ALKIŞ
*Ramazan ayı münasebetiyle zekâtlarından kaçırmadan tamı tamına vermeye gayret eden Müslümanlara,
DUYDUNUZ MU?
*Zekâtın sadece fakirlere verileceğini,
*Fitrelerin bayramdan önce verilmesi gerektiğini,
*Bu yıl Kayseri’de oruç yiyenlerin çoğunlukta olduğunu,
*Hemen tüm lokanta ve pastanelerin, kafelerin açık olduğunu,
*Suriye’de Baas rejiminin katliam yapmaya devam ettiğini,
*Afganistan’da Amerikan helikopterinin düştüğünü ve 31 Amerikan askerinin öldüğünü,
*Türkiye’nin Somali’deki açlığa el attığını, Cuma günleri hutbelerde Somali’ye yardımlar toplandığını,
*Hain terörün kudurmuş gibi bu kez de polislere saldırdıklarını,
*PKK’nın siyasi kolu olan partinin işi iyice azıttığını ve Türkiye’ye artık resmen meydan okumaya başladıklarını,
*Bu bağlamda iktidarın da bunlara yüz verme noktasında kusurlarının olduğunu,
*Darbeye zemin hazırlayan 35, maddenin hükümet tarafından değiştirileceğini ve askerin cumhuriyeti kollama görevinin çıkartılacağını,
*Ramazan ayında esnafın özellikle marketçilerin yüzlerinin güldüğünü ve iyi satış yaptıklarını,
RAMAZANDA HER LOKANTA AÇIK
Eskiden bir Ramazan boyu şehirde ne bir lokanta bulabilirdiniz, ne bir kafe, hatta kahvehane. Daha da ilerisi pastanelerin bile bir kısmı kapalı olurdu. Hepsi tadilata ve temizliğe girerdi. Birkaç lokanta ise sadece iftardan sahura kadar açardı. Son yıllarda Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Kayseri’de de bu durum tersine dönmeye başladı. Artık kapalı hiçbir lokanta veya kafe bulamazsınız. Hepsi açık sadece meydandaki üç tane büfe kapalı. Onun da biri zaten belediyenin diğer ikisi de ona uyum göstererek şehrin göbeği olması münasebetiyle o kadar da olmasın artık denilerek kapanmış. Diğer tüm yerler ful açık. Açık olduğu gibi içi de müşterilerle dolu. Yine eskiden orucunu yiyenler veya yemek zorunda kalanlar gidecek lokanta bulamadığı gibi birisi görecek diye paniklerlerdi. Sadece eski terminalde bir lokanta çık olur yiyenler gizlice köşe bucak saklanarak orada çorba içerlerdi. Şimdi her yer ve herkes dümdüz olmuş. Hiç çekinme de yok, oruç da yok. Millet birçok şeyi aşmış galiba. Tam liberalleşmiş, demokrasi ve özgürlükler had safhaya! Çıkmış. Buna rağmen ve halen birileri çıkıp Türkiye İslamlaşıyor diyorsa bil ki yalan söylüyor, sahtekârlık yapıyor ve çığırtkanlık yapıyor. Türkiye İslamlaşmıyor tam tersine laikleşiyor.
HIH DEMİŞ BABASININ BURNUNDAN DÜŞMÜŞ
Beer Esat mıdır ne karın ağrısıdır bilmem ama hıh demiş babasının burnundan düşmüş. Babasının adı neydi? Hafız Esad. Adının hafız olduğuna bakmayın kendisi ne hafızı Allah muhafaza Müslüman düşmanıydı. Bazılarının adı ile kendileri taban tabana zıt olur ya! Örneğin adamın adı hacıdır kendisi hayatında Kabe’yi bilmez. İşte bu Baas partisinin yani oradaki komünist partinin bir önceki lideri bu Hafız Esat , Hama kentinde 50 bin Müslümanı bir gecede katletmişti. İslam dünyasında Hama katliamı için ağıtlar yakılmıştı. Aradan 30 yıl geçti hıh deyip babasının burnundan düşen bu düzenbaz ve İslam düşmanı Beşer Esat aynen babasının yolundan giderek aynı şekilde tanklarla Hama kentine, Humus kentine girerek şu mübarek günlerde Müslüman katliamı yapmaktalar. Ve buna ses çıkarmayan Müslümanlar da var ne yazık ki? Besle kargayı oysun gözünü derler ya, bu Beşer Esad’ı biz kurtarmadık mı Amerika’nın elinden. Eteklerimize yapışıp koltuğumuz altına girmedi mi? Şimdiyse resmen bize de kafa tutuyor, yaptığı katliamlara baktığınızda bu adamı mı koltuğumuzun altına alıp savunduk demekten kendimizi alamıyoruz. Ahmet Davutoğlu ve Tayyip Erdoğan’ın aynen bu söylediğim gibi günde beş kere düşünmesi gerekiyor. Çünkü bu Esad’ı adam eden Erdoğan ve Davutoğlu’dur.
İFTAR ÇADIRLARI VE İFTAR YEMEKLERİ KALDIRILMALI
Ramazan ayı gelince bazı sivil toplum kuruluşları ve birçok belediyeler iftar çadırına ağırlık veriyorlar. Bazı kuruluşlar da fakirlere iftar verdiklerini reklam gibi televizyonlardan yayınlatıyorlar. İki uygulamanın da İslami bir özelliğinin olduğunu sanmıyorum. Eğer insanlar samimi ise yani fakirleri doyurmak, onların dertlerine derman olmak istiyorlarsa bunu riya ve gösteriş yapmadan reklamını yapmadan yapabilirler. Bulurlar gündüzleri arayarak bu fakirlerin ev ve adreslerini, gönderirler onlara ya PTT havalesi ya da banka havalesi, bir ramazan boyu ihtiyaçlarını karşılasın diye bir aileye bir milyar lira ya da beş yüz milyon lira o da bir işine yarar insanların. Mercimek makarna, torbaları ile iaşe paketlerini büyük gösterme gayretine de girmezsiniz, hangi milletvekili ya da belediye başkanını iftar çadırına getirsem de reklamını yapsam derdine de düşmezsiniz. İnsanlar da buralarda yemek alırken iftar açarken iaşe alırken rencide olmazlar.
İftar yemeği verme işi de hiç İslami görünmüyor bunun da artık son bulması gerekir. Zaten iftar yemeğine iden insana da hiç ikram olmuyor bir, eziyete dönüşüyor iki, iftar yemeğine gelenlerin büyük kısmı zaten oruç tutmadığı için iftar sorunu da olmuyor üç. İftarı verenin de oruçla alakası olmuyor çoğu zaman dört. Şimdi bu olaya neresinden bakacağız. Ne kadar israf yapıldığına mı, ikram yerine bile geçmediğine mi, riya ve gösteriş reklam dolu olmasına mı, iftara katılanların neredeyse yarısının oruçlu olmamasına mı, yoksa iftarı verenin oruç tutmamasına mı nereye takılsak acaba? Bunları söylerken hiçbir iftar yemeğini ve hiçbir kurum ve kuruluşu şahsı kastetmiyorum. Memleketin bir gerçeğinden yola çıkarak bir şeyler söylemeye çalışıyorum. Kimse üzerine alınmasın.
DİNSİZ TERÖRİSTLER RAMAZANDA POLİSİMİZE SALDIRIYOR
Kudurdukça kudurdular. Artık ne dinsizliklerini saklıyorlar, ne imansızlıklarını. Ne ülkeyi bölmek istediklerini gizliyorlar, ne başka devlet kurmak istediklerini gizliyorlar. Her şey alenileşti. Bazı engelleri ne yazık ki birilerinin bilerek ya da bilmeyerek yardımları ile aştılar. Şimdi Mübarek Ramazan ayında polis lojmanlarına, kaymakamlık lojmanlarına saldırıyorlar. Polisimizi şehit ediyorlar. Bunlar tamamıyla ateist. Bunlar komünist. Bunlar İslam düşmanı ve Türk düşmanı. Bunların kökünü kazıyana kadar mücadele etmeli.
MIŞ
*Sabah gazetesi Kur’anı Kerim hediyesi vermiş, ama aynı gün arka sayfada çıplak kadın resmi yayınlaması tepki çekmiş.
DAMLA
Riya ve gösteriş ateşin odunu yaktığı gibi sevapları yakar götürür.
|