Adını cumhuriyet koymuşlardı. 35 milyon taraftarının olduğu söyleniyordu. Bu taraftarlardan elbette biri de bendim. Fenerbahçe tek başına bir devlettir diyordu kendileri.
Süheyl Batum’un bir zamanlar ordu için söylediği “meğer kâğıttan bir kaplanmış” benzetmesini şimdi Fenerbahçe için yapmak sanırım yanlış olmayacaktır. Meğer Kâğıttan bir cumhuriyetmiş. Üfürünce yıkılacak gibi. Bir savcının gözaltı kararıyla yıkılan kâğıttan bir Cumhuriyet. Kaddafi’nin yıkılışı gibi, Mübarek’in çöküşü gibi. Uluslar arası bir senaryonun icra edilmesi gibi. En can alıcı benzeyiş ise tıpkı Refah Partisinin iktidardayken kapatılması gibi bir şey. Cumhuriyet Başsavcısı dava açmış, Anayasa Mahkemesi kapatmıştı. İktidardaki bir parti kapatılmış genel başkanı ve çok sayıda siyasetçi siyasetten men edilmişti. O da bir senaryonun gereğiydi, bir süreçti, İslamcılara ve Anadolu insanına bir gözdağı vermek isteyen güçler kurban olarak Refah Partisini seçmişti. Ama dikkat çeken şudur ki Refah’ı kapattılar da ne oldu, ardından Ak Parti kuruldu ve 10 yıldır tek güç olarak iktidarda. Demek ki Fener’e vurulan bu darbenin ardından daha güçlü bir fener gelecek, Fener’den daha fazla ışık yayan nedir, elektriktir, belki ampuldür. Feneri söndürenler daha güçlü bir ışık yakmak durumundadır. Yoksa bu kadar insan ligin başlayacağı şu günlerde ne yapacak?
Milyonlarca taraftar büyük bir hüsran içinde. Sadece şampiyonlar ligine katılamamak değil sorun. Şikeyle yatıp şikeyle kalkan bir Fenerbahçe, başkanı hapiste yetkilileri hapiste olan bir Fenerbahçe, borsada çöken bir Fenerbahçe, futbolcuları dağılmak üzere olan bir Fenerbahçe…. Ordunun demokratik bir ülkede darbe yapmasıyla nasıl ki o ülke en az 10 yıl geriye gider işte bu darbe de Fener’i 10 yıl geriye götürdü. Fener şimdi değil de üç beş maç sonra ligden düşürülürse bu kez iki yıl daha Bank Asya’ya mahkûm edilmiş olur.
Bir diktatörün ülkesini yıktığı gibi, Aziz Yıldırım Fener Cumhuriyetinin altına bomba koymuş ve yıkmıştır. Fener’i bitirmiştir. Fener’i lekelemiştir.
Peki şikeyi sadece Fener mi yapmıştır? On yıllardır, son birkaç yıldır futbolda neler dönüyor neler. Bunu kundaktaki çocuk da biliyor. Rüşveti veren suçlu da alan suçlu değil mi? Teşvik primini vermeyen büyük takım mı var. Almayan küçük takım mı kaldı? Fener’in yerine şimdi Şampiyonlar ligine Trabzon gidiyor. Trabzon’un asbaşkanı bu şike soruşturmasında gözaltına alınmadı mı? Yurtdışı çıkış yasağı konulmadı mı? Şimdi UEFA’da gurup çekilişi yapan Beşiktaş’ın teknik direktörü nerede? Şike’den tıpkı Aziz Yıldırım gibi tutuklu değil mi? Fener eğer 12 maçta şike yaptıysa mutlaka 12 diğer takımla yapmıştır, o halde diğer 12 takımı da düşürmek gerekecektir. Fener’i düşüreceklerse ilişkili olduğu tüm takımları da düşürsünler. Bu durum karşısında süper ligde takım kalmayacaktır. İtalya’da Milan’a şike cezası verilmiş ama Şampiyonlar liginden men edilmemiş o yıl Milan aynı zamanda Şampiyonlar Ligi Şampiyonu bile olmuştur.
Şimdi Fener’e yapılan zulümdür. UEFA’nın zulmüdür. Şu anda can çekiştirdiğini izliyor ve zevk alıyor kiralık katiller. Ya öldür biran önce ve kurtulsun bu dünyadan ya da bırak gitsin. Boğazını sıkmışlar ve öylece bekliyorlar.
Bir başka pencereden bakacak olursak Fener’in yöneticileri ve sahipleri da bu durumu hak etmişlerdi. Türk futbolu temizlenecekse elbette Amiral gemiden başlamalıydı.
Çünkü en pervasız başkan ve yöneticiler Fenerbahçedeydi. Kendilerine o kadar güveniyorlardı ki ayrı bir devlet ilan etmişlerdi.
Olan milyonlarca taraftara oluyor. Futbolculara oluyor. Şimdi Fenersiz bir ligin tadı tuzu olur mu? Kambersiz düğün olur mu?
.
Artık ok yaydan çıkmış durumda. Milyonlarca Fener taraftarı ne yapsın? Bir takım tutmuştuk o da cılk çıktı mı diyecek, yoksa başka bir takıma mı yönelecek? Hayır Fener taraftarı asla başka bir takıma yönelmez.