BÜTÜN DİRENİŞLER IRAK TESKERESİ REDDOLUNDUĞU GÜN START ALMIŞ, ONE MİNUTE İLE ŞEKİL ALMIŞ VE MAVİ MARMARA İLE GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN KULVARA GİRMİŞTİR.
“İNSANIN GÖZÜ KARANLIKTA DA İYİ GÖRMEZ, ÇOK PARLAK IŞIKTA DA…”Montaigna
Bir 56. paralel vardı. Bütün haber bültenlerinde Saddam ve 56. paralelin sağında solunda görülen hedeflere İncirlikten kalkan uçaklar 80 sorti yaptı vurdulu kırdılı haber bültenleri ve imani endişelerle geçti uzun yıllarımız mü min Türk insanı olarak hepimizin. O kalkan uçaklar ve vurdukları hedefler kesinlikle bir Müslüman ve islamiydi vurulan..Atan acımasız avcı Nato vurulan ise ya gariban Müslüman Kürt, ya Müslüman Arap veya diğer Ümmeti Muhammed’den bir gariban.. Natonun Amerikan ve İsrail boku yemekten başka o mıntıkada iş yapmadığını bilmeyen yoktu ve içimiz cızır cızır yanıyordu ortadoğudaki tüm acımasız Vandallıklardan dolayı…Bilinen ama görülemeyen bir kaos arakesitiydi 56. paralel dalaveresi. Ve tüm katil uçuşlar İslam toprağı İncirlik’ten kalkması binbir kez daha fazla kahrediyordu 74 milyon mümini.
Geçen ay Kayseri’de geçen ay tertiplenen Ulusal Kanal panelinde konuşan hızlı ulusalcılardan birisi Nato önceleri dış politika ve ittifak sorunuydu. Eşref Bitlis olayından sonra milli egemenlik sorunu halini aldı diye bir kelimeyi ağzından kaçırmıştı. Kaçırdı diyorum çünkü Erbakan hoca Nato’yu defedelim dediğinde postmodern darbe yapanlar o cenahtı. Erbakan bahanesiyle Kur an kurslarına, din derslerine, İmam Hatip okullarına ve kurunun yanında yaş da yanar misali diğer meslek okullarında da ağır tahribat vermişti ulusalcıların kudret ve kuvvet sahibi ve dahi silahlı görkemli silahlara sahip apoletlileri. İçeriye Erbakan’a kahraman NATO’ya esas duruşlular..Balans ayarı diye bir de alaylı dalga çektiler kibirlerinin yettiği kadarıyla. Ama imam hatip kapatmayla, camiye ajan koymakla, üniversiteye giden kız çocuklarının kafalarını copla döğerek boğarak ve de ikna odaları kurup beyin yıkayarak, tehdit ve şantajın her türlüsünü mümin çocuklarına tattırmak ve kan ağlatmakla tatmin olacak gibi değildi Nato ve Natocular.. Geldi sıra Irak pertrollerine Saddam bahane.. Gönül ne çay ister ne çayhane gönül sohbet ister gerisi bahane darbı meseli.
TESKERENİN REDDİ VE MEHMETÇİĞİN BAŞINA GEÇİRİLEN ÇUVAL DURAKLAMANIN GERİLEMENİN BİTTİĞİ ŞANLI TARİHE DÖNÜŞÜN TETİKÇİSİ OLMUŞTUR.
ABD, Irak harekatını taa 1945 lerde yapmıştı. Ama müdahele edebilmek için uluslar arası dalavereleri formaliteleri aşması için her ülkeye ayar veriyordu sıra sıra.. Kimine 28 Şubat kiminse 50 Ekim vesaire ufak tefek ayarlar çekti ve sonunda kesin kararını verince Türkiye’ye Irak’a beraber girmek ve 80 bin Amerikan-NATO gücünün Türkiye de konuşlanacağının anlaşmasını yapmaya görüşmelere başlandı ve ilk zamanlar siyasi erk dahil askeri erkan hepisi direkt reddetmediler..Sonunda bıçak kemiğe dayandı. Meclisten geçmesi, Türk milletinin seçtiği yürütmenin onay vermesi lazımdı bu konuda. Tasarı meclise sunuldu ve reddedilince bu günkü dünyanın resmi çizilmeye başlandı..Ak Parti ve Başbakan grup kararı alıp herkesi teskereye evet demeye ve meclisten geçirmeye gücü yettiği halde serbest bıraktı ve az bir fakla reddedildi.
Çocuk oyuncağı değil bu dünyada reel politika diye bir hakikat var..Amerika şimdi bize atom bombası atar diyecek kadar korkanlar ve donuna idenler oldu. Korktuk Allah’ın doğrusu çünkü korkutularak büyümüştük Batı ve Batılılarla Nato karşısında söz söylemek, hele hele Amerika’nın EVET de dediği konuda RED ne haddimizeydi. Biz aşağılık psikolojisi eğitimi almıştık ÇAĞDAŞ mekteplerimizde. Neyse korkulu ve ürkek bir zaman geçti Türkiye’ye kesin geçecek diye getirilen Amerikan conileri başka kanallardan Irak’a intikal ettirildi çok çok korkulu stresli günler geçirdi Türk insanı …
Millet olarak belirsizlik, ümitsizlik, enflasyon korkusu dahil bütün bu korkularla yatıp kalkarken bir gün o tarihi haberi duyduk ajanslardan..Aşağılık ve aşağılayıcı haberdi Amerikan askerleri, Kuzey Irak ın Süleymaniye kentinde görevli Türk timini tutukladı, tutuklanan askerlerin başına çuval geçirdi haberiyle kahrolduk.
O andan itibaren Amerikanın dost değil en büyük düşman olduğunu sahte paktların göstermelik ittifak laflarının boş ve kof aldatmacalar olduğun 50 sene sonra idrak etmiş olduk. Olaya en büyük infial yine kahraman ordumuzdaki vatansever paşalardan ve subaylardan geldi bunu kendi duruş ve davranışlarıyla isbat ettiler. Erbakan hocanın Nato ve Amerika, tüm Batıyla ilgili kehanetleri doğru çıkmıştı. Şu 56. paraleli kaldıralım Amerikayı-Nato’yu şurdan defedelim milli egemenliğimize sahib çıkalım dediğinde ne kadar doğru ve isabetli konuştuğunu gecikmeli olarak görmüşlerdi aynel yakiyn, gözleriyle..Bazıları hocam senden özür dileriz türü medyada yayınlarda yer aldı.
HAKAN ALBAYRAK: ONE MİNUTE YÜZ YILLIK DÜŞMANLIĞI BİR SANİYEDE YOK ETTİ DEMİŞTİ KAYSERİ KONFERANSINDA
İsmet Özel biz istiklal savaşını İngilizlere karşı değil, tüm haçlı dünyasına kazanmıştı diyince içimden o zaman zafer islamın zaferi diye geçirmiştim. Düşman haçlıysa yani haçlılar bütün Avrupa Hrıstıyanları demektir. Ömer Döngel hoca bir konferanssında Çanakkale’de üç yüz Gazze’li şehit yatıyor demişti Gazze olayları sırasında verdiği konferansta. İngilizler ortadoğuya yerleştirdikleri fitne ocakları Lawrenc’leri aracılığıyla Müslüman Türk’le Müslüman Arabın arasına “ARKADAN VURDU” kini ekmişler ve yeşertmişlerdi. Bayağıda tutarak hem Arap ırkçılığına hem de Türk ırkçılının tutmasına büyük katkı yapmıştı.. Ve bir asra yakın bir süre arada büyük kopukluk ve soğukluğa sebep olarak haçlıların ekmeğine, emperyalistlerin çıkarlarına hizmet etmişti Araplar arkadan vurdu hilesi. Hakan Albayrak kayseri’yi salladığı MÜSİAD konferansında one minute asırlık düşmanlığı birkaç saniyede sona erdirdi. Mavi Marmara ve one minute ile kardeşlik ve şahamet geri gelmiştir. Osmanlı geri geliyor demişti o konuşmasında.
Bir devlet adamının, fikir adamının ve düşünürün sözü bazen içeride konuştuğu toplumdan fazla tesir eder dış dünyaya..Başbakanımız Tayip Erdoğan’ın İsrailliye “SİZ ÇOCUKLARI ÖLDÜRMEYİ İYİ BİLİRSİNİZ”Sözü ceziretül Arapta memleketimden binlerce defa daha tesirli oldu dinlendi ve öyle anlaşıldı. Teskerenin reddedilmesi, İsrail vahşetine dur denilmesi—yani one minute ve mavi Marmara şehidleri ümmete can vermiştir, cesaret vermiştir ve şu anda Kahire’de canını ortaya koyan ezilmiş, horlanmış, aşağılanmış ve çulsuz bırakılan ümmetin çocukları teskere olayından, one minute olayından ve mavi Marmara şehadetinden aldıkları ilham ve imanla Kahire de tarih yazmaktadırlar..Yaşasın tarihin ırmağını kabartan şanlı direnişler. Ruhumuz, canımız ve bütün samimi dualarımız sizinle aziz kardeşlerim az kaldı zafere..İNEMEL MÜMİNUNE İHVETUN…Yarınlar bizim elbet bizimdir… Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir..efendim…