2007 Seçimleri çok önemliydi. Türkiye’de bir mihenk taşıydı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri muhtıra ve 367 baskıları ile yapılamamıştı. Eşi başörtülü olan hemşehrimiz Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmaması için adeta 7 düvel bir olmuş her oyunu denemişlerdi. Cumhurbaşkanlığına Gül oturunca ne olacaktı? Türkiye’de bir dönüm noktası olacaktı. İşte 2007 seçimleri bu açıdan çok önemliydi. Milli iradenin tesisi için önemliydi. Osmanlı bakiyesi Türkiye ya dönemeçten dönecek ya da dönemeyecekti. Millet bunun bilinciyle sandıkları doldurdu.
Geçen yıl yapılan referandum da çok önemliydi. Memleketin hedefe kilitlenmesi için çok önemli bir kilometre taşıydı. Bu bilinçle milletimiz yine sandıkları doldurdu.
Şimdi final niteliğinde bir seçimin arifesindeyiz. Çıkılan yolda hedefe varılması için, Türkiye’nin büyük değişimini sağlamak için, yeniden güzel yarınlara kavuşmak için, yeni bir Türkiye yeni bir anayasa için son derece önemli bir seçim bizi bekliyor.
Ya Türkiye şimdiye kadar kendisine ayak bağı olan, tabiri caizse pranga olarak vurulan büyük sorunlarını çözecek ve ayağa kalkarak özgürleşecek, gelişecek, büyüyecek, özgür ve bağımsız olacak. Başta terör belasını sonlandıracak, Pazar olan ülke değil üreten Türkiye olacak, milli savunma sanayi, milli uçak, milli otomobil üretip dünya devlerinin yanında yer alıp ben de varım arkadaş diyecek. Küresel bir oyuncu olacak.
İşte bunu gören iç ve dış güçler bu seçimin ne kadar önemli olduğunu görüp strateji üzerine strateji geliştiriyorlar. Onlar istiyorlar ki Türkiye sürekli bize muhtaç olsun. Türkiye bizim için Pazar olsun. Türkiye emir veren değil emir alan ülke olsun. İpler bizim elimizde olsun istediğimiz zaman iplerini çekelim diyorlar.
Evet bu yüzden 12 Haziran seçimlerini bir muazzam seçim olarak görmek lazım. Tüm dünyanın gözleri üzerimizde. Acaba Türkiye’de seçimin sonucu ne olacak diye merak ediyorlar. İngilizi de Amerikası da, Rus’u da Fransızı da hatta Almanı da pür dikkat kesilmiş Türkiye’deki seçimlerin sonuçlarını bekliyorlar. Eğer iktidar partisi biraz oylarını ve vekil sayısını düşürürse onlar rahatlayacaklar. Tamam istediğimiz gibi oldu, Türkiye kendi başına bir iş yapamaz, bize muhtaç kalmaya devam edecek diyecekler. Ama üçüncü kez oylarını daha da yükselterek iktidara gelirse bu onlar için memnun edici bir haber olmayacak. Türkiye kafa tutmaya kalkışacak diye düşünecekler. Bunun için elbette B planlarını da hazırlamış durumdalar. Güzel ülkemizi zayıflatmak ve sorunlarını tek başına çözemez duruma getirmek için yine planlarını başta terör örgütü üzerinden yürütecekler. İçeriden terör yandaşları vasıtası ile oyunlar kuracaklar. Küresel sermayeleri manipülasyon ve spekülasyon oynamalar yapacaklar. Ama Türk milleti tek bilek tek yürek olursa, ayağındaki prangaları çözerse, ilk defa tarihte sivil bir anayasa yapılırsa işte ülkemiz o zaman büyük bir atağa kalkacaktır.
Ben diyorum ki öncelikle kendi şahsıma gelin küçük hesaplar yapmayalım, gelin kişisel önyargılar ve bireysel bazda düşünmeyelim. Çok büyük bir fırsat önümüzde. Milletimizi düşünerek karar verelim. Ülkemizin büyük bir sıçrama yapması için doğru karar verelim. Özlediğimiz altın neslin yeniden gelmesi için kişisel sorunlarımızı bir yana bırakalım ve tarihi yükümlülüğümüzü yerine getirelim. Muazzam seçime hazır mıyız?