BAKAN YILDIZ’IN REGAİP KANDİLİ MESAJI | SELÇUKLU EVİ’NDE SONA DOĞRU | İL HALK KÜTÜPHANESİ MÜDÜRLÜĞÜ KULLANICILARINA MÜZEKART HEDİYE ETTİ | KÜÇÜK BEBEK BEŞİĞİNDE ÖLÜ BULUNDU | KAYSERİ’DE TRAFİK KAZASI: 3 YARALI
Ana Sayfa Künye İletişim İhbar Hattı Gazete Manşetleri Sitene Ekle 25 Mayıs 2012, Cuma  
Karakter Boyutu: 101214
HİLFU’L FUDUL ve MEDİNE VESİKASI

Mustafa Delice yazıyor...

mustafa_delice38@hotmail.com

1 Haziran 2011 Çarşamba

Tahsil, iş ve emeklilik hayatımda çok okumanın bana verdiği şevkle bilgi dağarcığıma yeni bir şey eklemenin daima çabasında oldum. Her yeni bir gün farklı bir kitap okumanın cesareti beni çok şeyler öğrendiğimi zannetmeme ve bu zan da beni hataya sevk ediyordu. Gönüllüsü olduğum Mazlum-Der camiasında insan hakları temelli tüm konular ilgimi çekmiş, bu alanı öğrendikçe de bilgi açlığımın farkında olmamı sağlamıştı. Bu konulardan ikisinin, üzerinde çok okunması ve paylaşılması gerektiği kanaatiyle haddim olmayarak siz değerli okuyucularla paylaşmak istedim.Ana başlığıyla konulardan biri “HİLFU’L FUDUL” diğeri ise “MEDİNE VESİKASI” dır.
Hilfu’l Fudul; İslamiyet öncesi Mekke’de Arapların yaptığı ve Peygamber efendimizin Peygamber olmadan önce 20 yaşında iken attığı bu imzanın kıymetini göstermek için “Abdullah b. Cudan’ın evinde yapılan and’da bende bulundum. Bence o and; kırmızı tüylü bir deve sürüsüne malik olmaktan daha sevimlidir. Ben ona İslam devrinde bile çağrılsam icabet ederim” demiştir. Gelelim Peygamber efendimizin çok kıymet verdiği antlaşmanın içeriğine:
 Fil olayının 20. Yılında Mekke’de hiçbir yabancının can, mal ve namus güvencesi kalmamıştı. Tüccarların malları alınıp ücreti ödenmez, Hac için gelenlerin namuslarına zarar verilir, kimsenin itirazı olmazdı. Bu zamanda Yemen’den bir tüccarın getirdiği malı alan As b. Vail aldığı malın karşılığını ödemez. Bunun üzerine Yemenli tüccar Ebu Kubeys dağına çıkıp uğradığı zulmü Mekke halkına şiir olarak ifade eder. Bu durumdan rahatsız olan Peygamberimizin amcası Zübeyir; Mekke’nin ileri gelenlerinden Haşim, Muttalip, Zühre, Esed, Haris ve Teymoğullarının ileri gelenleri ile Abdullah b. Cudan’ın evinde toplanırlar ve hakları alınıncaya kadar Mazlumların yanında olmaya karar verilir. Bu anlaşma yapılırken, ortaya konan kokulu bir çanağa herkes birer-birer kalkıp ellerini batırıp; “ Vallahi bundan böyle Mekke’de yerli olsun, yabancı olsun zulme uğramış hiç kimse kalmayacak, zulme meydan vermeyeceğiz. Mazlumlar zalimlerden haklarını alıncaya kadar mücadele edeceğiz. Hıra ve Sebir dağları yerlerinden silinip gidinceye, Kâbe’ye İstilam İbadeti ortadan kalkıncaya kadar bu ahdimizde sebat edeceğiz” diye and içtiler. Antlaşmadan sonra imza atanların tamamı As b. Vail’in kapısına dayanıp Yemenli tüccarın hakkını almışlardır. Anlaşmaya imza atanların ölümü ve yeni kişilerin alınmaması ile Hilfu’l Fudul son bulsada yıllarca sonra bile adı zalimleri korkutmaya yetmiştir. Bu önemli anlaşma Mazlum-Der derneğinin kuruluş felsefesi olmuş, her daim özüne sadık kalınmıştır.
 Bir diğer önemli konu ise Medine Vesikası’dır. Peygamber efendimizin Medine’ye Hicret’inden 1 (Bir) yıl sonra Medine Vesikası hazırlanmıştır. O yıllarda Medine’de Müslümanlar, Yahudiler ve Müşrik Araplar yaşamakta idi. İşte bu farklı insanların bir arada sorunsuzca yaşamalarının sağlanması için Peygamber efendimiz önce Medine’nin nüfusunu saydırdı. Sonuç’ta 10.000 kişinin yaşadığını, bunlardan 1.500 kişinin Müslüman, 4.000 kişinin Yahudi ve 4.500 kişinin’de Müşrik Araplardan oluştuğu ortaya çıktı. Önce Ensar ve Muhacir ailelerin başkanlarının katıldığı bir Meclis toplanarak Medine Vesikasının ilk 23 maddesi tespit edilip yazılı hükme bağlandı.
 Bundan sonra Müslüman olmayan insanların liderleri ile Enes’in evinde toplanıp istişare etti ve sonucunda yeni bir şehir-devlet yapısı üzerinde anlaştı. Devamında yeni Devletin Anayasası olarak Medine Vesikası yazıldı ve onaylandı. Orijinal halinde 52 maddeden oluştuğu bilinen Medine Vesikası, Avrupa diline çevirisinde 47 maddeye düşürülmüş, ilk 23 maddesi Müslümanlarla ilgili konularda, 24-47 maddeleri arasındaki maddelerde Yahudilerle ilgili konuları ele almaktadır.
Medine Vesika’sı hakkında bilinenler; Enes b. Malik’in ifadesinde Medineli Müslümanlar ile Kureyşliler arasında evimde karşılıklı söz vererek bir sözleşme yaptılar. Bu sözleşmeyi ilk defa kaydedende Muhammed İbn. İshaktır.(öl. Hic.151) Medine Vesikasına günümüzde Anayasa ismini vermek en uygun olanıdır. Medine vesikası ilk İslam Devletinin Anayasa’sı olduğu kadar yeryüzünde de ilk yazılı Anayasa olma özelliğide mevcuttur.
 Medine İslam Devletinin Anayasası o günün şartlarında benzeri bulunmayan, farklı dinlere mensup insanların bir arada yaşamasının nasıl mümkün olduğunu gösteren bir belge sayılır. Aynı zamanda Medine Vesikası; Medine’de yaşayan farklı dinlere mensup insanlar açısından hükmedici değil katılımcı temelinde bir toplumsal projedir. Burada yaşayan Müslümanlar Yahudiler ve diğerleri; özgür ve güven içinde olup kendi dinlerini tebliğ edebileceklerdir. Buradan yola çıkarak, Peygamber efendimiz Medinelileri bir araya toplayıp; “Dışarıdan gelecek tehlikelere karşı devlet olalım ve Medine’yi müşterek müdafaa edelim” teklifi kabul gördü ve 52 maddelik anlaşmayı dikte ettirerek konfederatif bir devlet kurdu. Peygamberlik sıfatının yanında Devlet Başkanlığı sıfatıda aldı. Medine Vesikası içeriği Medine’de; birliği, yardımlaşmayı, adalet ve eşitliği kapsıyordu. Bu belgeye sımsıkı bağlanıldığı ve uygulandığı içinde Medine Devleti kuvvetli ve sağlam temeller üzerine kurulmuş oldu. Bu vesikayla Müslümanlar, Yahudiler ve müşrik Araplar arasında ortak savunma anlaşması yapılmış, birbirlerinin dini yaşantılarına karışmamaları garanti altına alınmıştır.
Değerli okuyucularım; İnşallah öğrendiklerimi sizlerle paylaşmamın bir nebze’de olsa bilgi dağarcığınıza katkı sağlayacağına ümit etmekteyim. Sizleri Allah’ın en güzel selamı ile selamlayarak satırlarıma son veriyorum.
 Allahaısmarladık

 

Bu yazı toplam 1739 defa okunmuştur
 
Yazarın Tüm Yazıları

MARKALAŞMA 280 okunma 05 Nis 2012

GECE TARİFESİ 542 okunma 27 Şub 2012

BÜYÜK BİRLİK CAMİASINA HAYIRLI OLSUN 450 okunma 02 Şub 2012

NEFSİ MUHASEBE….. 518 okunma 10 Oca 2012

AĞAÇTAN SOFRALARA ZEYTİNYAĞ 720 okunma 30 Kas 2011

DAVAMIZ İLAY-I KELİMETULLAH 802 okunma 12 Eki 2011

BÜYÜK BİRLİK PARTİSİNE İNANANLAR AYRIŞMAYI DEĞİL BİRLEŞMEYİ İSTİYOR 863 okunma 02 Ağu 2011

HİLFU’L FUDUL ve MEDİNE VESİKASI 1739 okunma 01 Haz 2011

SIĞINMACI VE MÜLTECİLERİ NE KADAR TANIYORUZ! 1314 okunma 25 Nis 2011

MÜLTECİLERE ŞEFKAT EVİ 1549 okunma 27 Şub 2011

GARANTİ İŞLER! 967 okunma 16 Şub 2011

BAŞÖRTÜSÜ MÜKELLEFİYETİ 532 okunma 28 Oca 2011

İŞ HAYATINDAKİ BAŞÖRTÜSÜ AYRIMCILIĞI 1934 okunma 24 Ara 2010

KAMUSAL ALAN ve HAK İHLALLERİ 925 okunma 26 Kas 2010

SAĞLIK NİMETİ 935 okunma 27 Eki 2010

HİZMETİN LÜTFU 872 okunma 24 Ağu 2010

AİLE İÇİ İLETİŞİM 1170 okunma 11 Ağu 2010

GÖREMEYENLERE GÖZ OLABİLİR MİSİNİZ? 661 okunma 04 Ağu 2010

EŞLER ARASI İLETİŞİM 2935 okunma 28 Tem 2010

SAHİPSİZ ŞEHİR “BEYAZŞEHİR” 1400 okunma 27 Tem 2010

YAŞANAN FİYASKO 533 okunma 14 Tem 2010

AKDAMAR ADASI 572 okunma 07 Tem 2010

KATLİAMIN YILDÖNÜMÜ 5 TEMMUZ 1077 okunma 30 Haz 2010

12 EYLÜL RÖVANŞI MI ? 500 okunma 23 Haz 2010

UNUTULAN BELDE ( DOĞU TÜRKİSTAN ) 592 okunma 16 Haz 2010

YÜZLEŞME 563 okunma 09 Haz 2010

HÜSRAN.... 932 okunma 02 Haz 2010

KANAYAN YARAMIZ MESCİD-İ AKSA 1216 okunma 26 May 2010

GÖNÜLLERİMİZİN PASI SİLİNDİ -2 1405 okunma 19 May 2010

GÖNÜLLERİMİZİN PASI SİLİNDİ 1138 okunma 12 May 2010

DİNLERİN VE MEDENİYETLERİN BULUŞTUĞU KENT DİYARBAKIR ( 2 ) 1265 okunma 05 May 2010

DİNLERİN ve MEDENİYETLERİN BULUŞTUĞU KENT "DİYARBAKIR" 1070 okunma 28 Nis 2010

AHİRET İÇİN Mİ DÜNYA! DÜNYA İÇİN Mİ AHİRET! 1042 okunma 21 Nis 2010

OHHHH NE SOYULMA! 812 okunma 14 Nis 2010

MAZLUM-DER den KÜLTÜR ETKİNLİKLERİ 653 okunma 07 Nis 2010

ÇANAKKALE RUHU 1214 okunma 02 Nis 2010

DAVUD EL-KAYSERİ 1535 okunma 24 Mar 2010

YAŞADIĞIMIZ ŞEHİR KAYSERİ ! 919 okunma 17 Mar 2010

ANA GİBİ YAR-BAĞDAT GİBİ DİYAR OLMAZ ! 1145 okunma 10 Mar 2010

 
  PAYLAŞ: Google  |    Facebook  |    Twitter  |    Digg  |    Del.icio.us
 
           
 
 
Toplam ( 0 ) adet yorum yapılmıştır  
Bu yazıya ilk yorumu yapmak için tıklayınız
 
Mehmet UĞURLU Mehmet HOCAOĞLU
Faruk AYDEMİR Erkinbeğ UYGURTÜRK
Mansur T. TAŞÇI Osman Gerçek
İhsan Görücü Cengiz TAŞTAN
Kuddusi AVCIL Dr.Mustafa Işık
Süleyman Yaşar Nihat Kaşıkçı
Ahmet Taş Mustafa Delice
Kemal DEMİRCİ Mevlüt Güllü
Muallim Ayhan M.Fatih DERVİŞOĞLU
Yasin Efe Alkan Arkeolog Mustafa Öztürk Olgun
Halit Şimşek Halk Filozofu Ömer Çolakoğlu
Sami Paksoy
Kayseri´de İki Cinayet(3637)
Kayseri Şeker Davasında 8 Tahliye(2940)
Kayseri Terminali Satılıyor(2418)
Bu Ne Biçim Proje?(2235)
Pınarbaşı´nda Cinayet(2158)
Kayseri´nin Vergi Rekortmeni İmamoğlu(2018)
Korkunç Kaza: 5 Ölü(1988)
Eğitimcilerden Ortak Tepki(1)
Kayseri´de İki Cinayet(2)
 
Kayseri Gündem Gazetesi      BİZE YAZIN | ANASAYFAM YAP | SIK KULLANILANLARA EKLE | KÜNYE | GAZETE MANŞETLERİ

Sahabiye Mah. Ahmet Paşa Cd. Sunullah Bey Apt.Kat: 4 No: 10 KAYSERİ
Tel : (0352) 222 32 64 - 232 11 98
Telefax : 222 19 29


Abdullah Gül
Mehmet Özhaseki
Kayseri
Kayseri Haber
Kayseri Haberleri
Kayseri Gündem
Kayseri Büyükşehir Belediyesi
Kayseri Valiliği
Kayseri Milletvekilleri
Erciyes
Tekir Yaylası
Kayseri Meydan
Kayseray
Sultan Sazlığı
Kapuzbaşı Şelaleri
Yamula Barajı
Kayseri Kalesi
Kapalı Çarşı
Pastırma
Kayseri Mantısı
Kayseri Sucuk
Kayseri Yemekleri
Kayseri Özel Hastaneler
Erciyes Üniversitesi
Melikşah Üniversitesi
Kayseri Emniyet
Kayseri Asayiş
Kayseri Milletvekilleri
Sadık Yakut
Taner Yıldız
Mustafa Elitaş
Yaşar Karayel
Ahmet Öksüzkaya
Sabahattin Çakmakoğlu
Mehmet Şevki Kulkuloğlu
Mahmut Cabat
Süleyman Korkmaz
Enver Özdemir