Daha birkaç gün önce 13 vatan evladı yere düştü. Acımız büyük.
Evet,13 kınalı kuzu şehit.
Bu büyük ateş herkesin yüreğini yaktı.
Büyük ve derin olan acı, 13 baba ocağına düştü.
Ateş düştüğü yeri yakıyor.
Yanan yürekler belli. Ağlayan gözler ortada.
Çırpınan bedenler ateşle kavruluyor.
Bıçaklar açmıyor ağızları.
Sessizlik var acının düştüğü bedenlerde.
Kan içe akıyor. Acı içten içe, yürek yakıyor.
Dayan yürek, dayan.
Dün 13 tane pırıl pırıl genç vardı. Hani?
Dün 13 tane kınalı kuzu vardı. Hani?
Bugün hepsi hayal oldu.
Oysa bu güzel gençlerin umutları vardı.
Şimdi umutları toprak oldu. Acılar taze.
Şimdi geride bu yiğitlerin anaları ağlıyor, sevdikleri ağlıyor.
Millet olarak dayanılmaz bu acıya hepimiz üzüldük.
Ama analar kadar kimse üzülmedi.
Ey yiğidim Mehmet, sana kimse erişemez.
Yiğitlik sıfatı sana az gelir.
Unutma, sen her zaman Türk Milletin en şerefli mukaddes değersin.
Dün çocukluğun yoklukla geçti.
Gençliğin ise yine yokluğa uzandı.
Eğitim hayatın zorunlu eğitim oldu.
Annene orta “Öğretim” dedin, baban boyun büktü.
“Yokluk var, evlat!” dedi. Acıdın, anana, babana.
Uzandın körpe ellerle ekmek kapısına. Sıcakta, soğukta ve ayazda kaldın.
Emek dedin, dik durdun.
Henüz bıyıkların terlemeden vatan borcu için çağırdılar.
Koştun vatan için peygamber ocağına.
Verilen görevin en iyisini yapmak için uğraş verdin.
Vatan dediler, mukaddes dedin.
Sana ne desek azdır Mehmet.
Senin için ne yazsak azdır Mehmet.
Neler söylemedi ki sevgili annen.
Bizim söylemimiz, onun söyledikleri yanında manasız kalır.
Unutma Mehmet, seni senden çok sevenlerin unutmayacaktır.
Seni, annen baban unutmayacaktır.
Her kaşık tutuşlarında, her güne başlayışlarında seni anacaklardır.
Senin adın zikredildiğinde gözleri büyüyecek.
Senin adın söylendiğinde gözleri dolacak.
Şimdi sen çok büyüksün Mehmet, büyük de kalacaksın.
Sana kimseler erişemez Mehmet’im.
Sen hayatın çok büyük bir değer olduğunu bu ülke insanına bir kez daha öğrettin.
Sizlere sonsuz saygılar Mehmet.
Tüm güzel yollar sizlerin olsun ve
Bu vatan ayaklar altına alınmasın.