Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül üç günlüğüne Kayseri’ye geldi. Kayseri onu özlemişti. Eminim O da Kayseri’yi özlüyordu. Havalar soğuk ve yağışlı olmasına rağmen Gül’e ilgi dikkat çekiciydi. Hele Güldüoğlu ailesinin yaptırdığı AVM açılışında izdiham derecesinde kalabalık vardı. Herkes Devletin 1 numaralı koltuğunda oturan hemşehrisi Abdullah Gül’ü görmek, ona el sallamak için oradaydı.
Dün Taraf gazetesinde Wikileaks belgelerindeki Gül analizi yer aldı. Amerikan kriptoları Gül’ün zekâsına, kavrama yeteneğine, İslam’a olan sadakatine ve cesaretine vurgu yapıyordu. 27 Nisan bildirisini bizzat Gül’ün kendisinin kaleme aldığı kriptolarda yer alıyordu. Tabi tüm bunlar Kayseri için yeni bir şey değil. Çünkü Kayserili hemşehrileri Gül’ü iyi tanıyor ve çok seviyor zaten. Türkiye’nin bugünlere gelmesinde O’nun büyük gayretleri ve katkısı olduğunu sadece Kayseri değil tüm Türkiye biliyor.
Aylardan Nisan, güllerin güzel kokularını saçmak için hazırlandığı ve tomurcuklanmaya başladığı gül mevsimi. Öte yandan Sevgili Peygamber Efendimizin kutlu doğum haftaları ile Gül Geceleri ile yad edildiği gül mevsimi. Ve tam bu zamanda Cumhurbaşkanımız Gül’ün şehrimizi ziyareti. Onun için yazımın başlığına “şimdi Gül Zamanı” dedim.
Kayseri’nin yetiştirdiği en önemli siyasi şahsiyetler arasında 1 numaralı isim. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdullah Gül. Kuşkusuz şehrimiz ve tüm Kayserililer için gurur ve onur verici bir durum. Kayseri’nin son beş altı yıldır bu denli öne çıkmasında da birici etken Cumhurbaşkanı Gül’ün şehri olmasıdır.
O herkesin Cumhurbaşkanı. Halkın içinden çıkan, halk gibi düşünen, halk gibi yaşayan, baba ocağında pekmez kaynatan, milli manevi değerlerine bağlı, yüreği memleket ve vatan sevgisi ile dopdolu bir devlet adamı. O yüzdendir ki soldan sağa hangi siyasal görüşten olursa olsun Gül’ü sevmekte, ona sempati duymakta. Kişilik olarak da kendileri siyasallıktan uzak duran, herkese eşit mesabeli, güler yüzlü yapısıyla makamını son derece iyi temsil etmekte.
Türkiye’nin ve Kayseri’nin Gül’e ihtiyacı var. Türkiye değişiyorsa O’nun büyük etkisi var. Barış için, aydınlık yarınlar için, güzel günler için Türkiye’nin gülen yüzü Abdullah Gül’e çok ihtiyacı var.
Wikileaks belgelerinde muhterem hanımefendileri için de “çelik gibi” analizi yapılmış. Cumhurbaşkanı eşine yaraşır şekilde vakur, dik, eğilmeyen, ezilmeyen başörtülü Hayrunnisa Hanımefendi dünya görüşü ve yaşam tarzı ile milletin takdirini çekiyor. O da halk gibi giyiniyor, halk gibi düşünüyor, halk gibi yaşıyor.
Şunu ısrarla söylemek isterim ki Türkiye’deki yakın tarihin en önemli olayı Cumhurbaşkanlığı koltuğuna Abdullah Gül’ün oturmasıdır. Türkiye’de hem dışarıdan, hem de içerden bakıldığında en büyük değişim Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasıdır. Dikkat edilirse her türlü değişim ondan sonra başlamıştır.