Türkiye’de her alanda çok önemli değişim ve dönüşümler yaşanıyor. Tabi ki medya da bunun dışında değil. Siyasette, iktidarda, güçte, sermayede, sivil toplumda, askerde, hatta spordaki değişim yaşanırken medyada, televizyonlarda, gazetelerde radyolarda ve internet haberciliğinde yaşanmayacak mı? Tabi ki yaşanacak ve yaşanıyor. Geçmişte muhafazakâr kesimin bir tek televizyonu ve sadece iki gazetesi varken (Kanal 7, Zaman ve Vakit) bu milletin kanını iliğini sömürenlerin ise kartellerine kartel kattığını görüyorduk. O kadar kartelleşmişlerdi ki paylaşımdan dolayı birbirlerine savaş ilan ediyorlardı. Aydın Doğan 7 televizyon 18 gazete ile Cem uzan bilmem kaç televizyon kaç gazete ile, Dinç Bilgin sayısız medya gurubu ile Karamehmet imparatorluğu ile adeta bu ülkenin üzerine çöreklenmişlerdi. Muhafazakâr kesimin sesini kim duyabilir ki, bir televizyon iki gazete. Diğer tarafta 30 televizyon 70 gazete. Bu saydıklarımı yaşayalı henüz on sene bile olmadı.
Bugüne baktığımızda artık ne Doğan’ın eski gücü kalmış, ne Bilginler, ne Uzanlar. Karamehmet de neredeyse medyadan çekilmek üzere. Hatta son gelen duyumlara göre Ciner gurubu bile Habertürk’ü satmak için görüşmeler yapıyorlarmış. Tabi Sabah gazetesi el değiştirdi, gurubuyla beraber. Star gazetesi el değiştirdi, Kanaltürk el değiştirdi, Bugün gazetesi el değiştirdi. Zaman gurubu büyüdükçe büyüdü. TRT milletin inancı ve geleneklerine uygun yayınlar yapmaya başladı. Derken eski kartel kırılmış oldu. Yazının burasına bir parantez açmak istiyorum. Akşam televizyon kanallarını izleyin bakın iftar programını hangi televizyonlar yapıyor hangileri Ramazan, oruç tınmıyor? Benim dikkatimi çekti. Açtım tek tek. Kanaltürk’te iftar programı var, ATV’de iftar programı var, TRT’de iftar programı var, Samanyolu zaten başı çekiyor, Kanal 7’de iftar programı var. Diğerlerine baktım haber kanalları eh işte Habertürk ve NTV, idare eder, iftar programı yapmasa da en azından haber programları yapıyorlar. Ancak Kanal D-Star Televizyonu, Show TV’ye hiç ramazan gelmemiş gibi. Ne iftar programı ne iftar saati. Zıvanadan çıkmışlar.
Toplumdaki değişimle beraber bazı sektörler ve kurumlarda da büyük değişimler oluyor demiştik. Şu anda yaygın medyada denge sağlanmış durumda.
Yerel medyaya baktığımızda da durum pek farklı görünmüyor yani ülke genelindeki değişime ayak uydurulmuş bir yapı arz ediyor. Geçmişte bir tek Elif TV ve Kayseri Gündem gazetemiz vardı muhafazakâr çizgide. Karşıt görüşteki televizyonlar ve gazeteler çoğunluktaydı. Bu güne baktığımızda Elif TV’nin bir de uydu kanalı olmuş ve TV Kayseri ile oldukça geniş bir ağa yayın yaparak televizyonlar arasında zirve yapmayı başarmış. Kayseri Gündem’den başka Anadolu Haber Gazetesi ve Kent Haber Gazetesi de muhafazakar medyaya eklenince en azından biraz dengeler yavaş yavaş sağlanmaya başlamış. TV 1 uydu kanalı da yakın görüşün kabul edildiğinden dolayı onun da varlığı dengelerde etkili olmuştu. Şimdi son olarak Ky TV ve Kayseri Haber Gazetesinin, radyosunun muhafazakar işadamlarına, kamuoyundaki tabiri ile iktidara yakın çevrelere satılmış olmasıyla yerel medyadaki denge tam rayına oturmuş görünüyor. Bu medya gurubunun hisselerini alan işadamlarına baktığımızda Kayseri kamuoyunun çok uzun yıllardır tanıdığı, sevdiği güvendiği ve zarar gelmez insanlar olarak bilinmesi kuşkusuz medya açısından da büyük bir artı. Zekeriya Ergüneş geçmişte gazetecilik yapmış bir işadamı, bu işten anlayan birisi. Matbaacılık yapmış birisi. İsmail Ruhlukürkçü Müsiad Başkanı. Kamuoyunun beğendiği, saygın yapıcı bir işadamı. Mustafa Çelik zaten çok uzun süredir tanınan bilinen ve Cumhurbaşkanı’na akrabalık bağı bulunan bir işadamı. Hayırlı olsun diyorum. İnşallah Kayseri için hayırlara vesile olur.
28 Şubat günlerini hatırlıyorum. Henüz daha üzerinden 10 -11 sene geçmiş bir süreç. Bu televizyon kanalları ülke genelinde nasıl yayın yapıyorlardı? Yatıp kalkıp milletin inancına hakaret ediyorlardı. Resmen kin kusuyorlardı. Resmen Müslüman avı başlatmışlardı. Bir televizyon kanalı Cuma namazı kılanları görüntüleyerek kızıl sürecin sahiplerine yaranmaya ve görevini layıkıyla! Yapmaya gayret ederken bir diğeri Müslümanları kötü göstermek için yapmadık şaklabanlık bırakmıyordu. Şehrimizde de onların temsilcileri, 28 Şubatçı, Ergenekoncu medya yok muydu vardı, onlar da üzerlerine düşen görevi yapıyorlar, onlar da kin kusuyorlardı. Ama bu devran böyle gitmezdi, gitmeyecekti. Gitmedi de. Tüm bu değişimin adını muhalif medya susturuluyor olarak görenler yine fena halde aldanıyorlar. Yaşanan şey ne biliyor musunuz? Suyun akıp mecrasına girmesidir.