ALKIŞ
*Dokunulmazlara dokunan, darbecilere göz açtırmayan Ergenekon Savcısı Zekeriye Öz’e,
DUYDUNUZ MU?
*Ergenekon savcılarının terfi ettirilerek bir nevi görevden alınmasının yine de tepki çektiğini,
*Ergenekon davasının sekteye uğramasının mümkün görünmediğini,
*Ahmet Şık ve Nedim Şener olayından sonra Öz’ün terfi ettirilerek görevden alınmasının kamuoyunda değişik yorumlara neden olduğunu,
*HSYK kararnamesi kapsamında Kayseri Cumhuriyet Başsavcısı Başok’un ve eşinin İstanbul Beyoğlu’na atandığını,
*Libya’da CİA ajanlarının isyancılarla birlikte Kaddafi’ye karşı savaştığının ortaya çıktığını,
*Operasyonların Nato’ya resmen geçtiğini,
*Savcı Zekeriye Öz’e büyük destek geldiğini,
*HSYK’nın Ergenekon davasına bir ince ayar çektiğini,
*Ak Parti aday adaylarının çalışmalarını büyük bir hızla devam ettirdiklerini,
*CHP’nin Kayseri’de teşkilat eğilim yoklaması yapacağını,
*CHP’nin aday adaylarının teşkilatlara yönelik ziyaretlerini artırdığını,
*Ak Parti Gurup Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın Ergenekon savcıları ile ilgili çıkışlarına Başbakan’ın kızdığını,
*Cemaatin, Ergenekon savcıları ile ilgili tasarrufa üzüldüğünü,
*Yarın Bakan Yıldız’ın Kayseri’ye geleceğini,
ERGENEKON SAVCILARI NEDEN GÖREVDEN ALINDI
Ergenekon davası başladıktan bu yana hiç görevleri değişmemişti. Tüm Ergenekon operasyonları, aramaları, gözaltılar onların sorumluluğunda yapılıyordu. Hatta HSYK’nın eski yapısı onları değiştirmek istediğinde iktidar kanadı çok sert çıkıyordu. Ama bugün gelinen noktada gördük ki Ergenekon savcıları terfi ettirildi ancak özellikle Savcı Öz’ün yetkileri alındı, davalar ondan düştü. Bu durumu yorumlayanların üzerinde ittifakla birleştiği konu şu: Son operasyonlarda Ergenekon davası bir torbaya dönüştürülmüş, sağlam ve çürük her şey o torbanın içine atılıyor şeklinde algı oluşmaya başladı. Özellikle de Nedim Şener Ahmet Şık, basılmamış kitap meselesi falan Ergenekon davasını biraz mecrasından çıkarıp sanki bir cemaate karşı olanlar toplanıyor şeklinde algılanmaya başlamıştı. Hatta konu Avrupa Birliğinde bile ciddi bir şekilde tartışılmış Türkiye’ye ültimatom gibi bir uyarı çıkmıştı. HSYK bu durum karşısında hem davanın selameti, sulandırılmaması, kamuoyunda “sanki muhaliflerin toplatıldığı bir torba dava” olarak algılanmaması için bir operasyon yapmaya karar verdi. Ancak öyle bir operasyon yapılmalıydı ki hem savcılar görevden alındı görüntüsü vermemek, hem bugüne kadar emeği geçen bu cesur savcıların gururunu kırmamak, hem de ince bir ayar çekmek. İşte yöntem bulundu ve Başsavcıvekili yapılarak davalar Öz’den alındı. Meselenin özü bence budur. Tenzili rütbe diyenler de yanılıyor, terfi ettirildi diyenler de.
ERGENEKON DAVASI SEKTEYE UĞRAR MI?
Kimse bunu beklemesin. Böyle bir şey olamaz. Bu iş çocuk oyuncağı değil, bir kişinin vermiş olduğu bir karar da değil. Hukuk denen bir şey var. Mahkeme heyetleri var, savcılar var, çuvallar dolusu dosyalar var. Bunu değiştirmek bir tek kişinin yapabileceği bir şey olamaz. Ancak şu olur. Hani zaman zaman bazı konularda önemsiz gibi görünen operasyonlar var ya, işte onların Ergenekon davasına dahil edilmesi belki olmaz. Ergenekon davası büyük bir organizasyonun tertip ettiği iddia edilen bir dava. Davanın ehemmiyetine ve büyüklüğüne halel getirecek icraatlardan özenle kaçınılır. Olabilecek şey budur. Daha farklı beklentilere girmek hayal kırıklığı doğurur.
SEÇİM’DEN SONRA BAŞKANLIK SİSTEMİ REFERANDUMU
Başbakan Erdoğan yaptığı açıklamaların satır aralarında Başkanlık sistemi ilgili düşüncelerini vurguluyor. Seçimden sonra bu konuyu referanduma götürmeye çalışacağım diyor. Yeni Anayasa ile ilgili ise sayısal çoğunluğun yetip yetmeyeceği ile ilgili olduğunu söylüyor. Bu durum gösteriyor ki seçimden sonra kamuoyunda başkanlık sistemi ile ilgili tartışmalar sürecek.Belki de seçimden hemen sonra bu tartışmalar başlayacak. Yeni yapılacak anayasanın bu şekilde hükümler içermesi gündeme gelecek.
TÜRKİYE BÜYÜMEDE REKOR KIRDI
Geçen yıl Türkiye’nin büyüme oranı 8.5 idi. Geçen yıl derken 2009’un büyüme rakamlarını söylüyorum. 2010’un büyüme rakamlarının ortalama % 5 olacağı tahminleri yapılmıştı. Ancak Türkiye beklenenden daha fazla büyüdü. Tarihi rekor kırdı. Tam 8.9 oranında büyüyerek dikkatleri üzerine çekti. Tüm dünyada sıkıntılar had safhadayken bu oran gerçekten de ümit verici. Türkiye büyüyor, güçleniyor, gelişiyor. Milli Gelir 15 milyara çıkmış. Tabi bu halkın çoğunluğuna bakılarak “ yok canım böyle bir şey” denilebilir ancak durum öyle değil. Kişi başı gelir 15 milyar demek her vatandaşın eline 15’er milyar geçiyor demek değildir. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olamaz. Her şey toplanıyor ve insan sayısına bölünüyor. Yani 1,1 trilyon dolar milli gelir insan sayısına bölününce böyle bir rakam çıkıyor. Elbette bu toplumda yoksul da var, açlık sınırının altında da insan var, hiç geliri olmayan da var. Ama öte yandan yılda 1 milyar dolar geliri olan da var.
MIŞ
*
Samanyolu TV’de yayınlanan ve son derece beğeni toplayan dizi Kollama bundan iki hafta önce Ergenekon savcısının yetkilerinin alınacağını dizide konu olarak işlemiş.
DAMLA
Iyi olmak kolaydir, zor olan adil olmaktir. -