BAKAN YILDIZ’IN REGAİP KANDİLİ MESAJI | SELÇUKLU EVİ’NDE SONA DOĞRU | İL HALK KÜTÜPHANESİ MÜDÜRLÜĞÜ KULLANICILARINA MÜZEKART HEDİYE ETTİ | KÜÇÜK BEBEK BEŞİĞİNDE ÖLÜ BULUNDU | KAYSERİ’DE TRAFİK KAZASI: 3 YARALI
Ana Sayfa Künye İletişim İhbar Hattı Gazete Manşetleri Sitene Ekle 24 Mayıs 2012, Perşembe  
Karakter Boyutu: 101214
İRAN İZLENİMLERİ Gezi Güncesi- 1

Osman Gerçek yazıyor...

ogercek@netform.com.tr

22 Şubat 2011 Salı

Sınır komşumuz İran’a yapacağımız gezi netleşip pasaport işlemleri de hallolunca, gezi grubumuzla birlikte, Ankara Esenboğa Havalimanından 23.15’de hareket edecek Anadolujet uçağına binmek üzere, 15.30 civarlarında Kayseri’den,  arkadaşımızın özel aracıyla yola çıktık.

 Arkadaşlarımızdan birinin eline geçmeyen pasaportunu, Ankara’da bulunan pasaport dairesinden alabilmek için dört koldan verdiğimiz diplomatik mücadele Kırşehir Şoförler Cemiyeti dinlenme tesislerine kadar devam etti. Havaalanı yolu üzerinde pasaportu alıp yemeğimizi yedikten sonra hava alanına geçtik.

 Vaktinde havalanan uçakla 3 saate yakın sürecek yolculuğumuz, İran’la aramızda olan 1.5 saatlik farktan dolayı, sabah saat 3 civarında yağmurlu ve bulutlu bir havada Tahran İmam Humeyni Havaalanında sona erdi.

 Kış ortasında Şubat ayı başındaki bu gezimizde Kayseri’ye göre biraz daha sıcak olan Tahran’ı beklediğimizden daha soğuk bulduk. Gezimiz boyunca bize refakat ve rehberlik edecek Agai Hüsrev ve Cafer isimli İran’da öğrenci olan Türkçe bilen bir genç karşıladı bizi havaalanında. Agai Hüsrev, Türkçesi zor anlaşılan bir Azeri Türk, Cafer ise orada okuyan Türkiyeli bir genç.

 
Gezimizin ilk durağı olan Tahran’dan yaklaşık 120 km uzaklıkta bulunan Kum kentindeki otelimize yerleşmek üzere yeni küçük bir minibüsle yola çıktık. Kum’un merkezinde bulunan Fatımatu’z Zehra otele sabah ezanlarıyla beraber ulaştık. Sabahın bu erken vaktinde, kadınlı erkekli grup grup insanların tatlı bir telaşla namazlarını kılmak üzere camiye koşturuyor olmalarından duyduğumuz memnuniyet ve taaccübü birbirimizden gizleyemedik.

 
Küçük, temiz ve nezih otelimizde sabah namazı sonrası dinlenmeye çekildik, kahvaltıya kadar. Sade bir kahvaltıda yediğimiz yayvan, ince ve nohut büyüklüğünde gözenekli delikli ekmeğin nasıl bu hale geldiğinin fikir jimnastiği ile ilk günümüzün gezi programını yaptık.

 Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İran ziyaretlerinde, Türkiye’nin İslam dünyasında yükseldiğine dikkat çeken Hamaney, “Bu yükselişin nedeni sultacı güçlere karşı bağımsızlığını koruması, Siyonist rejimlerle arasına mesafe koyması Filistin davasındaki duruşuna bağlıdır. Türkiye’nin bu politikasını doğru buluyorum. Bu hem kendisine hem de bölgeye fayda sağlayacaktır” dedi.

 
Dini kesimden insanların ve dini eğitimin en yaygın verildiği Kum Kentinde, dini çevrelerden etkili ve anlayıp, anlaşacağımız herhangi birisiyle görüşme talebimiz doğrultusunda Agai Turabi isimli bir Ayetullah’tan randevu ayarladı, rehberimiz. Muhterem, sayın, beyefendi anlamında, gıyabi olarak biri hakkında konuşurken mutlaka başına Aga(i) ifadesini ekliyorlar. Biz de gezimiz boyunca olduk olmadık yerde, birbirimizi böyle çağırıyorduk.

Kum’un kenar mahallerinde, aşura veya  bir başka olayın mateminden dolayı, evlerin çoğunun kapısında siyah bayrak ve flama takılı olan dar bir sokak içindeki evin üst katında mütebessim bir konukseverlikle karşıladı bizi Agai Turabi. Hal, hatır ve tanışma aşamasında Cumhurbaşkanının ve Davud el Kayseri’nin memleketinden olmanın övüncüyle takdim ettik kendimizi. Bizim seyahatimizin bittiği gün 100 kişilik işadamı heyeti ile İran’ı ziyaret edecek olan Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ü zaten tanımayan yok ve fakat Davut el Kayseri’nin, Fusus-u Hikem şarihi olduğunu kendilerinin eklemesi bize ayrı bir memnuniyet yaşattı.

Ayetullah Murtaza Turabi, aslen Tebrizli, 1973’e kadar göç ettikleri Ağrı’da yaşamış elli beş yaşlarında bir Azeri Türk’ü. Türkçesi rahat anlaşılıyor ve Türkçe bir Kur’an-ı Kerim Meali hazırlayıp, Türkiye’de bastırmış.

 
İslam Cumhuriyeti’nin genel politikaları, mollalarla, yönetim arasındaki münasebet ve yetki meselesi, din devlet ilişkileri, ülkede çıkan aykırı, reformist, cılız seslerin daha çok makam ve idare tutkusuna dayandığı, reformistlerin homojen bir yapı olmadıkları, içlerinde çok farklı seslerin ve renklerin olduğunu, bunlarda İran milliyetçiliği damarının ağır bastığını, hatta seçimlerde ‘Ne Filistin, Ne Lübnan, Canım feda İran’ sloganı ile milli ve demokratik bir platform amaçladıklarını, bu slogan karşısında, ‘Hem Filistin, Hem Lübnan, Canım Feda İran’ sloganının Ahmedinejat taraftarlarınca baskın bir şekilde kullanıldığını, küresel dünyanın ekonomik düzeni içinde faizsiz bankacılık sisteminin sorunlarının tam anlamıyla aşılamadığı, mezhebi konuların İslam kardeşliğinin önüne geçirilmemesi gerektiğini, mezhebi ihtilafların bir realite olduğunu, Peygamber sonrası İslami yönetimde Hz. Ali’nin İslam’ın sulh ve selameti için sessiz kaldığını, İslam’ın selametini her şeyden üstün tutmak gerektiğini, İslam Cumhuriyetinin adaletli yönetim anlayışını yerleştirdiğini, kendi adamını kayırma ve rüşvet gibi olayların nerdeyse tamamen ortadan kalktığını, idari hizmetlerin adil ve eşit bir şekilde tabana yayıldığını, bazı konularda yönetimle bile zaman zaman tam bir mutabakat sağlamakta zorlandıklarını,  Türkiye hükümeti ve Başbakanı Erdoğan’ın dış politikalarını beğendiğini ve ülkesi için bunun çok önemli bir fırsat olduğunun altını çizerek, sorulan sorulara sabır ve geniş yüreklilikle cevap veren Turabi, mütebessim ve sempatik konukseverliği ile bizi uğurladılar.

Hz. Masume Türbe ve Camii
 
Kum’da bulunan en önemli dini ve içtimai merkezlerden olan On iki İmam inancına göre İmamlardan sekizincisi İmam Rıza’nın kız kardeşi Fatıma Masume’nin türbesinin bulunduğu yer Kentin en önemli ziyaretgahı aynı zamanda.

Kerbela’da Evladı Rasul’e uygulanan soykırım’dan sonra kurtulanlar da rahat yüzü görmediler ömürleri boyunca. Birçoğunun ömrü hep, zindanlarda, sürgünlerde, göz hapsinde geçti. Uzun yıllar Medine’de yaşayan ve Halife Memnun’un maksatlı ve art niyetli çağrısına kulak vererek Merv’e doğru aylarca süren uzun bir yolculuğa çıkan İmam Rıza a.s. Merv’e yerleştikten sonra, kız kardeşi de ağabeyisini ziyaret maksadıyla bu uzun yolculuğa çıkar. Yolculuk esnasında yaşamış oldukları büyük acı ve sıkıntılardan dolayı hasta ve bitap düşen Fatımai Masume, Kum Kentinde 17 gün hasta yattıktan sonra, henüz 28 yaşında ve hiç evlenmemişken vefat eder. Daha sonraki dönemlerde meftun olduğu bu yer türbeye çevrilerek, korumaya alınır ve zaman içinde büyük yapı ve mescidlerin ilavesiyle bugün büyük bir kompleks haline dönüştürülür. Türbenin bulunduğu yerin tam üzerine yapılan altın rengi görkemli yüksek kubbenin etrafına yapılan üç büyük dikdörtgen avlu etrafına yapılan mescid ve külliye tarzı camii kompleksi, iç ve dış süslemesi bakımından da hayret uyandırıcı görkem, zerafet ve işçiliği bünyesinde barındırıyor.

Harem olarak isimlendirilen Hz. Masume’nin mezarının bulunduğu muhteşem bina, birbirine bitişik ve büyük kapılarla birbiriyle ilişkili üç avluyla çevrilidir. Bu avluların ikisi Hz. Masume’nin mezarlığına ait eski ve yeni avlular olup bunların etrafı medrese usulü hücrelerle çevrilidir. Hücrelerin ön cephesi çinilerle kaplıdır. Bu çinilerin üzerine Ehl-i Beyt’in methiyle ilgili çeşitli şiirler yazılıdır. Diğer avlu ise, Hz. Masume’nin mezarına bitişik olan Mescid-i A’zam aittir. Büyük avlunun ve Mescid-i Azam’ın avlusunun ortasında iki büyük havuz bulunmakta ve avluların diğer yerleri ise büyük düz siyah taşlarla döşenmiştir.
 
Türbenin asıl bölümünün üzerinde altın kaplı büyük bir kubbe ve çini döşeli dört büyük minare bulunmaktadır. Kabri içine alan şebeke de altın kaplı büyük kubbenin altında yer almaktadır. Bu bölüme bitişik olan diğer üstü kapalı alanlar ziyaretçilerin çeşitli ibadi amellerini yerine getirebilmeleri için, gerekli sahayı sağlayan, Tabatabai, Mutahhari, Balaser ve A’zam mescitleridir. Binanın iç duvarlarının yukarı bölümlerinde ise çiniler üzerine yazılmış bir çok hat eserleri mevcuttur. Bunlarda genelde Kur’an-ı Kerim’den bazı sure, ayet ve Resulullah’ın Ehl-i beyt hakkındaki hadisleri yazılıdır.
 
Hz. Masume´nin kabrinin çevresindeki çinilerin üzerine yukarıdan aşağıya kadar, Kufi hattıyla Yasin, Tebareke, Gaşiye ve Kadir sureleri, mezarın mihrab şeklinde olan üst kısmının etrafında Ayet´el Kürsi yazılıdır.
 
Resulullah a.s.’ın 33.kuşak torunlarından Seyyid Burhaneddin Hazretlerinin memleketi olan Kayseri’den Masume Annemizin türbesini ziyarete gelen bizler, dua ve niyazda bulunurken, türbe etrafındaki izdiham ve yakarışlar, ağıt ve gözyaşlarıyla altın kubbenin altında cam ve kristalize aynalara doğru yükseliyordu.

Her yaş grubundan kadın erkek herkes tarafından ziyaret edilen bu mekanda gençlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktu. Daha çok ibadi bir yaşam alanı olarak, gelenlerin namaz, dua ve sohbet edebilecekleri, Kur’an okuyup, hatta genç ve çocukların ders çalışabilecekleri,  aile ve çocuklarıyla böyle bir manevi ortamda feyz alabilecekleri bir ortam olarak tasarlanmış. Altı bezli küçük bebeklerin, yürümeyi böyle bir atmosferde pekiştirip, özgürce, düşme riski taşımadan halılar üzerinde, sağa sola koşuşturmaları, bizim ülkemizde, görülebilir ve de kabullenilebilir davranışlardan değil.

 
Caminin mihrabındaki imamın namaz kıldırdığı yerin, kıble yönü oval bir seccade ebadında, seviye olarak yaklaşık yarım metre çukurda olmasının taaccübünü gezi rehberimiz gideriyor: Cemaatın önüne geçen insanların tevazusunu temsil ediyor. Kıble cenahı dışında, caminin diğer duvar ve bölmelerinde çok sayıda büyük ebatlı, dijital baskılı resim, poster ve ilanların gelişigüzel asılı bulunması, yine bizim hiç de alışık olmadığımız, garipsediğimiz uygulamalardan.
 

Girişlerde bulunan ayakkabı emanet bölümlerinin dışında herkes ayakkabılarını kapıda bulunan naylon poşetlere koyarak, orada bulunduğu sürece yanında muhafaza edebiliyor. Mescidin sütun kenarlarına yapılmış olan kitaplıklarda çok sayıda Kuran-ı Kerim ve dua kitapları da bulunmakta.

Bu mescid, orada yaşayan insanlar için gündelik uğrak yeri, dışarıdan gelenler içinse mutlaka uğranması gereken önemli bir ziyaret mekanı.

Hüseyniye

Büyük Camii ve mescidlerin dışında, daha çok bölgesel olarak namaz, sohbet, irşad ve dini merasimlerin yapıldığı çok sayıda ibadethane vardır ki, bunlar ‘Hz. Hüseyin’e gözyaşı dökülen yer’ anlamında Hüseyni veya Hüseyniye olarak adlandırılmaktadır. Dini bilimler sahasında otorite sahibi olan Ayetullah’ların irşad faaliyetlerini yürüttüğü bu mekanlar, bizim camilere benzer büyüklükte, binaların arasında dışarıdan bakıldığında cami özelliği taşımayan, fakat bünyesinde geniş namazgah ve toplantı salonuyla beraber, kütüphane, misafirhane, yemekhane gibi unsurları da barındıran bir dini mekan. Tefrişat ve yapı olarak gösterişten uzak olan bu ferah ve geniş mekanlar, merkezi büyük camilerden farklı olarak bir nevi vakıf mantığıyla çalışan sivil toplum ibadethaneleri. İran şehirlerinin genel görüntüsü içinde, bizde olduğu gibi çok sayıda minareli camileri gözlemlemek mümkün değil, fakat ara mahallelerde bu tarz çok sayıda Hüseyniye olduğu söyleniyor. Yabancı birinin bu mekanları bulabilmesi için epeyce efor sarf etmesi gerekir.
 
Ayetullah Cafer Subhani’yi ziyaret

Aynı günün akşam namazına doğru İran’da çok az sayıdaki Ayetullah Uzma’lardan birisi olan Cafer Subhani’yi ziyarete gidiyoruz. Kum’un merkezinde bulunan iki katlı bir binanın ikinci katına çıkarken, hemen giriş katındaki Agai Subhani’nin onlarca kitabını yayınlayan ve satan kitabevinin vitrininden, kitapları gözümüze çarpıyor. Kendisi olmadığı için evde görevli olan birisi bizi karşılıyor. Yer döşeme şeklindeki ara duvarı açılmış iki büyük odanın yer halılarının üzerinde beklerken Aga’yı, görevli yaşlı amca, büyük bir zevk ve memnuniyetle misafirlere arı ve duru çayından ikram ediyor. Kıtlama şekerli çayları bizimki kadar demli içmiyorlar. İkram edilen çaylar hep açık ve poşet çay. Kıvamı ve koyuluğu da bizim ‘paşa çayı’ tabir ettiğimiz çay niteliğinde. Onlar nasıl isim veriyorlar bilmiyorum ama, bu çaya en iyi isim galiba ‘aga çayı’.

Akşam trafiği yoğunluğundan dolayı geciken Agai Subhani, Agai Turabi ile beraber biraz gecikmeli olarak, silahlı korumalar eşliğinde geldiler. Seksenli yaşlarda, beyaz sakallı, beyaz tenli, biraz dolgun ve kısa boylu, gözlüklü, sempatik Ayetullah, geciktiği için özür dileyerek, gelişimizden memnuniyetini ifade etti. Azeri kökenli ve Azerice konuşan, konuştuğunun bir kısmı kolay anlaşılan Subhani, büyük odanın kenarında duran eski model bir koltuk üzerine oturup, tanışma faslından sonra başlıyor sohbetine.

İslamın vahdet anlayışı ve İslam kardeşliği konularındaki girişten sonra, İslam’ın mezhebi anlayışların üzerinde olduğunu, Mescid-i Haram ve Kabe örnekliği üzerinden açıklıyor: Kabe, Mescid-i Haram’da bulunuyor ve oranın bir parçası, fakat Kabe demek, Mescid-i Haram demek değildir. Mezhebi yaklaşımlara da bu şekilde bakmamız lazım. İslam, bizleri ip gibi hizaya çeker, hizaya dizer. İslam, bizi ip gibi hizaya dizemiyorsa, bizim anlayışımızda problem vardır. Türkiye Başbakanı Tayyib Erdoğan için, ‘Yahşi adam’ nitelemesinde bulunan Subhani, Türkiyede’ki bu hükümetin, bir fırsat olduğunu ve destek olunması gerektiğini ifade etti. Ve sohbetine altını çizerek, İran’ın meselesi İslam’dır, başkaca bir hedefi yoktur, sözleriyle son verdi.

Bu yazı toplam 31278 defa okunmuştur
 
Yazarın Tüm Yazıları

Kaptalizmin Tapınakları: AVM’ler 1188 okunma 20 Ara 2011

Boyacı Köyü Kitabı 543 okunma 28 Kas 2011

Boyacı Köyü kitabı 440 okunma 25 Kas 2011

KAHİRE GEZİ GÜNCESİ-I 515 okunma 02 Ağu 2011

KAHİRE GEZİ GÜNCESİ-2 525 okunma 02 Ağu 2011

KAHİRE GEZİ GÜNCESİ-3 482 okunma 02 Ağu 2011

KAHİRE GEZİ GÜNCESİ-4 1301 okunma 02 Ağu 2011

BRUNCH'INIZ MÜBAREK! OLSUN 841 okunma 29 Haz 2011

İran İzlenimleri GEZİ GÜNCESİ - 10 3357 okunma 04 Mar 2011

İran İzlenimleri GEZİ GÜNCESİ 9 1610 okunma 03 Mar 2011

İran İzlenimleri Gezi Güncesi – 8 2011 okunma 02 Mar 2011

İran İzlenimleri Gezi Güncesi – 7 1658 okunma 01 Mar 2011

İran İzlenimleri GEZİ GÜNCESİ – 6 2036 okunma 28 Şub 2011

İran İzlenimleri GEZİ GÜNCESİ - 5 1771 okunma 27 Şub 2011

İRAN İZLENİMLERİ Gezi Güncesi- 4 1576 okunma 25 Şub 2011

İRAN İZLENİMLERİ Gezi Güncesi- 2 1819 okunma 24 Şub 2011

İRAN İZLENİMLERİ Gezi Güncesi- 3 1836 okunma 24 Şub 2011

İRAN İZLENİMLERİ Gezi Güncesi- 1 31278 okunma 22 Şub 2011

Özgürlük Halifesi: Hür Adam Bediüzzaman 921 okunma 24 Oca 2011

Mavi Marmara’dan, Analara Dokuz Çiçek, Babalara Dokuz Tüfek Salalım 1940 okunma 29 Ara 2010

BALKONUN KIYISINDAKİ ÖLÜM 669 okunma 06 Ara 2010

12 EYLÜL'DEN SONRA: 'HA GELDİLER, HA GİDECEKLER!' 1160 okunma 03 Eyl 2010

12 EYLÜL'E DOĞRU:'HA GELDİLER, HA GELECEKLER!' 775 okunma 30 Ağu 2010

KAYSERİ’DEN GAZZE ŞEHİDİ: FURKAN DOĞAN 3302 okunma 04 Haz 2010

Kayseri'nin PaSuMa Açılımı 2536 okunma 30 Eyl 2009

Müslümanlığımızın Hal-i Pür Melali 1061 okunma 11 Eyl 2009

ULAŞIMDA KAYSERİ'NİN İLKLERİ 2914 okunma 19 May 2009

Günümüz Türkçesiyle, Nât-ı Gâlip 4872 okunma 16 Nis 2009

İnanma sen bunlara Muhsin Abi! 1459 okunma 01 Nis 2009

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın... 3187 okunma 31 Oca 2009

H. Barak Obama, beyaz atlı prens mi? 1110 okunma 16 Oca 2009

Mahalle Dedikodusu: Kayseri’de farklı Olmak 1802 okunma 31 Ara 2008

Gazze Ateş Altında 746 okunma 29 Ara 2008

SEÇİM Mİ, GEÇİM Mİ? 899 okunma 19 Ara 2008

Su Kasîdesi 1020 okunma 04 Kas 2008

İlahi İkaz olmayan ne var ki? 1618 okunma 08 Eki 2008

Sivas Kongresi'ne Neden Katıl(a)madık? 4095 okunma 24 Ağu 2008

Ramazan Bezirgânları 1065 okunma 07 Ağu 2008

Kayserili Beş Çağdaş Müfessir 3. Recep İhsan Eliaçık 1595 okunma 05 Ağu 2008

‘Nerde kaldı senin Kayserililiğin?' 127 okunma 04 Tem 2008

759 okunma 03 Haz 2008

Argıncık Olmayacaklarmış! 2276 okunma 03 Haz 2008

Zavallı el oğlu! 685 okunma 02 Haz 2008

Kayserili Beş Çağdaş Müfessir 2. Mustafa İslamoğlu 2014 okunma 05 May 2008

İlim Yayma Cemiyeti 2414 okunma 03 Mar 2008

100 Yıl Önce Kayseri ve GERTRUDE BELL 2518 okunma 04 Şub 2008

‘Yüzellilik' Kayserililer 134 okunma 04 Şub 2008

Aday gazı 665 okunma 07 Ara 2007

Yeni Yök Başkanı ve Rektörlük Seçimleri 1289 okunma 12 Kas 2007

Halkın içinden bir Cumhurbaşkanı! 722 okunma 09 Kas 2007

Ey Oruç tut bizi! 1481 okunma 10 Eyl 2007

Yeniden merhaba! 624 okunma 07 Eyl 2007

Muarızla, Uzlaşma Yok! 646 okunma 08 Tem 2007

Terörü çözüme Kumtel katkısı 948 okunma 11 Haz 2007

Kayseri didik didik taranıyor! 872 okunma 09 Haz 2007

Ya hasabı bilmiyor, ya da hiç dayak yememiş! 777 okunma 12 May 2007

Tüm dikeylerin yatay olduğu gün! 1031 okunma 09 Nis 2007

Malezyalılaştırılabilecek miyiz? 675 okunma 10 Mar 2007

Gül'e Kanadoğlu Çelmesi 117 okunma 08 Şub 2007

Ramazan iftar sofraları 717 okunma belirtilmemiş

Mahallesiz, mahalle baskısı! 803 okunma belirtilmemiş

Kayserili iki zıt şair: B. Kemal Çağlar ve İsmet Özel 1772 okunma belirtilmemiş

Hayırlı(sı) Olsun! 618 okunma belirtilmemiş

Baş örtüsü: Baş tacı… 117 okunma belirtilmemiş

Kayseri örneğinde islamcı belediye, ´Eğreti kamusallık´ 1131 okunma belirtilmemiş

Ramazan ‘eğlence ayı' Değildir! 110 okunma belirtilmemiş

Ramazan'ı ihya ve idrak projesi 640 okunma belirtilmemiş

Kulkuloğlu ve Komando(!) Yaşar 998 okunma belirtilmemiş

Öfke meydanlara boşalınca dinecek mi? 681 okunma belirtilmemiş

Mızıkçılar şokta! Allah, hakkımızı getirdi 707 okunma belirtilmemiş

Abdullah Gül Olmazsa Olmaz! 730 okunma belirtilmemiş

Başarısız Siyasetçilere Göre Suçlu: Halk 682 okunma belirtilmemiş

O şimdi mahkum! 1242 okunma belirtilmemiş

Dizi dizi, kan ve gözyaşı tahribatı! 1287 okunma belirtilmemiş

Sopayla sandık başına! 659 okunma belirtilmemiş

Çözüm İslam'da! 700 okunma belirtilmemiş

Hacc ve Kurban Üzerine 735 okunma belirtilmemiş

Kayseri'nin kent imajı ne olmalı? 133 okunma belirtilmemiş

Üşüyorum 1218 okunma belirtilmemiş

Yetiş Hipokrat Amca! 644 okunma belirtilmemiş

Kayserili Beş Çağdaş Müfessir 1.Prof. Dr. M. Zeki Duman 1037 okunma belirtilmemiş

Kayserili Beş Çağdaş Müfessir 4. Kemal Ersözlü 2150 okunma belirtilmemiş

Kayserili Beş Çağdaş Müfessir, 5. Şaban Piriş 966 okunma belirtilmemiş

Güle Güle Celalettin! 924 okunma belirtilmemiş

Ah Kapadokya! 783 okunma belirtilmemiş

Şener Yanlış'a Gelmez! 295 okunma belirtilmemiş

 
  PAYLAŞ: Google  |    Facebook  |    Twitter  |    Digg  |    Del.icio.us
 
           
 
 
Toplam ( 0 ) adet yorum yapılmıştır  
Bu yazıya ilk yorumu yapmak için tıklayınız
 
Mehmet UĞURLU Mehmet HOCAOĞLU
Faruk AYDEMİR Erkinbeğ UYGURTÜRK
Mansur T. TAŞÇI Osman Gerçek
İhsan Görücü Cengiz TAŞTAN
Kuddusi AVCIL Dr.Mustafa Işık
Süleyman Yaşar Nihat Kaşıkçı
Ahmet Taş Mustafa Delice
Kemal DEMİRCİ Mevlüt Güllü
Muallim Ayhan M.Fatih DERVİŞOĞLU
Yasin Efe Alkan Arkeolog Mustafa Öztürk Olgun
Halit Şimşek Halk Filozofu Ömer Çolakoğlu
Sami Paksoy
Kayseri´de İki Cinayet(3632)
Kayseri Şeker Davasında 8 Tahliye(2937)
Kayseri Terminali Satılıyor(2411)
Bu Ne Biçim Proje?(2232)
Pınarbaşı´nda Cinayet(2157)
Kayseri´nin Vergi Rekortmeni İmamoğlu(2017)
Korkunç Kaza: 5 Ölü(1985)
Eğitimcilerden Ortak Tepki(1)
Kayseri´de İki Cinayet(2)
 
Kayseri Gündem Gazetesi      BİZE YAZIN | ANASAYFAM YAP | SIK KULLANILANLARA EKLE | KÜNYE | GAZETE MANŞETLERİ

Sahabiye Mah. Ahmet Paşa Cd. Sunullah Bey Apt.Kat: 4 No: 10 KAYSERİ
Tel : (0352) 222 32 64 - 232 11 98
Telefax : 222 19 29


Abdullah Gül
Mehmet Özhaseki
Kayseri
Kayseri Haber
Kayseri Haberleri
Kayseri Gündem
Kayseri Büyükşehir Belediyesi
Kayseri Valiliği
Kayseri Milletvekilleri
Erciyes
Tekir Yaylası
Kayseri Meydan
Kayseray
Sultan Sazlığı
Kapuzbaşı Şelaleri
Yamula Barajı
Kayseri Kalesi
Kapalı Çarşı
Pastırma
Kayseri Mantısı
Kayseri Sucuk
Kayseri Yemekleri
Kayseri Özel Hastaneler
Erciyes Üniversitesi
Melikşah Üniversitesi
Kayseri Emniyet
Kayseri Asayiş
Kayseri Milletvekilleri
Sadık Yakut
Taner Yıldız
Mustafa Elitaş
Yaşar Karayel
Ahmet Öksüzkaya
Sabahattin Çakmakoğlu
Mehmet Şevki Kulkuloğlu
Mahmut Cabat
Süleyman Korkmaz
Enver Özdemir