ak Partinin tabanında daha doğrusu ona oy verenlerin gönüllerini yaralayacak. Hayırlı olsun bu karar diyemeyeceğim. Çünkü hayırlı bir karar değil. Hayırdan yana bir karar değil.