Geçen 8 Mart gününde Dünya kadın hakları günü kutlamaları yapıldı. Bu gün sebebi ile siyasiler, İnsan Hakları dernekleri ve Kadın hakları dernekleri çeşitli programlar yaptılar. Kadınlarla ilgili özür beyan edici ve övücü sözler söylediler.
Ben oldum olası Batıdan gelen birçok güne ve kutlamaya şüpheyle bakan, Batı icadı gün ve kutlamaların kapitalizmin ve sermayedarların tüketimi teşvik amaçlı değerlendirilen günler olduğuna inanıyorum.
Aslolan şu hakkı bu hakkı değilde insan olsun, hayvan olsun, bitki veya tabiat varlıkları olsun yaratılanın hakkı kulun hakkı tanımlanmasının daha doğru olduğuna, dolayısıyla kullardan biri olan kadınlarında yaratılan bir varlık olarak ve yaratılmakla kazandığı haklarının insanlar ve otoriteler tarafından korunup güvenceye alınması, eğer bu haklarını kullanmalarına engel varsa bu engellerin ortadan kaldırılmasının hem devlet hem de insanlar tarafından sağlanması gerekir diye düşünüyorum.
Kadınlarda erkekler gibi yaşama, maddi ve manevi varlığını geliştirme, toplum içinde inancına, fikri yapısına, düşüncesine göre bir hayatı yaşama hakkına sahiptir. Bu haklarının kefilide devlettir.
Dinimize göre teba olan biz insanlar devlete Allah’ın emanetleriyiz. Devletin bu emanete en güzel şekilde göz kulak olması, onları horlamaması, köle olarak görmemesi, onun erdemli bir insan olarak yaşamasını temin zorunluluğu vardır.
Ülkemizde olduğu gibi inançlarını yok sayma, inanmayanları kaldırıp atma, inancından ve kıyafetinden dolayı kızları ve kadınları, başta eğitim özgürlüğü olmak üzere özgürlüklerden mahrum bırakıp devlet imkânlarından yararlandırmama hakkı yoktur, olmamalıdır’da.
Ülkemizde 28 Şubat 1997 post modern darbe döneminde ve daha önceki darbeler döneminde Üniversitelerden atılanlar için çıkarılan aftan yararlanmak isteyen bayanlara bazı üniversitelerde zorluk çıkarılması, aldığımız duyumlara göre 12 Haziran 2011 de yapılacak Milletvekili seçimlerinde başta iktidar partisi olmak üzere diğer partilerin başörtülü kadın aday müracaatlarına listelerinde yer vermemesi düşünceleri 8 Aralık kadınlar günündeki söylemlerin ne kadar da havada kalan söylemler olduğunu gösteriyor sanırım.
Ziya Paşa ne güzelde söylemiş;
“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz
Şahsın görünür rütbei aklı eserinde”
Lütfen samimi olalım ve erdemli olalım. Başörtülü kadınlarda bu toplumun insanlarıdır. Eğer istiyorlarsa seçilebilecekleri yerlerden Milletvekili olmalarına engel olmayalım. Zira bugün Kamu vicdanında ve yürürlükteki yasalarda başörtülü Milletvekili olmaz diye bir kural olmadığını dünya alem bilmektedir.
28 Şubat döneminde zamanın parti başkanının başörtülü kadın Milletvekili için ESKİ Mısır yöneticisi Firavunların edasıyla “ LÜTFEN ŞU KADINA HADDİNİ BİLDİRİN” DİYEREK Milletvekili grubunu başörtülü kadın Milletvekilinin üzerine göndererek yaptığı zulmü unutmayalım ve Başörtülü Milletvekillerinden rahatsız olmayalım. Yapılan bu haksızlığın ortadan kaldırılmasının zamanın geldiğini unutmayalım.