Öyle demişti Kemal Kılıçdaroğlu. MHP’nin yemin edeceğini açıklamasından sonra televizyon ekranlarından MHP’ye taş atarak “biz arkadaşlarımızı satmayız. Onlar yemin etmeden biz yemin etmeyeceğiz. Gerekirse 4 yıl boyunca yemin etmeyiz” demişti.
Tüm Türkiye dün öğleden sonra saat 15.00’ten sonra CHP’lilerin yemin törenlerini izledi. Hatta Kılıçdaroğlu’nun yemin edeceğini açıklarken “ mili irade tecelli edecektir” demesine bir anlam veremeden. Neden Milli irade bir iki hafta önce tecelli etmiyordu da dün nasıl tecelli etti? Durup dururken, arkadaşları hapisteyken, onlar yemin etmemişken, arkadaşlarımızı satmayız demişken, ne değişti de yemin ettiler? Hiçbir şey değişmedi. Değişen sadece her zaman olduğu gibi CHP ve Kılıçdaroğlu oldu. Bir çark daha. Demek ki Başbakan bunların dönüp dolaşıp gelecekleri noktanın bu olduğunu bildiği için tükürdüklerini yalayacaklar demiş. Biz yolumuza devam ederiz, yemin etmezlerse etmesinler demiş.
Mutabakat meselesi de tam bir komedi. Sadece adı mutabakat. Sadece CHP’nin yemin etmesi istenen bir mutabakat. O mutabakat dedikleri bir sayfalık yazıda ne tutuklu vekillerin durumu ile ilgili ibare var, ne yeni yasal düzenlemeden bahsediliyor ne de başka bir şeyden. Demek ki bu işin bir bahanesi ve kırtasiye işlemiymiş. Çark yapılacakmış ama kırtasiye ihdas edilmesi gerekiyormuş.
CHP tek kelimeyle rezil oldu. Önce yemin etmedi, rest çekti, sonra baktı ki resti gören yok. Kimsenin umurunda değil. Sadece kendilerinin bankamatik vekil duruma düşmeleri haricinde hiçbir şey etkilenmiyor. Biraz naza çekmek istediler olmadı. Kimse nazlamadı. Toplumda bir tek CHP’ye tepkiler yoğunlaşmaya başladı. Hatta Avrupa’ya şikayete gittiğinde bile ona dediler ki bu tavır yanlış biran önce bu tavırdan dön. Dönecek ancak bir formül lazım. Cemil Çiçek iyi oldu dediler ve formül işlemeye başladı. Adına mutabakat koydular ve çıktılar yemin ettiler. Bir çark daha ettiler. Arkadaşlarımızı satmayız dediler ama hiç de öyle olmadı. CHP kendi ayağına sıktı, kendini kilitledi. Açana kadar da hal geldi başına. Eğer iktidar partisi yok deseydi onların işi daha da vahimdi. Gene ki olumlu tavır takındılar. CHP’ye karşı alacaklı duruma geldiler.
Büyük lokma ye ama büyük konuşma derler atalarımız. 4 sene boyunca yemin etmeyeceğiz derseniz dört gün sonra yemin eder sonra rezil olursunuz. Arkadaşlarımızı satmayız deyip bir başka partiye taş atarsanız siz de arkadaşınızı satmış duruma düşersiniz. Ufuktaki tehlikeyi gördüler. Bir ay kadar yemin etmeselerdi tümden kamuoyu ve gündemden düşecekler iyice erime sürecine gireceklerdi. Bunu gördüler. Zararın neresinden dönersek dediler ve döndüler. Bu da onlara iyi bir ders oldu.
BDP’ye de yüz vermemek lazım. Onların da gezip dolaşıp gelecekleri yer orası. Gelip onlar da kuzu kuzu yemin edecekler. Zaman onların da aleyhine işliyor. Gündemden düşüyorlar. Bu resti çekersek korkuturuz panikletiriz zannettiler ama kazın ayağı hiç de öyle değil. Kimin umurunda. Öyle de olması lazım. Bunlara yüz verdikçe astarını da istiyorlar. Hiç yokmuş gibi davranmak en iyisi. Aksi takdirde kendilerini bulunmaz Hint kumaşı zannediyorlar.