MUSTAFA ERASLAN, SEYFULLAH KAPLAN, HACI ALİ ÇAKICI VE LEYUZA KARACALAR ADAY YAPILMADI....PARTİLER STATÜKOYLA DEVAMI SEVİYOR…
“STATÜKOCULAR 1 den SONRA 2 görmeye alıştıklarından 5 DEN BAHSEDİLMESİNDEN HOŞLANMAZLAR İLLA 3 OLMALI DERLER….”NOTLARIMDAN”
Yazıya girişte belirtmek isterim ki Kayseri parti başkanları içerisinde en kabiliyetli kişisel ve karakter yapısı olarak Mustafa Eraslan beyi özellikle izler ve siyasi duruşunu asaletini takdir ederim. Demokrat parti başkanlığından ve daha evvel aklım yettiğinden itibaren bir tek defa kışkırtıcı, karıştırıcı ve incitici tek bir demecine, sözüne raslamadım..
Kendisinin aday gösterilmeyip moda deyimiyle ithalat—ihracat elemanların istihdam edilmesi bence kayıptır, teşkilat adına negatif imaj oluşturacaktır..Sonucu da sosyal bilimcilerin YENGEÇ SEPETİ dedikleri sandık orta sahaya konduğunda değişik şekilde yansıma/aksülamel yapacaktır. Seçmen 1960 ların seçmeni değil hatta geçen seçimin seçmeni değil. Medya harıl harıl beyin yıkıyor yeni yeni imaj oluşturuyor. Bu değişimleri göremeyenlerle, görmek istemeyen tüm statükocu ve dahi siyasi padişahlıkta gözü olan, doğru konuşan ama kalbi eğeri kendi makam ve mansıbından başka ideali olmayan kabortası doğru içi dediğim gibi olanlar hayati sepet konduğunda arkalarına bakmadan kaçacak defolacaklardır işgal ettikleri nahiyelerden.
MEDYA BÖLEREK YALAKALIĞI SEVER Mİ?
Kayseri de çeşitli dernekler var. Dadaloğlu Der. Yozgatlılar Der. Falan köylüler ve feşmekan kasabalılar dernekleri şehir dernek ve sivil dayanışma vakıfları kaynıyor. Bir de Uzunyayladan göçüp şehirlileşen Çerkezlerin kurdukları dayanışma ve dahi haberleşme dernekleri var. Biri vefat ettiğinde mesaj atarlar önemli şeylerden hemşehrilerini haberdar ederler. Burya kadar güzel. Ama Çerkez arkadaşlar ne zaman yönetme erkine girmeye kalktı derhal Çerkezler diyerek ayağa kalkan uluyan zırlayan bir eköl var. O zaman Çerkezler iş müracaatı yapmasın. Ayrım olur diye evinden çıkmasın ve açlıktan ölsün..
Statükonun yarattığı Çerkez Ethem imajıyla doğmamış Çerkezler vurulmak ve sindirilmek, Kürt Said imajıyla da anasından doğmamış Kürtler bütün Kürt varlığı doğal suçlu ilan edilmişlerdi.Menemen olayı yaratılarak bütün tarikat tasavvuf ve Kur an uleması, hadis uleması, fıkıh uleması ve bütün dini müesseseler mengeneye alınmış büyük bir kısmı istiklal mahkemeleri denen uydurma mahkemelerde asılmışlardı..Yasak ve yanlış bir değil ki. Bir şey batıl temele dayanıyorsa yaptığı işler de yanlış ve fıtrata aykırı olacaktır doğal olarak.. Çünkü elbisenin birinci düğmesi yanlış bağlanmıştır..Devamı da yanlıştır.
Kendi entegrist düşünclerini dayatma sevdasında olanlar, kendilerini değişik şekillerde ele veriyor ve demokrasi, katılım, kendini ifade gibi çağdaş ve doğal insan haklarını hazmedemiyorlar ama olmuyor..Çerkezler toplandı …Çerkezler şöyle karar aldı ..Kafkas Dernekleri haberleri yapılırken insani ölçülere riayet eden kardeşlerimize saygılar sunar teşekkür ederiz.. Söyleyeceğim tek kelime şudur bu hususta; “Bu vatanın birliğini bütünlüğünü ve selametini en samimi ve candan arzulayan ve vatandaşlık hukuna en itaatkar topluluktur Çerkezler” Nufus azlığımızı küçük görenler Çine baksınlar o zaman kendilerinin de küçük olduğunu fark ederler eğer kriter nufussa…Ama kriter;” insan olmak insana saygılı ve insanlığa yararlı birey-yurttaş-vatandaş olmaktır evrensel ölçülerde geçerli olan”. Allah vatanımıza kargaşa vermesin.
Çerkezler bölücü pozisyonuna düşmemek için dünyanın en suçlu insanı imiş gibi çekinirler çekinecek hiçbir duruş ve davranışları olmadığı halde. Çünkü insanca yaşamak için maslahatın esas olduğunu iyi bilirler..Atalarımız insanlık tarihinin en acı olaylarını yaşamışlar ve devlet düzeninin alt üst olmasının getireceği felaketleri bizim kadar kimse bilemez bence. Bizler nenelerinden Sarıkamış felaketi, anavatanda Moskofların yaptığı katliamlar ve göç esnasında yaşanan felaket hikayeleriyle büyüdük. Bir daha Allah hiçbir müslümana öyle felaket göstermesin.
YAZARIMIZ CENGİZ TAŞTAN: ADAYLIK SÜRECİNDE HİÇ BİR PARTİ TABANINI MEMNUN EDEMEMİŞTİR
Cengiz kardeşim şehrin orta sahasını iyi gezer, iyi koklar ve iyi koku alır tecrübeli gazetecilik deneyimiyle. Biz oturduk konuştuk gazetede çay içtik. O da benim gibi düşünüyormuş. Tabii onun kadar derin yerlere inemesek de bizlerde halkla haşir neşiriz. Şükrü Karatepe’nin her seçimde aday olup seçilememesi ve de tık etmemesi dikkatimi çekiyor. Önce o müthiş demecini verdi beldiye başkanlığından düştü. Sonra kalktı herlalde artist bir avratla dans etti. Tabii başkanıktan düşmeyeceği ümidiyle bu hallere düştü.
İslami söylem üzerine mebni bir siyasi partinin elemanına yakışmayan kerih bir duruma düşürdü partisini. Ama gelip tekrar tekrar aday olması ve gelecek seçime kadar ortalıktan tüymesi bir rüşvetle mi oluyor, dava zarar görmesin diye sineye mi çekiyor hayret bir şey..Adam ön yoklamada 1. çıktı ve sıraya konmadı adaylıkta. Yine tık yok bu durum şaibe yaratıyor.
Hacı Ali Çakıcı il başkanlığı seçimini şaibeli bir farkla 20 oy farkla kaybetmiş ama dirayetli bir aday adayıydı. O gün kaybettiğinde ordaydım. 1 Saat bir buçuk saat görevli hakim mi neyse onunla bir yetkiliden başka kimse sandığa yaklaştırılmamıştı. H. Ali Çakıcı’nın aday gösterilmemesi Hacılar’da partiden dönmelere ve hatta kopmalara neden oldu diyor herkesin bildiği ve dahi sevdiği çok çok ünlü bir Hacılar’lının yiyeni.
Seyfullah Kaplan Çerkez orijinli ve İmam hatipte 25 yıl müdürlük yapması ve Milli Eğitimde de hizmetleri ve karakterli kişiliğiyle aday yapılmaması hemşehrilerinin önemli kısmını MHP ye ve CANBOLAR la Mazhar GÜNDOĞ beye tevcih etmiştir ortamı objektif kriterlere göre izleyen biri olarak.
Bir de İslami söyleme sahip olan Ak Partinin türbanlı olan ve emekli diyanet işleri başkanlığı baş müfettişi muhterem Abdullah Soyak hocamın kızı, efsane alim değerli müftü Nurullah Soyak Hocaefendinin yiyeni Leyuza KARACALAR hanımefendinin liste dışı kalması, yerine Ergenekoncuları hastaneden Silivri’ye yollayan doktorun hanımı olduğu söylenen bir bayanın sıraya konması da ayrı bir ayrıntı ve sonuçları “YENGEÇ SEPETİ”nde tezahür edecek çok çok önemli izlenimlerdir.
KÜRT ARKADAŞLA NUFUSU ARTTIRMA TARTIŞMASI
Biraz da espriktüel bir izlenim nakledelim. “Ben Seyfullah Beyden bahsediyordum bir şeyler de yiyip içiyordum önce hocam az ye falan bilinen hastalıkları saydı onlardan olursun dedi Kürt arkadaş. Tamam Seyfullah bey iyi arkadaş seviyoruz ama meclise sanayici fabrikatör varken Seyfullah’ı listeye koymazlar ki. Hem Çerkezler Çerkezler diyip duruyorsunuz kaç Çerkez var kayseri de toplasan. Ben 50 bin kişi varız dedim. Yok yaa…25 bin bile etmezsiniz. Zaten 50 yaşında evleniyorsunuz. 2 taneden fazla çocuğu sevmezsiniz ..Sizden bir şey olmaz dedi. Peki siz kaç Kürt varsınız dedim 150 bin bizim Ağrı lı var diğer Kürtlerle beraber 300 bin kişi varız nufus dediğin böyle olur, diyince o zaman gel bir Kürtle beni everde bizim nufusu arttırim dedim bundan sonra şu yaşta bir de şu göbekle hocam senden nufus arttırma olmaz dedi ve Kürkt kardeş fırçasını attı…
her şeyin en hayırlı neticeye ulaşmasını rabbül aleminden dileyerek her şey vatanın ve milletimizin selameti için olsun..Aklı selim ve adalet, sülhü selamet galip gelsin sevgili kardeşlerim diyorum..Bu memleketin sümüklüsünü de kirlisini de Türkünü Kürdünü Çerkezini ve Cinganını seviyorum hepisi kardeşimdir diyorum..ESSELAM….