ALKIŞ
*Okulların açılması nedeniyle tüm eğitimcilere,
DUYDUNUZ MU?
*Ömer Dinçer’in Milli Eğitim Bakanı olması nedeniyle eğitimde birçok değişikliğin yapılacağını,
*Yeni yargı yılının hızlı başladığını, Ergenekon davalarının devam ettiğini,
*Türkiye’nin İsrail’in NATO’da temsilcilik açma girişimini veto ettiğini,
*Rumların İsrail ile işbirliği içinde petrol arama çabasına girdiğini, Türkiye’nin buna rest çektiğini,
*Başbakan Erdoğan’a İmparator benzetmeleri yapılmaya başlandığını,
*Erdoğan’ın laiklik çıkışının laikleri mest ettiğini,
*Akşam Yazarı Serdar Turgut’un “Erdoğan Cumhuriyeti kurtardı kendimi çok güvende hissediyorum diye yazdığını,
*Muhalefetin MİT-PKK görüşmesinin üzerinden hükümete yüklendiğini,
*Görüşmenin kurumun içinden sızdırıldığı yolundaki kanaatin yükseldiğini,
*Çalışma saatlerinin kısaltılması için hükümetin harekete geçtiğini,
*Yeni Anayasa için Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in çalışma başlattığını,
*BM Genel Kurulunda Başbakan Erdoğan’ın Filistin devletinin tanınması yolunda çağrı yapacağını,
*Libya’da iç savaşın bir müddet daha süreceğe benzediğini,
*Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Almanya’da hemşehrileri ile de görüştüğünü,
DÜNYA FİLİSTİNİ KONUŞACAK
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu başladı. Bir hafta içinde en önemli gündem Filistin’in devlet olarak bağımsızlığını ilan etmesi olacak. Türkiye bu konuda çok gayret ediyor. Filistin Devletinin tanınması için yoğun bir çaba var. Ama bir taraftan da Amerika bunu veto edeceğini söylüyor. Yapılan küresel anketlerde de Filistin devletine tam destek çıktığı yönünde haberler geliyor. Türkiye bir yandan Arap Baharı diye adlandırılan ülkelerde kendini hissettirmeye başlarken diğer yandan da Filistin davasını en öne almış durumda.
MİT- GÖRÜŞMESİ
Kimin sızdırdığı hemen hemen belli olan MİT-PKK görüşmesi iç politikada ana gündem maddesi. Muhalefet böyle bir konuyu elbette kendince kurcalayacaktır ve hükümete maletmeye çalışacaktır. Nitekim de oluyor. Kılıçdaroğlu olayın PKK ile hükümet arasında geçtiğini üstüne basa basa söylemeye başladı. Muhalefet partileri ile hükümet arasında bu tartışma konusu giderek alevlenirken vatandaşın gündeminde yoğun bir yer işgal etmemesi gerçekten dikkat çekici.
VATANDAŞIN GÜNDEMİ
Halkın gündemi ne Filistin, ne PKK-MİT görüşmesi, ne Arap Baharı. Vatandaşın gündem maddesi okullar açıldı, dert başladı. Üniversiteler açıldı. İnsanımız okuttuğu çocuklarına burs bulma derdinde. Kimisi servis peşinde, kimisi yurt. Aileler tatlı bir telaş içinde. Tabi ki gündemin diğer değişmez maddesi ekonomi. Kredisi olanlar taksit yatırıyor, kış gelirken kimileri yakacak derdinde. Esnaf satış yapacağı bu ayları iyi değerlendirmek istiyor. Yani gazetelerde televizyonlarda tartışılan yazılıp çizilen konular halkın gündemi değil.
TÜRKİYE KÜRESELLEŞİYOR
Türkiye belki de hiç olmadığı kadar dış politikaya dalmış görünüyor. Hemen her gün her saat her dakika dış politika haberleri yayılıyor. Filistin, BM, Nato, kalkan, Akdeniz’de donanma, Rum-İsrail işbirliği, Türk- İsrail gerilimi, Arap Baharı…. Saymakla bitmez. Geçmişte dış politika hiç bu kadar gündemi işgal etmezdi. İnsanlar da fazla ilgi duymazdı. Belki de en sıkıcı haberler dış politika haberleri olurdu. Sadece Büyükelçi değişimleri insanların hafızalarında kalırdı. Oysa şimdi dış politika ile yatıp dış politika ile kalkıyoruz. Türkiye resmen küreselleşiyor.
TOKİ OTOMOBİLDE DE UYGULANSA
Toki Türkiye’de beşyüzbinden fazla konut yaptı. İnsanlar çok uzun vadelerle ödeme koşuluyla ev sahibi oldular. En güzel yanı hemen teslim olmasıydı. İnsanımız hayatı boyunca ev sahibi olamayacağını düşündüğü bir anda TOKİ çıktı ve vatandaş evine oturdu. Aynı şey otomobilde de uygulanabilir tartışmaları da başladı. Yani devlet buna el atsa halka 20 bin tl’nin altında otomobil alma imkanı sunsa hem de çok uzun vadelerle. Beş yıl on yıl vadelerle.Örneğin 150-200 tl civarında taksitlerle on yıl ödemeli. Vatandaş 200 tl verip arabasına binse. Hem yerli otomobil sektörü gelişir, hem insanımıza büyük hizmet olur.
KAYSERİSPOR’DA KİM SUÇLU?
Kayserispor sezona çok kötü başladı. Sakatlıklar var elbet ancak bu takımın iskeletinde sorun var. Futbolcular satıldı yerine alınanlar takımı sırtlayacak cinsten değil. En önemlisi nedir biliyor musunuz? Taraftar kalmadı. Bakın Antalya maçına üçbeş bin taraftar bile yok. Üç bin bilet satılmış. Bin tanesi Boydaklar almış. Bu nasıl bir görüntü Allah aşkına. Bir milyonluk bir şehrin tek takımı resmen taraftarsız kaldı. Takım umut vermiyor. Taraftar mı sorumlu bundan? Hayır tek kelime ile yönetim sorumlu. Neden insanlar dağıtıldı, neden taraftar küstürüldü, neden sen ben bizim oğlan mantığı ile bu iş yürütülmek istendi. Olacağı sonuçta budur. Al o zaman takımın senin olsun der insanlar. Son iki sezondur ikinci devrelerde alınan kötü sonuçlar şimdi de başlangıçta iki de iki yenilgi artık insanda şevk bırakmadı. Bakın Eskişehir’e, bakın Bursa’ya… Hepsi taraftarları ile heyecanlanıyor. Stadyumu dolduruyorlar. Onlar da Anadolu şehri. Kayseri büyüklüğünde. Takım ile halk bütünleşiyor. Ama bizde resmen taraftar kovucu bir sistem var. Engelliler bile stada giremiyor. Efendim ya koltuk değneği ile ya da tekerlekli sandalye ile gelirse ücretsiz girecekmiş. Bu nasıl bir anlayış. Adam engelli ama koltuk değnegi ile yürümüyor. Maça giremeyecek mi? Sadece maça girmek için tekerlekli sandalye mi alacak? Bu nasıl zihniyet. Engelli’ye bunu yapan diğer taraftarı da küstürdü işte.
MIŞ
*Yunanistan 100 gün sonra iflas edecekmiş, matematiksel hesaplar yapılmış. Cumhurbaşkanı Gül Avrupa batıyor Türkiye yükseliyor demiş.
DAMLA
Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.