“HAYATIN GÜZEL OLMASI İÇİN EKSİKSİZ OLMASI ŞART DEĞİLDİR.”A. Funicella
Sevgili Okuyucu kardeşim..
Gece yattın ve şiddetli diş ağrısı gibi bir sızıyla uykudan uyandın ve eğer kentten doktordan, hatta eczaneden uzak, ilaç bulma ihtimali olmayan bir mekandasın.. Ama her türlü maddi imkanın var. O anda senin çektiğin ızdırabı ne dindirebilir? Kantarlar dolusu varlık ve zenginliğin para etmediği bir ortamda ve günün 24 saatinde en büyük zenginliğimiz sıhhatimiz değil mi?
Kaldıki doktor ve ilacın geçici fayda sağladığı az sonra yine depreşen hastalık ve sancılı bir insan haleti ruhiyesini düşündüğümüzde dünyevi tüm hesaplar sil baştan olmuyor mu? “Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” sözü bu realiteyi bilen gerçekten devlet/devletlü olan her türlü imkanı olan cihan sultanı Kanuni tarafından bunun için söylendi. Konfor ve lüx ile diğer refahın getirdiği eğlence ve Safalar sıhhat olduktan sonra olsa iyi olmazsa olacak ikinci üçüncü ihtiyaçlar kalmaya mahkum zorunluluklardır. Asıl ve şükür edilmesi gereken akıl/beden sıhhatini teslim ettikten sonra bize bu yüce zenginliği bahşedenin bizden yaptığı bu ikrama karşı talep ettiği- ki haklı olarak- doğal olarak yapmamızı yahut yapmamamızı emir buyurduğu olmazsa olmazlara değinmekte fayda görüyoruz bu haftaki sohbetimizde.
DE Kİ; O ALLAH BİRDİR. O SAMEDDİR. DOĞMAMIŞTIR . DOĞRULMAMIŞTIR. ONUN EŞİ BENZERİ VE ORTAĞI YOKTUR.” K.Kerim
Aklımızdan geçen düşüncelerimizi, kalbimizden geçen iyilik ve yardım hislerimizi bilen yani iyi ve kötü düşüncelerimizi, niyetlerimizi okuyabilen rabbi zülcelali velikramımız düşmanımız değil en yakın candan dostumuz yegane sevgilimdir. Bana bir adım yaklaşana yüz adım, bana yürüyerek gelene koşarak giderim buyuruyor hadisi kudsisinde mecazi olarak. Hiç böyle bir mevlaya sevgiliye, dosta, bağışçı ve yardımcıya malik bulunmaktan, kudreti sonsuz, affı, mağfireti, iyilik ile ihsanları sonsuz olan yüce mevlayı müteale kul olmak ona abd olup ibadet ü taatte bulunmak kadar ali/yüce bir makam/mevki ve şeref olur mu aziz kardeşlerim..
5 VAKTİNİ VAKTİNDE KILIP YASAKLADIKLARINDAN SAKINIRSAN İŞİN KOLAY
Bizler kulluk makamında olduğunun bilinciyle haddimizi bilerek şükr etmenin borcumuz, 5 vakit namaz kılmanın farzımız ve vaktinde kılmanın şart olduğunu içten itirazsız tasdikçisi olmak, haram fiillerden sakınmak ve onun sevdiklerini sevmek, Allah’ın affının, merhametinin sonsuz olduğunu bilmenin vazifemiz olduğu bilinciyle ve burada sayamadığımız diğer vecibeleri yapınca, Yüce Allah CC’da bizleri muhakkak sever ve mutlaka affedecektir inşallah..
SAHİH İMAN, SAĞLAM AKİDE ESASTIR.
Hiçbir şeyin çürüğü ve dayanıksızı ile sahtesi makbul olmadığı gibi inanç ve itikad hususunda da esneklik ve zaaf kabul değil, mahşerde terazide, sıratta mizanda fayda getirmeyecektir. Dolayısıyla imanımızı sağlamlaştırmalı. Taklidi imadan tahkiki iman seviyesine okuyarak araştırarak dini toplantı ve vaazlara giderek geliştirmek doğru şekilde öğrenmek gerekir. Bu iman öyle bir inanma ki, peygamber efendimizin Cenab ı Hak tarafından getirdiği , bilinmesi zarurattan olan bilgileri tasdik etmektir. Bunlar öyle lüzümlüdür ki inanmamağı gösteren her söz ve her iş, ister şaka olarak ister gönülden olsun küfr ve dalalet olur neuzü billah. Baskı altında kalır veya yanılarak olan inkar ve yanlışlık başka o küfür olmaz.
ALLAH cc KENDİLİĞİNDEN VARDIR. CİSİM VE CEVHER DEĞİL, ŞEKİLDEN ZAMANDAN MEKANDAN MÜNEZZEHTİR. MÜKEMMELLİK SIFATLARI VARDIR
Hak Teala kendilininden vardır.Şimdi var olduğu gibi, hep var idi ve varolacaktır.
Varlığının önünde ve sonunda yokluk olamaz. Çünkü, onun varlığı lazımdır. Yani vacibül vücüttur. Hak Teala birdir. Yani şeriki, benzeri yokdur. Vacibül vücüt olmakda ve uluhiyette ve ibadet olunmağa hakkı olmakda ortağı yoktur. Ortağı olmak için, rabbimizin kafi olmaması, müstakil olmaması lazımdır. Bunlar ise kusurdur, eksiklik noksanlıktır.
Allah CC cisim değilden değildir. Madde değildir. Araz, yani hal değildir.Mekanı yokdur. Zemanlı değildir. bir şeye girmiş, bir yere yerleşmiş değildir. Hududlu, bir şeyle çevrilmiş değildir. Bir tarafda, bir cihette değildir. Bir şeye mensup değildir. bir şeye benzemez. Misli ve zıddı yoktur. Anası, babası, zevcesi, çocukları yoktur. Onun kamil, noksan olmayan sıfatları vardır. Bunlar ; HAYAT, İLİM, SEMİ’,BASAR,KUDRET, İRADE, KELAM ve TEKVİN dir.Bu sıfatları da kadimdir . Sonradan olma değildir. Ehli sünnetten başka, yetmişiki fırkadan hiçbiri, Allah’ü Tealanın ayrıca sıfatları olduğunu bilememiştir.
Evet sevgili kardeşlerim!
Bütün insanlara lazım olan gereklilik, ehli sünnet alimlerinin yazdıkları AKAİD –İslam inancının temellerini anlatan kaynaklar—i edinmektir. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa S.A.V efendimizin yolunu bildiren, Kur’an ı Kerim den Murad ı ilahiyi anlıyan, hadisi şeriflerden Murad ı Peygamberiyi çıkaran bu büyük alimlerdir…Cumanız mübarek olsun der hayırlı/ bereketli haftalar dilerim…