İnadına Barış İnadına Kardeşlik Şiarı İle Kayseri’den Özgür Eğitim- Senden Diyarbakır’a Selam İle
Diyarbakır Özgür Eğitim-Sen başkanı M. Masum Yokuş ile bölgenin ve Türkiye’nin genel durumunu Kayseri’den yaptığımız Özgür Eğitim-Sen ziyaretini, sohbet havasında geçen mülakatımızla beraber, yarınları inanç ve adalet dolu, özgür günleri umutla beklediğimizi paylaştık.
Özgür Eğitim-Sen’i Diyarbakır şubesini açma ihtiyacını neden duyduk?
Baskıcı, inkârcı, anlayışı özgürlük ve adalet şiarıyla kurulmuş dünya özlemine iman ve inançla inanan yegâne sendika olduğunu bildiğimiz için, bu sendikanın bir şubesini Diyarbakır’a açma ihtiyacını hissettik. Arkadaşlarımızla aldığımız ortak karar, bizi ifade edebilecek tek sendikanın Özgür Eğitim-Sen olduğu konusunda bir araya getirdi.
Sendikayı açarken bir zorlukla karşılaştınız mı?
Hiçbir zorluğa maruz kalmadık. Zira özgürlük ve adalete inanan arkadaşlarımızla bu yola çıktık. Zaten sendikanın şubesini açmadan önce üç-beş arkadaş bu sendikaya üye idi. Biz biliyorduk ki: Özgür Eğitim-Sen ilke olarak, yaşadığımız bölge ve Türkiye genelinde farklılıkları daha anlamlı biçimde ayrılık değil, sadece güzelliğin bir bütünü olarak gördüğünü anladık. “Farklıyız çünkü insanız”, öne çıkan ifadesi idi.
Kayseri’de başlattığımız ve Türkiye çapında süren çalışmamızla, milletvekili adaylarından genel ve yerel olarak, liste halinde taleplerimiz oldu. Bu taleplerimizi parti ayrımı gözetmeden bütün adaylara ilettik. Sizin milletvekili adaylarından ne gibi talepleriniz olabilir?
Siyasi anlam taşıyan taleplerimiz daha öncelik teşkil eder. Kürtlerin doğuştan gelen hakları bizim için daha anlamlı bir taleptir. Müslüman insanların kendini daha rahat ifade edebilmesi de aynı şekilde. Çevrenin ıslahı ve bölgemiz için yapılacak yatırımlar ikinci sırada yer alır.
Ben öz dilin insanı koruduğuna ve insanı manevi anlamda beslediğine inanmış birisiyim. Ana dilde eğitim sizin için ne kadar önemlidir?
Bir şeyin önemi kişiden kişiye değişebilir. Bir Müslüman olarak elbette ilk sırada yer almaz. Ama benim için öz dilim sizin de belirttiğiniz gibi benim ayrılmaz parçam, yani kimliğimdir. Kürtçeyi konuşmak bize Allah tarafından verilen en temel haktır.
Şunu da söylemeden geçemem: Şu an karşılıklı anlaşabiliyoruz. Benim ayrılmaz parçam başörtüsü ve inançlarımdır. Kürtçe için kıyamet kopartmaya gerek yoktur. Kürtçe öğrenme ve öğretme zaman içinde aşılacak bir mesele olduğuna inanıyorum.
İlk kez Diyarbakır’da gördüğümüz başörtüsü ile okula gitmek isteyen ilköğretim öğrencisine karşı çağdışı resmi anlayışla hak ihlali yapıldı. Bu sorunu çözmek için nasıl bir yol izlenmeli.
Vatandaşla resmi kurumları karşı karşıya getirmek hiç doğru değil. Bu sorun başörtüsüne özgürlük şiarıyla yola çıkan STK’larla daha kapsamlı işbirliği ile meselenin üzerine gidilmelidir. Sivil itaatsizlik benzeri eylemlerle bu meseleye acilen bir çözüm bulunmaları için resmi kurumlara baskı yapılması gerekir. Artık bazı şeylerin çözümünün sadece hükümetin elinde olmadığını da biliyoruz.
Anarşizm bir çözüm üretir mi?
Her felsefe kendi inancını da beraberinde getirir. Ben anarşist değilim ama kasabın önüne teslim olan koyun da olmayacağım. Kaos(karmaşa) ortamına girilmesine asla taraftar olmam. Böyle bir kargaşadan ancak bulanık suda balık avlamaya çalışan fırsatçıların işine yarar.
Kayseri’de süren küçük meclis toplantılarının benzeri Diyarbakır’da oluyor mu ve siz bu toplantılarına katılıyor musunuz?
Daha yeni olduğumuz için, henüz biz o toplantılara davet edilmedik? Gideceğim toplantıda inandıklarımı en açık bir şekilde ifade etmek isterim.
Eğitimde birlik derneğinin Kayseri’de başlatmaya çalıştığı üstün zekâlı çocuklara eğitim projesi var. Böyle bir çalışmayı düşünür müsünüz?
İnsanın aziz olduğunu bilmek zorundayız. Bütün insanları kucaklamak zorundayız. Böylesine elit bir zümreye hitap eden bir çalışmayı doğru bulmuyorum.
Ama bu elit olmaktan ziyade özel eğitim gibi bir şey değil mi?
Eğer bu çalışma yapılacaksa, yardıma muhtaç zekâ seviyesi düşük çocuklara uygulanmalı. Bizim inançlarımız bunun daha doğru olduğunu söyler.
Peki, okul çağındaki çocuklara yönelik ders dışı bir faaliyet olarak düşündüğünüz bir çalışma var mı?
Daha önceden toplumsal adalet ıslah derneği başkanlığını yürütürdüm. 250’ye yakın öğrenciye 20 kadar gönüllü öğretmenin çabası ile okul dışı spor, eğlence, akademik destek ve İslami değerler biçiminde eğitime destek faaliyetimiz oldu. Artık sendikamız bünyesinde akademik destek mahiyetinde çalışmaları yapmak bizim hedeflerimiz arasında.
Emek platformuyla ortak hareket etmeyi düşündünüz mü?
Siyasi rant amacıyla yapılan hiçbir faaliyete dahil olmayacağız. Siyasi çıkar amacı gütmeyen milletin faydasına inandığımız eylemlere katılır. Bu şu anlama gelmesin: Her çağıranın da ardına düşmek değil toplumun ortak yararını gözetmek bizim temel ilkemizdir.
Doğu illerinde bağımsız milletvekili adaylarının adaylıklarını YSK’nın iptalinden sonra yapılan sokak çatışmaları için söyleyecekleriniz nelerdir?
Bu eylemler asla tasvip edilemez. Çapulculuk faaliyetini asla doğru bulmuyoruz. Bankalara, okul, dernek gibi kamu yararına iş gören kurumlara saldırı yapanlar, çapulculuk derdine düşenlerin işidir. Bu olaylar yaşadığımız bölgedeki güzel işlerin görülmesine gölge düşürüyor. YSK’nın aldığı karar sonrasında çıkan olayları tertip eden BTP yada bir başkası önemli değil, böylesine çirkinliklere karşı başta onların önlem alması zaruridir.
YSK’nın kararını iktidar partisine mal edilmesi, ahlak ve vicdana uymayan bir gerçektir.
Kayseri’den başlayan gönüllü kültür teşekküllerinin başlattığı gönül köprüsü adında yaptığı ziyaretler anlam kazanması hakkında neler söyleyebiliriz?
Kayserili, Diyarbakırlı, Tokatlı, Adanalı, İzmirli diye bir ayrıma gitmek çok yanlıştır. İnsanın değeri taşıdığı vicdan ve ahlakla yani öz insan dünyası ile anlıyorum. Kayseri milletinin mütedeyyin dini değerleri seven olduğunu biliyorum. Kayseri’deki STK’ların doğu-batı buluşması adında gerçekleştirdiği çalışma çok anlamlıdır. Hiçbir zaman muhabbetin umudu yeşerteceğine inanıyorum. “Barış ve kardeşlik adına yapılan bütün çabalar çok güzeldir”
Bu faaliyetten rahatsız olanlar var mı?
Onlara canları cehenneme demek gerekmez mi? Bu soruyu ben sorayım. Millet birbirini anlamaya, tanımaya, ziyaret etmeye çabalarken etrafa nefreti saçmaya çalışanlara ne demeli? Milleti Türk-Kürt ayırmıyorum İbrahim Milletinin bir parçasıyız. Biz birbirimize kucak açmayı unutmadan, yarınlara bakmayı unutmayalım.
Bir elmanın iki yarısı gibisinden kardeşlik edebiyatının sona ermesi gerekir. Adaletin ihdas edilmesi yegâne gerçektir. Ulus-laik devletin tek ulusun varlığından başkasını yok sayan mantığı ile bu işlerde yürüyemez. “İslam ve insan kardeşliği esastır.”
Diyarbakır’ı ben çok sevdim. Bu güzel şehirden Kayseri’ye iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Özgür Eğitim-Sen’e başarılar diliyoruz. Özgürlük ve adalet çizgisinin korunmasını dileriz. Hep beraberlik, birimizi farkıyla anlayarak mümkün olur.
Şunu da söylemeden geçmeyeyim. İstikbal Mobilya Diyarbakır’a büyük bir yatırımda bulunacağını öğrendik. Buna benzer yatırımda bulunacak işadamları burayı unutmasın.