Herkesin ve her kesimin kesin olarak aday olacak dediği ve inandığı Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki’nin Başbakan’ın teklifine rağmen son dakikada aday olmadığını açıklaması kuşkusuz onu sevenleri üzmüştür ancak bir kesim var ki en çok bunlar üzülmüş ve “tüh be aday olmadı” demiştir. Kimdir bu kesim, ona bakalım şimdi. Bu kesim Kılıçdaroğlu’ndan Kulkuloğlu’na, Atilla Kart’tan Gürsel Tekin’e kadar CHP’liler ve onların Candaşları olan bir kısım medya gurubudur. Neden üzülüp hayıflanmışlardır? Çünkü Özhaseki’nin bu kararı onlara atılmış büyük bir tokattır. Zira bu çevreler şunu söylemiyor muydu? Başkan hakkında birçok iddia var, uğraştık, uğraştık ve yeniden soruşturma açtırdık, ancak şimdi seçimde Özhaseki milletvekili olacak, Başbakan ve ona kefil olan Cumhurbaşkanı kendisine dokunulmazlık zırhı büründürecekler ve Özhaseki yırtmış, kurtulmuş olacak!... Aynen böyle konuşmaya başlamışlardı. Hatta bizzat Kart, adaylık açıklamasından bir gün önce bas bas bağırarak böyle konuşmuştu. Özhaseki neden aday olmadı sorusunun cevabı içinde bence en önemli yeri de artniyetli bu saldırılara karşı anlamlı bir cevap olması bakımından “bakın Başbakan’ın teklifine ve ısrarına rağmen, partimin ısrarına rağmen gitmiyorum, madem dokunulmazlık diyorsunuz hodri meydan bakın elimin tersiyle itiyorum, ben buradayım ama siz dokunulmazlık zırhı içinde kalmaya devam edin” demek için bu kararı vermiştir. Özhaseki’yi tanıyanlar onun gurur konusunda ne kadar hassas ve içine atan birisi olduğunu bilirler. Dünya bir yana gururu ve onuru bir tarafa. Asla kendisine aday oldu da dokunulmazlığa büründü dedirtmemek düşüncesi bu kararında en önemli etkenlerden biridir.
Evet bu kesimler çok üzülmüş ve teorileri ters dönmüştür. Onlar diyeceklerdi ki seçimde” Bakın kurtulmak için milletvekili oluyor” bu yönde kara propoganda yapacaklardı. Şimdi ne diyecekler merak ediyorum? Bir tarafta kendilerinin en ağır ithamlar ve hakaretler ettikleri, iftira ettikleri bir belediye başkanı var, ama yine bu tarafta Başbakan’ın bile ısrarına rağmen hiç kimsenin yapmayacağı bir biçimde vekilliği elinin tersiyle itelemiş bir belediye başkanı var.
Özhaseki’nin bu kararı elbette tüm sevenlerini üzmüştür, onun vekil ve bakan olmasını bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmış, şoka girdirmiştir, ama bu kararı kendisini daha da sağlamlaştırmış, kuvvetlendirmiştir. Makam mevki peşinde, koltuk peşinde koşmadığını ve asla koşmayacağını bir kez daha ortaya koymuştur. Kendi iç dünyasının dünyadaki her şeyden daha önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Şimdi de genel olarak kimler üzülmüş kimler sevinmiş ona bakalım.
CHP üzülmüştür dedik, ona yandaş kesimler üzülmüştük dedik, Özhaseki’yi hiç sevmeyenler sevinmiştir, şu veya bu şekilde menfaati zedelenenler vekil adayı olmamasından dolayı sevinmiştir, hoşnut olmuştur. Ak Parti camiası üzülmüştür. Listenin daha da kuvvetli olacağı beklentisi içinde olan partililer üzülmüştür. Başkan’ın kesin aday olacağına kendisini kaptıran yakın çevreleri ve onu sevenleri üzülmüştür. MHP ise gizli bir memnunluk duymuştur. Çünkü Özhaseki’nin aday olması durumunda MHP’nin daha az bir oy alması ihtimali belirmişti, MHP’nin bir vekilden başka çıkarma şansı son derece düşmüştü. Şimdi bir umut doğdu onlara da. Bundan dolayı bir umut, bir azim ve bir ikinci üçüncü vekil şansını zorlama durumu ortaya çıkmıştır. Başka bir sevinenler gurubu da Ak Parti’de şoför mahalli dolu diye üzülenler bir kontenjan daha boşaldı diye sevinmişlerdir.
Özhaseki Başkan ise suya giren balık gibi rahatlamış ve tüm yükü üzerinden atmıştır. Psikolojik olarak rahatlamıştır. Kendi iç dünyasında rahatlamıştır. Ne diyelim “hayırlısı olsun”