Cumhuriyet döneminden beri Türkiye’nin problemlerinden birini Kürt sorunu oluşturmuştur.
1921 Anayasası ile ülkemizde yaşayan tüm etnik gruplar ,dini azınlıklar hariç, ülkenin asli unsuru sayılmış, Cumhuriyetin kuruluşunu müteakip yürürlüğe giren 1924 Anayasası ile ulus devlet uygulaması öne çıkmış, her etnik grup Türk sayılmak sureti ile ülkemizin doğu ve güney doğu bölgelerinde yaşayan insanlarımız devleti temsil eden basiretsiz yöneticilerin de yanlış uygulamaları sonucu istenmeyen muamelelere maruz kalıp kendilerini farklı görmüşler ve devleti rakip görmeye başlamışlardır.
Yaşanılan yerlerin isimlerinin halka sormadan değiştirilmesi, bölgenin inanç önderlerini yetiştiren medreselerin kapatılması, doğuştan kazanılan konuşma dilinin yasaklanması, kamu görevi almada gereksiz dışlama(basiretsiz yöneticiler eliyle) bu bölgenin aklı başında basiretli idareciler değil sürgün edilen idarecilerle yönetilmeye çalışılması, güvenlik gerekçesiyle bölge halkının istenmeyen muamelelere maruz kalması, dış mihrakların bölge ve bölge insanı üzerindeki hesapları gibi sebeplerle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizde, bölgede yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımız ülke için problemli bölge ve insanlar haline gelmiştir.
Bu bölgede 1984’te başlayan ve bu güne kadar 40 binin üzerinde bölge insanının ölümüne, trilyonlarca dolarlık milli servetin yok olmasına, farklı bölgedeki insanlarımızın bu bölge insanını,bu bölge insanının da faklı bölge insanlarını rakip görmesine sebep olan problemin çözümü ne yazık ki bu güne kadar mümkün olmadı.
Bu gün ülkemizi idare eden AK Parti hükümetinin uygulamaya koyduğu Demokratik açılım, Kardeşlik Açılımı ve Milli birlik açılımı gibi isimlerle de anılan açılım uygulamalarıyla problemin halli için ortaya koyduğu çalışmalarda son üç yıldır sivil toplum kuruluşları da inisiyatif almaya başladı.
Üç yıl önce TGTV’nin Diyarbakır’da düzenlediği konuyla ilgili istişare toplantısı, SDP’nin İstanbul’da düzenlediği toplantılar,Kayseri ve Bursa Gönüllü Kültür Teşekküllerinin bölgeye yaptığı ziyaretler ve sorunu bölge insanlarının oluşturduğu sivil toplum kuruluşlarıyla istişare etmesi, hep sivil inisiyatifin problemin çözümüne katkı amaçlı girişimlerdir.
2011 yılı başında ocak ayının son günlerinde Kayseri Gönüllü Kültür Kuruluşlarının da katılımıyla Bursa ve Diyarbakır Sivil toplum kuruluşları öncülüğündeki Diyarbakır Doğu Batı kardeşlik buluşması, 1 ve 2 Nisan 2011 günlerinde Doğu ve güneydoğu illeri ile orta Anadolu İllerinin Gönüllü Kültür Teşekküllerinin katılımıyla Kayseri Gönüllü kültür Kuruluşlarının ev sahipliğinde Kayseri’de yapılan Doğu-Batı kardeşiliği Kayseri buluşması, hep Kürt sorununun çözümü ve bölgeler arası kardeşliğin gelişmesi ve var olan problemin çözümüne birlikte katkı amaçlı girişimlerdir.
Buna ilave olarak Kayseri gönüllü kültür kuruluşlarının nisan ayı sonlarında Mardin ilinde Mardin sivil toplum kuruluşlarıyla ortaklaşa düzenlediği kutlu doğum programı,Anadolu platformuna bağlı kurumların Van’da yaptıkları Kürt Çalıştayı konuyla ilgili kayda değer faaliyetler idi.
Bu hafta sonunda 8-9-10 temmuz günlerinde Ankarada yapılacak Türkiye buluşmasında ülkemizin tüm bölgelerinden gelecek olan sivil toplum temsicileri, kanayan yaramız Kürt sorununu tekrar masaya yatıracaklar ve çözüm yollarını,çözüm yolları konusunda oluşacak kanatları TBMM ve yeni kurulacak hükümete ulaştıracaklar.
İllerden gelecek temsilcilerin iller adına yapacağı konuşmaların dışında, konu başlığı adalet,özgürlük ve kardeşlik temelinde Kürt sorunu ve çözüm önerileri olan birinci panelde
Mücahit GÜLTEKİN
Hamza KABULUT
Ayhan OGAN
Serdar BÜLENT YILMAZ
Turgay ALDEMİR ve
Mehmet GÖKTAŞ konuşmacı olarak katılacaklar.
İkinci oturumda ise
Prf.Dr.Hayri KIRBAŞOĞLU
Süleyman KURŞUN
Muhammed Zahir KARAKAŞ
Kazım GÜLEÇYÜZ
Ramazan KAYAN
Atasoy MÜFTÜOĞLU ve
Av.Bülent YILDIRIM konuşmacı olarak katılacaklar.
Her bölgeden davetli sivil toplum temsilcilerinin katılacağı programın,problemin çözümüne katkı sağlayacağı kanaatindeyim.
Kayseri gönüllü kültür Kuruluşları olarak farklı kurumlardan oluşan bir ekiple katılıp konuyla ilgili görüşlerimizi dile getireceğimiz Türkiye buluşmasının memleketimizin ve insanımızın hayrına vesile olmasını diliyor, emek verenlere teşekkür ediyor, emekleri zayi olmasın, ecirleri bol olsun diyorum.
|