SAHASINDA İDÖL BİR BAŞKAN HACI ALİ KİLCİ VE DÜZENLEDİĞİ GİŞİMCİLİK, TÜKETİCİYİ BİLİNÇLENDİRME SEMİNERLERİNE TEMAS
“BİN İŞÇİYE BİR BAŞÇI GEREK”Halk Sözü
Hacı Ali Kilci lafı fazla dolaştırmayan, entel müptezelliklere bulaşmayan kelimeleri doğal ve içten geldiği şekliyle beden dilini ve samimiyetini dürüstlüğünü katarak konuşan mert, az ve öz konuşan bir insan. Söylediği şeylere kendisi inanıyor olması önemli bir mevzu ve memleketteki laf enflasyonunun kaynağı inanmadıklarını inanıyor gibi söyleyen lafazan hatipler. Veya konuştukları doğru da olsa niyetleri bozuk adamları dinleye dinleye hastanelik olacak hale geldik. Anti samimi laf gevelemeler artık bıktırdı ama yazımıza konu olan zat ı muhteremi yıllardır dinlerim asla tek kelime ne fazla ne eksik konuşur. Kendi uslubumu bu zaviyeden tenkid ederim.
Sayın Kilci dinlediğim tüm konferans açılış ve toplantılarda bu yönüyle en takdir ettiğim bir idöl. Şairler ve sanat dahil her konuda yapılan etkinlik ve üretilen her şeye değer veren bu kıymetli insanı yıllardır izliyordum ama araya başka konuların girmesiyle yazmayı hep erteledik.Aşağıya Tüketici haftası konferansı --ki bizim Sami Paksoyla beraber gittik ve zevkle dinledik.—İle girişimcilik panellerinden önemli noktaları aşağıda sunacağım. Konuşmacılar genellikle ortak konuları işlediklerinden tek tek isim saymaya lüzüm görmüyorum.
MALA DEĞİL MARKAYA PARA VEREN BİLİÇSİZ TÜKETİCİ İLE TÜKETİCİYİ İSTİSMAR İÇİN ÜRETİM YAPAN ART NİYETLİ ÜRETİCİ
Siz bir araba aldınız bulunduğunuz ülkede hız sınırı 70-80-100-120 ve siz gidip hızı 270 olan bir araba almışsanız aradaki farkı trafik hız sınırlaması yasasından dolayı kullanamayacaksanız aradaki diğer farka boşa para verdiniz. Yani arabaya değil gösterişe ve markaya para verdiniz bilinçsiz bir tüketicisiniz. Yine mesela bir çamaşır makinesi alıyorsun; makine 18 programlı ama siz sadece 3 programı kullanıyorsunuz. Aradaki tüm programlar işinize yaramıyorsa siz yine bilinçsizce alış veriş yaptınız ve lüxe markaya para yatırdınız mala ve hizmete değil.
Tüketici hakları panelinde konuşan bir akademisyende şunları söyledi. Biz biliyoruz ki bazı üreticiler tüketiciyi istismar etmek kazıklamak için taa üretimin başında hile yapıyor ve tüketicinin bilgisiz/bilinçsiz olduğunu, tüketim haklarını ve kültürünü yeteri kadar bilemediğini bilerek hatalı ve kalitesiz mal üretiyor. Bilinçlenerek, şuurlanarak, öğrenerek istismarı önleyebilir ve bizimle istismarcılık sahtekarlık oynayan art niyetli sömürücülere haddini bildirip piyasadan istismarı silebiliriz dedi. Yani çoğu hatalar bilmeden değil bilinçli olarak müşteriye bozuk ürün satılıyor.
ABİGEM..GİRİŞİMCİLİK PROGRAMLARI
Aylar önce düzenlenen bir ABİGEM konferansı daha vardı işyeri açmak isteyen girişimciler için Avrupa birlğinden nasıl destek alınabileceği ve yapılması gerekenler anlatılarak küçük sanayiciye can suyu mesabesinde hibe ve kredi temin etme yol ve yöntemleri uzmanlarca detaylı şekilde anlatılmıştı. Bizim paralı işlerle alakamız olmadığından ve hinterlandımızın dışında mevzular olduğundan yazmamıştım ama Hasan Ali ağabeymizin orta direk için kendi kendini tüketecek seviyede çabaladığına şahit olmaktan mesrur olmuştum. Böyle bir insan şu kent için veliyinimet diye düşünmeden edemiyor insan..
“AHİLİK”konusuna sık sık ve samimiyetle vurgu yapması, sadece maddi olarak değil manevi endişe ve sevap kazanıp indi ilahide de rahatlamak azmi asıl tetikleyici ve çabasını arttıran. Sadece maddeyle iktifa etmemeli insan vicdani/kalbi amaç olmalı ve manevi haz almalı yaptığı işten birey. Burada saydıklarım ve daha hiç değinemediğim güzellik ve seçkin çabaların faili bu ağabeyimizin kamuoyunca önder ve örnek alınması herkesin amatör, gönüllü ve hasbi olarak yapması yaptığı işi önemli olan. Profesyonellik bahanesiyle manayı vicdanı/muhabbetle yardım ve kalkındırma çabalarına girmezsek sınıflı toplum oluruz kapitalist acımasızlıklarla toplumsal huzursuzluk içinde debelenir dururuz. Allah CC baştakilerin başına akıl, kalplerine vicdan merhamet verirse işler bir günde düzelir demiş alim.
KALİFİYE ADAMI İNŞA EDERSEN GİRİŞİM GELİR..ŞAİR;MESCİD İ MEABİDİ KO ADEM YAP DİYOR…
Hz.Ömer Ra ve diğer sahabe i kiram sohbet ediyorlardı. Hz.Ömer Ra sorar hepsine tek tek; Allah dileyin benden ne dilerseniz dese önce ne isterdiniz diye arkadaşlarına tek tek sorar. Kimi sahralar dolusu deve, at, koyun, bağ, bahçe ve hurmalıklar isterdik dediler. Sonra ya Ömer sana böyle bir tercih doğsa ne isterdin Allah Tealadan diye sorulunca Ubeydullah b. Cerrah gibi 9 yetişmiş eleman isterdim. Her biri Hind i, Çin i ve Türkistan ı gider Müslüman ederdi, demiş.
Ahilik sufi geleneğe dayanır. Sadece yiyip içme, emsile/bina/avamil ile Mollacami okuma yeri değil tekke. Yıllarca tekke ve dergahta kalan mürid sanatını, emsile,bina ve diğer din fıkhını öğrenir. Olgunlaştıktan ve artık müridlikten mürşitlik kıvamına gelince efendisi talebesin çağırır ve evladım buradan kalkacaksın balkanın şu mıntıkasına gideceksin ve küffarı irşad edeceksin Allah yardımcın olsun der. Ne geri gelmek var ne mal ne aile endişesi o konuları isteyen dünyayı seven gözü arkada olanların işi değil gerçek sufilik..Günümüzdeki tasavvuf denen uygulamalar gerçek sufilik değil o anlamda.
Kafkas, Asya, Rumeli mürşidi kamili nereyi reva görürse yola düşer köy köy kasaba kasaba elinde asasıyla insanlarla güzel konuşarak tanışarak yine irşadını ifa ederek söylenen mıntıkaya varır. Sen kimsin? Ben şuralıyım. Ne için taa buralara geldin. Çobanlık yapmak için. Peki ne kadar ücret istiyorsun? Ben ücret istemem efendim. Yiyecek azıcık ekmek verirseniz ve kalacak, uyuyacak bir oda/dam gösterin yeter.
Adamlar şaşırır, afallar hiç görmedikleri duymadıkları bir insan tipiyle muhatap olmanın şaşkınlığıyla çobanlığa başlar. Adamların malına sahiplerinden fazla itina gösterir, hakkıyla yayar, korur ve zayiatsız götürüp getirir kendi malı gibi bilir. İnsanlar hal ve güzel hareketlerine, doğruluk ve davranışına vurulur. Peki o odanda yaptığın eğilme kalkma hareketleri nedir ? Namaz efendim. --Nedir namaz? İslam dininin emridir. Her Müslüman günde 5 vakit eda eder.—Allah ‘a CC yakarış ve kulluktur. Sufi çoban birkaç yıl kaldığı ağasını zengin eder çoban gidecek endişesi ağır basar. Oğlum seni buradan eversek mal da versek burya yerleşsen olmaz mı derler. Hay hay der sufi çoban. Ama alacağım kız Müslümanlığı kabul ederse şartını koşar. Nedir Müslümanlık, nasıl girilir kelime i şehadet getirecek ve benim gibi hilesiz doğru yaşayacak tek şartım bu. Tamam derler ve çoluk çocuk sahibi olur. Sufi çobana gün geçtikçe muhabbetleri artar ve o bölgenin vazgeçilmez insanı olur. Sonunda adamlar teker teker gelir ve bizde girebilir miyiz senin dinine diyerek kendiliklerinden teslim bayrağı çekerler ve sufinin çobanlık yaptığı mıntıka teker teker bazende topluca islamı seçerler. Sufi çobanlar ve bazende tüccarlar topsuz tüfeksiz askersiz fethetmiştir mürşidinin işaret ettiği ve gönderdiği muhiti.
İşte sevgili okuyucu,
Girşişm ve girişimcilik diye buna derim. Bu gün Kafkaslar müslümansa, Saraybosna’da, Arnavutluk’ta ve diğer biladi islamda namaz kılınıyor ve Allah CC adı yadediliyorsa bu sufi ve isimsiz kahramanların kendilerini feda ederek yaptıkları nefsani cihad sayesindedir rahmetullahi aleyhim ecmain. Hacılar kabadısı Hasan Ali Kilci ağabeyimi de sufiliğin çağdaş versiyonu olarak gördüğümden biraz da tarih dedim..Bu memleketin ve insanımızın refahı için dilenmemesi ve onurunun incinmemesi için taş üstüne taş koyandan Allah CC razı olsun der hayırlı bir hafta dilerim sevgili okuyucularım..Allah a emanet olun efendim..