Yıllar boyu alnı namaz kılanı, alkol kullanmayanı, eşi başörtülü olanı irticai faaliyet diye ordudan attılar attılar attılar. Refahyol hükümeti zamanında bile yüzler subay irticai faaliyet denilerek sorgusuz sualsiz, savunmasız, yargısız ordudan atıldı. Her türlü haklardan mahrum edilerek...
Hep ayıklama yaptılar. Bakıyorlardı dine yakın mı? Atın gitsin. Binlerce subay atıldı. Sonuçta ruhu elinden alınmış bir kitleye dönüşmeye başladı. Ve Genelkurmay Başkanı Koşaner’e ait olduğu söylenen kayıttaki itiraflar, silahını bırakıp kaçan tim komutanı, kedi köpek gezdiren subaylar, mayınları döşeyip kendi askerimizin ölümüne sebep olanlar, karaltıyı baskın zannetip Türk askerini alnından vuran subaylar, heronları kullanamayan, beceriksiz kadrolar ve onun tabiriyle tam bir KEPAZELİK….
Adam helal olsun gayet güzel bir özeleştiri yapıyor. Daha önceki genelkurmay başkanları şu siyasetçileri nasıl sıkıştırırız diye konuşmalar yapıyordu, irtica ve laiklik kelimesini dilinden düşürmüyordu. Onlar getirdi bu hale zaten bu orduyu. Peygamber ocağı olarak bilinen bir yere sen namaz kılanı, eşi başörtülü olanı, alkol kullanmayanı, dansöz seyretmeye gelmeyeni atarsan, yerine kimleri koyacaksın? Eğlenceyi seven, para pul sevdalısı, gözü gönlü başka şeylerde olan kadroları koyacaksın. Onlar ne yapacak? Tabi ki gölgesinden bile korkacak, baskın var zannedip arkadaşını vuracak. Ya da silahını bırakıp kaçacak. Heronları düşürmek lazım diye konuşacak. Kimileri kedilerini köpeklerini dolaştıracak askerlere, kimileri evlerini boyatacak….
Yazık çok yazık… Şu memleketin bütçesinin en büyük bölümünü alan bir kesim terörle mücadeleyi de eline yüzüne bulaştırdı. Hatırlayalım karakol baskınlarını, pusuları, mayınları. Sürekli şunu demiyor muyduk? Kardeşim bizim ordumuz hani dünyanın en iyi ordularından biri. Peki üç-beş baldırı çıplakla mücadele edemiyor mu? Onlar gelip karakolu basıp askeri esir alıp gidiyorsa bu ne kepazelik demiyor muyduk? Madem BBG evi gibi de neden bir şey yapamıyorsunuz, neden vatan evlatları cayır cayır şehit oluyor dediğimizde adımız neye çıkıyordu? Cemaatçi bunlar. Gayeleri orduyu yıpratmak….Evet aynen böyle diyorlardı. Bugün gerçekler ortaya çıktı. Bizzat o kurumun en tepesindeki ismin itirafları öyle sarsıcıydı ki herkes görmek zorunda kaldı. Bir kısım medya bile manşetlerine taşımak zorunda hissetti kendisini.
Artık bu orduda değişim zamanı gelmiş hatta geçiyor bile. Mutlaka bir şeyler yapıp hem çağa ayak uydurmasını, hem milletin ordusu olduğunu göstermesi gerekiyor. Milletin değerlerine saygılı, Allah diyeni ordudan atmayan, dansözlü moral geceleri yerine daha anlamlı daha farklı moral geceleri düzenleyen, sivili düşman değil kendisine bir vesile gören, sivili korumayı görev bilen, aklından sürekli darbe yapmak geçmeyen, namaz kılana da kılmayana da, eşi başörtülü olana da olmayana da saygı gösteren bir anlayışın hakim olduğu bir orduya kavuşmak zorunda Türkiye.
Yıllarca onu fişle, bunu fişle, onun konuşmasını dinle, bunu takip ettir, andıçlar hazırla, layihalar düzenle, YAŞ’ta yüzlerce subayı ordudan at, hem de yargıya gitme hakkı bile verme, her on yıldı bir darbe yap, beğenmediğin hükümet olunca tankları yürüt porst modernini geliştir, hükümetler devirip Başbakanları asarak öldür, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine karış, muhtıralar ve bildiriler yayınla. İsrail ile sıkı fıkı ol, kendi insanına düşman. 28 Şubatlar düzenle, kendi halkına düzenek düzenle. Yıllardır bu işlerle meşgul olanlar terörle mücadeleyi unuttu. Terörle mücadele demek gariban Anadolu gençlerini dağlarda teröristlerin saklandığı mağaraların önünden yürütmek olarak gördüler. Kum torbaları ile korunan karakolları dağbaşlarında yapayalnız bıraktılar. Bu kadar can kaybetmezdik böyle olmasa. Bunun tüm sorumluları artık sorgulanmalı. Eski genelkurmay başkanları mutlaka sorgulanmalı hesabı sorulmalı.