Bir ay kadar önce idi. Yüklü bir kamyon yanlışlıkla şehrin merkezine girmiş, hatasını anlayınca da kenar mahalleden çıkış yolu arıyordu.
Bu arada haber vermiş olmalılar ki, bir trafik polisi ekip arabası ortaya çıktı ve hemen anonsa başladı. Sertçe; falan plaka “SAĞA YANAŞ EVRAKLARINI GETİR” diye.
Sert sesi duyunca olaya dikkat kesildim. Sağa baktım arabalar park ettiği için yanaşacak yer yoktu. Kamyon şoförü mecburen ikinci sırada da olsa otomobillerin yanına park edip ileriye geçip bekleyen trafik arabasına doğru ilerledi.
Bu olay beni yıllar öncesi başımdan geçen bir hadiseye götürdü. Farkında olmadan otomobilimle giriş yaptığım bir cadde de trafik arabası duruyordu, beni sağa yanaştırıp evraklarımı istemişti. Görevli memura evraklarımı teslim edip ne yapmak istediklerini sorduğumda ceza yazacağız demişti. Bende mesleğimin öğretmenlik olduğunu hata yapan öğrencilerime hatasını söyleyip, birkaç defa ikaz etmeden ceza vermediğimi söylediğimde, ilgili memur peki hocam bu defa hatırlatıyoruz, ama bir daha giriş yasağı olan caddelere, sokaklara dikkat et demişti. Bende memnuniyetle evraklarımı alıp ayrılmıştım. Zaten prensibim icabı gece-gündüz trafik kurallarına uyan ve uyulmasını isteyen bir vatandaş olduğum için bu muameleden memnun kalmış ve ilgili memura teşekkür etmiştim.
İnsanımız sürücü veya yaya olarak dikkatsiz ve dalgın olduğu zamanlar olabiliyor. Eğer trafikte her hata yapanı sert bir üslupla sağa yanaş, evraklarını getir deyip ceza yazacak olur, hiçbir uyarı yapmadan ceza yazılır ise düşünün bu insanın ruh halini. İlgili polise, Jandarmaya nasıl bakar.
Sahi! trafik polislerinin ilk görevi ceza yazarak korkutmak mı? Yoksa yanlış yapan sürücü ve yayaya şehrin veya bölgenin acemisi veya yabancısı olanlara yardımcı olmak mı? Korkulmayan, başvurulup yardım istenen görevliler imajını verebilmek mi?
Küçükken çocuklara büyüyünce ne olacağı sorulunca, asker veya polis olacağım diyenlerin sayısı oldukça fazla oluyor. Sanırım toplumumuzun genlerinde var. Emreden, durduran, hizaya getiren ve döven insan olmak. Bu çocuklar Sağa yanaştırıp ceza yazan bu tip trafik polislerini görünce, onları kendilerine idol olarak mı seçiyorlar diye düşünüyorum.
Hâlbuki hep söyleriz. Polis ve asker korkutan olmamalı. Verdiği vergilerle rızıklarını temin ettiği millete tepeden bakıp, emirler yağdırıp, hizaya getirilecekler olarak görmeyip, başvurulan yardım istenen ve örnek alınan görevliler olmalılar. Ülkemizin bazı bölgelerinde askerimize ve polisimize vatandaşlar rakip olarak bakıyor ve öyle görüyorlarsa bu kanaatin oluşmasında polis ve askerimizin verilen yetkileri yanlış kullanmalarının katkısı var diye düşünüyorum.
Elbette sözüm tüm trafik polisleri, emniyet yetkilileri ve askerlerimize değil. İşlerinde saygı duyulan, örnek alınan istisna görevlilerimizde var. Bunları tebrik ediyorum. Ama hiçbir trafik ve emniyet görevlisinin ilk görevi vatandaşa emirler yağdırmak, hata yapması için beklemek ve hata yapanı hiçbir uyarıda bulunmadan anında cezalandırmak olmamalı diyebiliyorum.
Bugün güvenlik görevlileri ile ilgili hizmet veren Polis meslek okulları ve polis akademileride daha kaliteli, daha kültürlü ve görevini iyi yapan görevliler yetiştirmek için çaba sarf ediyorlar diye biliyorum. Ama demek ki hala yetmiyor. Yanlışlarımız ve eksilerimiz devam ediyor.
Öyleyse daha fazla eğitim, daha fazla staj, daha fazla okuma alışkanlığı, halkın psikolojisini ve sosyolojisini bilmek için halk içinde uygulama pratikleri yapmak gerekiyor. Unutmayalım okumayan, yazmayan, haber dinlemeyen, toplumda olup bitene duyarsız kalan güvenlik görevlileri ve diğer görevliler her zaman eksiktir ve hatalı davranışın adaylarıdır.
Unutmayalım insanlarımız ve toplumumuz her türlü hizmetin en iyisine layıktır. Amir ve memurlarımız ile halkımız despot alışkanlıklardan vazgeçmeyi başarabildiği oranda, birbirimize güven ve yardımlaşmamız daha iyi bir noktaya gelecektir.
|