8 Şubat 2011 Salı günü yerel ve ulusal gazeteleri okurken bir haber dikkatimi çekti. Zaman-zaman şikâyetçi olduğumuz, genelde de sonuç aldığımız bir konu idi. Haber Bankacılık Denetleme Kurulunun; Türk bankacılık sektörünün 2010 yılı karı önceki yıla göre %8,7 artarak 21.93 milyar liraya yükseldi açıklamasıydı.
Bankacılık sektöründe artan bu kar marjı elbette biz tüketicilerin üzerinden kazanılan karlardı. Her ne kadar sitemkâr olsak da bizleri esas üzen herhangi bir bankaya gittiğimizde müşterilere bırakın saygı göstermeyi, (Özel müşteriler hariç ) çıkarken bir dövülmediğimiz kalıyor. Hafta başında bir bankada yaşadıklarım pes dedirtecek nitelikte. İnanıyorum ki benim yaşadıklarımın benzerlerini yaşayan çok vatandaş var ama sineye çekerek, kartlarını iptal ettirerek olayı geçiştirip tüketici bilincinin gelişmesine dolaylı olarak engel olabiliyorlar.
07 Şubat 2011 Pazartesi günü Kredi kartları borcumu ödemek için müşterisi olduğum Garanti Bankası Kocasinan şubesine gittim. Her duyarlı vatandaş gibi sıramatikden kartımla sıra aldım. İçerideki yoğunluktan dolayı boş bir koltuğa oturup sıramı bekledim. Yaklaşık yarım saat sonra benim numaramın yanacağını düşünerek vezneye yaklaştım. Tam bu arada hışımla bir müşteri içeri girip görevli Ayten YILDIZ’a selam verdi ve seslendi. “Abla zamanım yok işimi bir hallediver. Ayten hanımda evrakları alarak işleme koyuldu. Ben kısa bir şaşkınlık yaşadım. Yandaki veznedeki diğer müşterinin işi bitmişti. O vezneye yönelmiştim ki! Bir başka müşteri diğer vezne görevlisi Özden PARLAK hanıma; “Abla sıramı kaçırdım yardımcı olurmusun dedi. Görevli uygun değil ama alayım diyerek işleme başladı. Ben ve içerideki 15 civarında sıra bekleyen müşteriler donup anlamsız bir şekilde olanları izledik. Sıra bana geldiğinde kendimi toparlayarak oluşan hak ihlalini görevli bayanlara anlatmak için; lütfen ikinizin yaptığı burada bekleyenlere karşı bir hak ihlalidir. Aynı zamanda ahlaken etik değildir dediğimde veznedar Ayten Hanım; o bizim özel müşterimiz, sıra almasına gerek yok, istediğim zaman alabilirim dedi. Bende bununla ilgili BDK.’nın veya Bankanın yayınladığı bir yönetmelik veya genelge varsa görmek istediğimi, yaptığınız keyfi ise sizleri Genel Merkezinize, Tüketici Hakem Heyetine, İl İnsan Hakları Kuruluna şikâyet edeceğimi ayrıca Yerel Medyadaki köşemde bu konuyu yazacağımı ifade ederek ismini istedim. Bana döndü; ismim Ayten elinden geleni yap diyerek benden önceki müşteriyi de kışkırtarak üzerime saldı. O müşterinin pervasızca hakaret dolu, tehditkâr sözleri karşısında cevap vermeye çalışırken Güvenlik görevlisi gelip o müşteriyi dışarı çıkardı. Bende bu arada şikâyet dilekçeme eklemek için bankonun üzerindeki Garanti logosunu kapsayan bir fotoğraf çektim. Devamında iki bayan görevli hakaretin dozunu artırıp bankayı birbirine kattılar. Güvenlik görevlisi nezaket içerisinde beni dışarıya buyur etti. Bende bu davete icabet edip bankadan ayrıldım.
Yaklaşık yarım saat sonra güvenlik görevlisi tarafından telefonla bankaya davet edildim. Yolda karşılaştığım bir dernek yöneticisi ağabeyle beraber Şube Müdür yardımcısının yanına gittik. Kendisi olanlardan dolayı özür diledi ve benden fotoğrafı silmemi rica etti. Bende ricasını kırmayarak sildim. Kendisine tüm tüketici haklarımı kullanacağımı söyledim ve bankadan ayrıldım.
08.Şubat 2011 Salı günü ilgili yerlere müracaatlarımı yapıp beklemeye başladım. Garanti Bankası Genel Merkezinden özür ve banka şubesinde gerekli düzenleme yapılacağını ifade eden elektronik posta cevabı geldi. Diğer yerlerden gelecek cevaplardan sonra konuyu Tüketici Mahkemesine taşımayı düşünüyorum.
Bunları neden yazdım kıymetli okuyucularım. Bu yaşadıklarımı paylaşmaktan öte vereceğimiz tepkinin bilinmesi açısından gerekli olduğunu düşünüyorum. Günlük hayatta bankaların genelinde yaşanan bu tür etik olmayan davranışlar karşısında tepkimizi gösterelim. Bizlerinde elinde güç olduğunu, sahipsiz olmadığımızı bilsinler. Müşteriye karşı daha insancıl, daha saygılı ve daha adil davransınlar. Bizlerde Hak arama bilinci gibi bir değerin var olduğunu bilelim. Tüketici haklarımızı bilelim ve uygulamaktan asla korkmayalım.
Saygılarımla