Gönüllü mensubu olmaktan gurur duyduğum Mazlum-der Kayseri Şubesine Kayseri Valiliğinden iki kıymetli emniyet mensubunun getirdiği yazı dikkatimi çekti. Yazıyı okuduğumda Kayseri’de ikamet eden mültecilerle ilgili bir seminer çalışması olduğunu müşahede ettim. İHH. Kayseri Şubesi mülteciler sorumlusu ve Mazlum-der Kayseri Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Recep ÇAMDALI kardeşimle davet edildiğimiz Kayseri Polis evinde düzenlenecek Mülteci Barınma Merkezleri AB. Projesi çalışma seminerine icabet ettik.
Çok fazla bilgi sahibi olmadığım mülteciler konusunda davetlilerin yoğun ilgi gösterdiği seminer, saat 14.00 de Emniyet Genel Müdürlüğünden Sadık ÖNAL’ın sunum konuşmasıyla başladı. Önal; 2013 yılı Temmuz ayında tamamlanacak tesisler için destek sağlayan kurumlar ve Sivil Toplum Kuruluşlarına bilinç oluşturmak için bu seminerlerin 2010 yılında başladığını, ülkemizde; Ankara, İzmir, Kayseri, Gaziantep, Erzurum, Van, Kırklareli illerinde ( 7 İl ) kapasitesi 750 kişiyi barındıracak tesisler yapılacağını, bu tesislerin kabul, tarama ve barındırma için inşa edileceğini, ayrıca Ankara ve Erzurum’da geri gönderme merkezlerlide kurulacağını ifade etti. Ayrıca 2008 de başlayan bu proje çalışmaları bugüne kadar 34 faaliyet gerçekleştirdi. 7 İlde yapılacak tesislerin proje çalışmaların tamamlandığını, inşaat ruhsatı alınması işlemlerinin devam ettiğini, 2011 yılı Eylül ayından sonra inşaatların temellerinin atılacağını, 2013 yılı Eylül ayında da açılışlarının yapılacağını, Kayseri’de yapılacak tesislerin yerinin Gömeç köyü yakınında olduğunu ifade etti. Tesislerin kabul yerleri, yemekhaneler, sosyal tesisler ve yatakhaneler şeklinde proje çalışmasının yapıldığını izah etti. Bu projenin yürütülmesi için AB, Müktesebatında üç ayrı konsorsiyum grubunun müracaat ettiğini, bunlardan İngiltere – Hollanda konsorsiyumun hak kazandığını söyleyerek sözü İngiltere adına bu projenin lideri Simon JEFF’e bıraktı.
Simon JEFF; Proje Asistanı ve çevirmen Şirin TÜRKAY’ın sade ve akıcı çevirisiyle bu projenin İngiltere’de uygulanışını ve Türkiye’de nasıl uygulanacağını izah etti.
Mr. JEFF; Kabul merkezleri ve kaçak göçmenler için geri gönderme merkezleri sorumlusuyum. İngiltere’de iltica sisteminin kurulmasında görev aldım. 6 farklı İlde 6 farklı mülteci merkezi açılmasını sağladım. Şu an burada yaşananları ülkemde ilk kuruluş aşamasında bende yaşadım. Ülkemde edindiğim tecrübelerimi burada uygulama ve orada yaptığım hataları burada sizlerin yapmamasını sağlamak, sizlere karşılaşacağınız sorunlarda destek olmak için buradayım. Bu projenin işleyişi İngiltere’de şu şekilde devam ediyor. Başvuru olduğunda o kişinin tüm işlerini tayin edilen dosya çalışanı takip ediyor. Eğer müracaatı yapan kişinin dosyasındaki sonuç olumlu ise o kişi kabul ediliyor. Olumsuz ise sınır dışı ediliyor. Genelde bir ay içinde sonuç alınıyor. Kesin karar ise 6 ay içinde veriliyor. Başvuruların %90 ‘ı bir ay içinde sonuçlanıyor. İngiltere’de mülteci barınma merkezleri London, Glasgow, Leeds, Liverpool, Solihull ve Cardif kentleri merkezi olmak üzere 6 bölgeye ayırdık. Mülteciler, karar verilene kadar barınma merkezlerinde kalıyorlar. Mültecilerin yolculuk ve barınmaları anlaşmalı özel şirketlerle çalışıyoruz. Sağlık Bakanlığı ve polis teşkilatından destek alıyoruz. Ayrıca Valilikler, yerel otorite, (Belediyeler) yerel eğitim kurumları, Sivil Toplum Kuruluşları ve yerel medya gönüllülük esasıyla çalışan partnerlerimiz.
Mr. JEFF konuşmasını tamamladıktan sonra soru-cevap şeklinde devam eden seminer namaz ve çay molasının ardından tekrar başladı. Program Hollanda’dan 1. Bileşen lideri Gerhard TURSEMA’nın konuşmasıyla başladı.
Tursema; ülkemde mültecilerin kabulü, taranması ve barınma işini COA ( İçişleri Bakanlığı, yerel Yönetimler Sivil Toplum Kuruluşları, yerel medya, Sağlık, Eğitim teşkilatlarının desteklediği kurum) Teşkilatı yürütmekte. Başvuru sahibi kişi ayrılana kadar COA barınma imkânı sağlıyor. Barınmanın yanında Hollanda’nın gelenek-görenekleri ile ilgili bilgi sahibi olma, İngilizce ve Hollanda dilini öğrenmelerini sağlama gibi aktiviteler gerçekleştiriyor. Herkesin uyumlu bir yaşama sahip olmasını ve kendi ayakları üzerinde durmasını sağlıyor. Bu da Hollanda toplumuna artı bir değer katıyor.
Tursema; mülteciler başvuruda bulunduktan sonra ilk altı ayda karar veriliyor. Negatif olursa temyize başvuruyorlar. Oda 1,5 yıl sürüyor. Böylece bir mültecinin başvurusu olumlu ise 6 ay, olumsuz ise 2 yıl sürüyor. Ülkemizde 60 tane merkez bulunmakta olup, her merkezin yatak kapasitesi400 kişiden oluşmaktadır. Şu an Hollanda da 20.000 kişi sığınmacı yaşıyor. Bu sığınmacıların her türlü işlerini takip eden çalışan sayısı 1800 kişi olup, bu kişiler hizmetleri karşılığı ücret almaktadırlar. Kurum her ne kadar İçişleri Bakanlığına bağlı olsa da operasyonları bağımsız şekilde sürdürmektedir. COA’nın devlet tarafından finans edilen bir bütçesi mevcuttur. Tüm harcamalarına kendi karar vermektedir. Yeni bir barınma merkezi açmak istersek Yerel Belediyelerle görüşmeler ve pazarlıklar yapıyoruz. Kabul, Tarama ve Barındırma merkezlerimizin tamamını köylere yakın yerlerde kurduk. COA olarak bizler partnerlerimizle sık-sık bir araya gelip görüşürüz. Merkezlerin yakınındaki köylerle ilişkilerimiz üst düzeyde olup, köydeki kütüphane, eğitim ve sağlık amaçlı kuruluşlardan azami ölçüde faydalanıyoruz diyerek konuşmasını tamamladı.
Soru-cevap kısmında Mr. Tursema’ya konuyla ilgili iki soru yönelttim. Birincisi;, İngiltere’de büyük şehir merkezlerinde barınma evlerine karşı Hollanda da neden köylere yakın kurulmuştur soruma aldığım cevap, bu merkezlerin NATO üslerinin ıslah edilmesiyle kazanılan genelde prefabrik ve karavanalardan oluşturulmuş kampus alanları olduğunu izah etti. Diğer sorumda, Türkiye’de yapılacak bu uygulamanın AB üyesi Yunanistan ve İtalya’ya Türkiye üzerinden gelen kaçak göçmenlerin yarattığı sıkıntıların bertaraf edilmesi
noktasında mültecilerin Türkiye’de bu merkezlerde tutulması düşüncesi mi oluştu dediğimde, “Hayır bu proje 2008 yılında düşünüldü İtalya ve Yunanistan’la alakası yoktur “ dedi ama ben kendisine bu cevabın benim sorumun karşılığı olmadığını ifade ettiğimde sadece gülümsedi.
Bu düşüncem doğrultusu üzerine de olsa ülkemizde yaşayan tüm mültecilerin kabulü, taraması ve barındırılması anlamında bu merkezlerin bir katma değer katacağı kesinlikle aşikârdır. Mazlum-der olarak da bu tür çalışmaların yanında olduğumuzu ifade etmek isterim. İnşallah bu merkezler tasarlanan süreler içerisinde tamamlanarak mülteci kardeşlerimizin hizmetine sunularak hayırlara vesile olur diyorum.
Saygılarımla