Çalışmak insan için vazgeçilmez bir görevdir.
Tolstoy göre “Çalışmak, hayatın en önemli şartıdır. İnsanlar mutluluğa ancak bununla ulaşırlar.”
Alexander Von Humboldi ise görüşlerini şöyle ifade ediyor,
“İnsan için yemek, içmek kadar önemli bir konuda çalışmaktır.”
Hayatın her basamağında var olan bu sorumluluk, insanın her yaş döneminde omzuna yüklenmiş bir vazifedir.
Bu görevden kaçış yoktur. Sürekli yerine getirilmesi gerekir.
Zor gibi görünen bu sorumluluk, insanı insan yapan bir değerdir.
Evde, işte, okulda, kışlada, her yerde, bu eylemi yerine getirmek, insani değerlerin kazanılmasında en başta gelir.
Çalışmak bir kazanım olduğuna göre çalışkan olmakta, kazanım için atılan ilk adımdır.
İçten atılacak güçlü bir adımın getirisi, mutlaka güzel olacaktır.
Sonuçta bu adım, başarı getirecektir, sevgi ve saygı getirecektir.
Yaşamda çalışmayana, çalışkan olmayana avare derler.
Tembel diye de adlandırılır.
Türk Atasözü Tembele, “Kapını ört” demişler. “Yel eser örter” demiş.
Bir başka atasözümüz “Devekuşu yüke gelince Kuşum, uçmaya gelince Deveyim der.”
Hiçbir insan mazeret bulmada, tembel insan kadar başarılı değildir.
Tembelin her işe hazır bir mazereti vardır.
İnsan hayatta kolayı değil zoru seçmelidir.
Unutmayalım kaçırılan bir fırsat için sürekli yakınmakta doğru değildir.
Tagore’ye göre “Güneşi kaçırdım diye ağlarsan, yıldızları da göremezsin.”
Kaçan bir iş için dövünmek doğru değildir. İnsana acı verir.
Bu düşünceden çabucak kurtulmakta insana yakışandır.
Etrafınıza bakınız, neler görecek ve nelere şahit olacaksınız.
Önemli olan herkes tarafından kabullenen doğru seçenekleri, doğru yerde kullanmaktır.
Çalışırken iş başında, nerede olursa olsun, doğruyu, güzeli, mükemmeli yapabilmek için güç ve enerji sarf etmektir.
Nerde olursa olsun, en güzel işi sen yap, söylemini hatırlarsınız.
Doğru yapılan işe kim ne desin?
Zaten önemli olan doğru işi, doğru zamanda, doğru yerde, yapmak değil mi?
Etrafını göremeyen insanlarımız bir iş yapacağı zaman, bana ya da bize kim yardım edecek? diye yakınır durur.
Önemli olan ise bir işe yürekten sarılmak değil mi?
Kısır döngü, baş döndürür.
Yapılan, ortaya çıkan güzel bir eser de baş döndürür.
Etrafında şaşkınlık ve hayret uyandırır.
Önemli olan bu durumu yakalamaktır.
Bir şeyler yapmak isteyen insan, işe önce kendi başlamalıdır.
Unutmayınız ki atılan ilk adım, başka adımların atılmasına da öncü olacaktır.
Uzak görünen elle tutulacak ve mutluluk verecektir.
Cesaret olmasa, azmin getirisini tartışabilir miyiz?
Bir atasözümüz der ki “Dağ ne kadar yüce olursa olsun, yol üstünden aşar.”
Aşılmaz görünen engel günü ve saati geldiğinde mutlaka aşılır.
Ulaşılmaz görünen hedefe yakalanır.
Doğru zamanda, doğru yerde, çalışkan insanlarca alınan kararlar, mutlaka kazanım olarak geri dönecektir.
Unutmayalım, zaten milletimizin temel özelliklerinden biri de zeki ve çalışkan olmasıdır.
Yaşamak için çalışmak şart ise mücadele kaçınılmazdır.
Biz ne diyelim!
Bu eylemi yapacak ve uygulayacak olan sizsiniz.
Karar sizin, ister çalışkan olun, ister çalışın.