Başbakan Erdoğan belki de Davos’tan sonra ikinci One Minute çıkışını Strazburg’da yaptı. Bir gün öncesinden Sarkozy’ye hem de kendi evinde bindiren Erdoğan Avrupa Birliğinin kalbi ve başkenti olan Strazburg’da AKPM( Avrupa Parlementerler Meclisinde) bir konuşma yaptı ve ardından sorular soran Avrupalı Parlementerlere müthiş cevaplar verdi.” Size mi soracağız seçim barajını düşürmeyi. Halkım isterse kendi düşürür.” “Bu arkadaş Fransız mı? Ha belli zaten Türkiye’ye de Fransız” “işinize geldiğinde bağımsız yargı diyorsunuz, işinize gelmeyince görmüyorsunuz. Bu kitapları ben toplatmadım, bağımsız yargı toplattı. Siz bağımsız yargı istemiyorsunuz demek ki, siz yürütmeye bağımlı bir yargı istiyorsunuz” cümleleri gerçekten de harikaydı. Türk insanının göğsünü kabarttı. Avrupa’daki Türkler başta olmak üzere ülkemizde vatandaşlarımızın da takdirini topladı. Türk toplumuna olan klasik batılı tavrını ve bakışını yerden yere vurdu. Fransa’nın merkezinde Fransızlara ve Avrupa Parlementerlerine tokat gibi cevaplar verdi. Erdoğan konuşurken Osmanlı tavrı gözden kaçmıyordu. Ellerini ve vücudunu da konuşturuyordu. Adeta Osmanlı tokatı atıyordu. Avrupa’ya Avrupa’da demokrasi dersi veriyordu. Çekinmeden, pısmadan, ezilmeden, dik durarak konuştu.
Geçmişte Avrupa’da Türkiye ile ilgili algılar nasıldı? Ezilen, sorular karşısında verecek cevabı olmayan, lafı dolaştırıp topu taca atmaya çalışan, Batı’nın bunalttığı bir Türkiye imajı vardı.İki soru sorarız sıkıştırırız. Nasıl olsa bize muhtaçlar, fırçayı atarız diye düşünüyorlardı. Kendi çifte standartlarını görmezden gelip sürekli Türkiye’yi suçluyorlardı. Yine öyle yapacaklarını sandılar. Bu sorularla Türk Başbakanını ezik bir duruma düşürürüz zannettiler. Ama hesaplayamadıkları bir şey vardı o da karşıdaki kişi Tayyip Erdoğandı. İçinden geldiği gibi konuşan, hiç çekinmeyen, hiç ezilmeyen, dik duran, gerekirse karşıdakini kim olursa olsun azarlayan bir Türk Başbakanı vardı. Davos’ta One minute diyen bir Başbakan. Dik duran, dik konuşan bir Başbakan.
Şurası bir gerçek ki Erdoğan Türkiye’yi iyi temsil ediyor. Vatandaşlarını gururlandırıyor. Artık dünyanın neresinde olursa olsun özellikle Avrupa’da yaşayan Türkler başı dik, gururlu ve onurlu bir şekilde dolaşıyor. Bunun sebebi son yıllarda Erdoğan ve Davutoğlu’nun duruşu. Kimileri bu konuşmaları seçim öncesi tabana mesaj olarak algılasa da tarih bunu kaydedecektir. Çünkü tarihi konuşmalardan birisi olarak yerini almıştır.
Hatırlayalım geçen ay içerisinde de Başbakan Almanya’da gövde gösterisi yapmış Almanya’yı sarsmıştı. Merkel ve Alman gazeteleri acaip derecede tedirgin olmuşlardı Erdoğan’dan. Şimdi de Fransa’da benzeri bir süreç yaşandı. Türkiye Avrupayı gerçekten sallamaya ve sarsmaya başladı. İnşallah gelecekte çok daha iyi şeyler olur.
Şu notu da unutmadan hatırlatayım. Strazburg’un Kayseri için de özel bir yeri var. Bundan birkaç ay evvel Kayseri ile Strazburg kardeş şehir olmuştu. Protokol imzalanmış ve Avrupa Birliğinin Başkenti Strazburg Kayseri’nin kardeş şehri olarak yerini almıştı.