“EY İMAN EDENLER! KENDİNİZİ VE ÇOLUK ÇOCUĞUNUZU YAKITI İNSANLAR VE TAŞLAR OLAN CEHENNEM ATEŞİNDEN KORUYUN”Tahrim 6
Resmi ve gayri resmi basın yayın organlarında sürekli işlenen bir replik var;”Haydin çocuklar aşıya”denir orda. Pozitifist yani dini inancı ve dinsel olan tüm inanç, eylem ve söylemle savaş halinde olan bir sekülerist için tek sıhhat bulması gereken insan cüssesidir doğal olarak. Pozitifist/laik bir oluşumun yanında veya dünyasında ruhtan, manadan, ruhun gıdası ve sıhhattının elzemliğinden bahsetmek; kapıda yatan çoban itine Emile Zola’dan, Balzaktan veyahut Nasrettin Hoca Efendimizden parçalar okuyup anlamasını beklemek kadar abes bir şeydir ama, insan sevinen, üzülen, ağlayan, gülen, haykıran, taşan, durulan ve akla hayale gelmeyen hareketleri ruhundan gelen gazla yapan anti pozitifist, ruhun ve mananın tesirinde olan bir homo sapien dir. Homo sapiene itiraz edemezler çünkü taptıkları ligin filozoflarının lakırdısı.Asıl sıhhata ve afiyete ihtiyacı olan insan kalbi ve ruhi ontolojisi değil mi?
BİMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM’İ ÖĞRENSE YETER…ONDA “RAHMANİYET”ve “RAHİMİYET” VAR…
Değerli annelerden ve kıymetli babalardan yazılarımızı izleyenler anlatacağım kıssayı bilirler.. Her okul kapanıp cami Kur an Kurslarının açılma sezonunda satırlara zevkle dökerim o kıssayı. Yine yazacağım ve işe yaradığı için sağ oldukça Allah CC yazdırırsa yazacağım zira kolaylığı, anlaşılırlığı ve akılda kalıcılığı ile diğer pek çok bilgiyi içermektedir..Din işi, Kur an ve kutsal kitap işi subjektif olaydır. Onu, taraftar olan, iman eden ve Allah ına teslimiyetle merbut olan seçkin yüce kullar okur, dinler ve gerekli ritüelleri uygular…Aksi kulvarda hayat süren leş kargaları ya da kubur faresi hayat denen hayatta devinenlerin gülüp geçtiklerine şahit olmuşuzdur en kıymetli şeylere…neyse…Ordan buradan onay bekler gibi oluyor fazla lafa gerek yok kıssamızı her halde “Tezkiret-ül Evliya”kitabından okumuştum. Yazarı, Yazıcıoğlu Ahmet Bican Efendi.
“Musa a.s, havarileriyle irşat seyahatine çıkmış. Diyar diyar, belde belde gezip vaaz edip nasihat verirlerken bir karyeye uğrarlar. Köyün girişinde olan mezarlığa uğrayan Musa a.s ölülere dua okur ve orda yatan birinin kabrinde uzun süre bekler ve ağlar. Havarileri geride bekler ve Allah ın elçisinin diğer kabirlerde değilde özellikle o mezarın başında beklemesine ve ağlamasına anlam veremezler ama Allah ın elçisi olan yol arkadaşlarının bu işleri hikmete mebni yaptığını bildikleri için soru sormazlar ve yollarına, irşad ve nasihat işlerine gezip devam ederler.
Nihayet seyahatler ve ziyaretler bitip havarileriyle memleketine dönen Musa RUHULLAH a.s o çok dua ettiği ve ağladığı mezarlıktaki o mevtanın kabrine tekrar uğrayıp dua ettiğinde havarileri dikkat kesilirler ve izlerler. Musa as gülüyor, mutlu o ağladığı mezarın başında.. Dua faslı bitip yola koyulduklarında talebeleri Allah ın nebisine sorarlar.. Ya Musa! Ey efendimiz! Biz yolculuğumuzun ilk safhasında, seyahate giderken bu kabirde aynı mezarın başında çok çok dua edip rabbinize tazarruda bulunarak ağlamıştınız. Şimdi ise az evvel bizler merak ettik ve sizi dikkatle izledik aynı kabirde güldünüz, neşelendiniz ve mesrur ayrıldınız. Sebebi hikmetini sorabilir miyiz, dediler. Musa AS şu yanıtı verdi.
--Biz buradan geçerken Allah CC tarafından bana malum oldu ki”O zaman o mevta cehennem azabı çekiyordu, dünyadayken işlediği günahlardan dolayı. Şimdi varıp dua okuduğumda yine bana malum oldu ki; bu ölünün bu gün çocuğu Kur an a başlamış ve BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM i öğrenmiş ve o BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM hürmetine kabir azabı kalkmış, azaptan kurtulup rahata çıkmış BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM hüermetine. Ona sevindim, ondan mesrur olup güldüm”demiş.
KIZ ÇOCUKLARI SOYUP ÇIPLAK KIYAFETLERLE SOKAĞA SALMAYIN…YAVRULARI KUR ANSIZ BIRAKMAYIN
Geçenlerde yaşanan “Üç çocuk”sendromu sürekli beni üzmektedir. Medyanın tetiklemesiyle ahlak ve terbiyesini yitirmiş sapıtmış tipler aramızda yaşamaktadır. Asosyal tipler denen bu ahlaksızlar en ufak bir tetikleyici tahrik edici kıyafet veya hareketle ateşlenmeye hazır otamatik tüfekler kadar tehlikeli varlıklardır. Kız çocukları aşırı derecede süsleyen ve çıplar kıyafetlerle sokağa salan aileleri Allah göstermesin ama bu tür tehlikelerin beklediğini bilmeleri, eğer biliyorlar ve bilmemezlikten gelmiyorlarsa hatırlatmayı bir hocalık ve babalık vazifesi biliyorum ve diyorum ki çoluk çocuğunu sapıklara yem etmek istemeyen küçük büyük kızların sexüel kıyafetlerle soyup soğana çevirerek sokağa salıp milleti tahrik etmesinler. Ama sıcak çok sıcak, din iman da mühim değil derlerse sonucuna katlanır bu çağdaşlarımız. Sapıkı sapık yapan, ahlaklıyı ahlaksız yapan kıyafetlerle evlatlarını sere serpe çarşıya pazara vesaitlerin içinde gezdirenler eninde sonunda neyle karşılaşacağını bilirler..Bilmiyenlere de hatırlatırız. Allah hidayet din iman ahlak iffet nasip eylesin deriz..Ben az yazim sizler çok anlayın…Okuyan her zaman için yazandan ariftir.. Müşteri her zaman haklıdır gibi bir şey oldu ama olsun…Okuyucu her zaman beğenmeyebilir yazıyı..Beğenenlere selam olsun efendim…