Evet, Türkiye demokratikleşiyor, özgürleşiyor, yasaklar kalkıyor, bakın başörtüsü yasağı kalktı, katsayı kalkıyor, Kur’an öğrenme yaş sınırlaması kalktı derken Erciyes Üniversitesi Sağlık bilimleri Fakültesinde başörtüsü yasağı yeniden hortladı. Hortlatan hem de bir bayan doçent. Derse girdiğinde sınıfta başörtülü bir gurup öğrenciyi görünce sanki kan beynine sıçramış gibi donup kalan, sonra da “ben size ders anlatacağım, başörtüsü kafanızda olduğu müddetçe kafanız bu dersleri almaz” türünden aşağılayıcı, hakaret edici ve hatta dini inançları kötüleyici sözler sarf edip dersi yapmaması şok etkisi yaptı. Bu doçent hanımın nerede ve hangi yüzyılda yaşadığını merak ediyorum. Yıl 2011 ve ekonomisiyle, dış politikasıyla, gelişimi ile dünyaya örnek olan bir Türkiye’de yaşadığını bilmiyor sanıyorum. Kendisini 28 Şubat günlerinde hissediyor anladığım kadarıyla. Tankların yürüdüğü, başörtüsü avının başlatıldığı, kızcağızların ağlayarak okulların kapısından geri durduğu bir dönemin özlemini duyuyor herhalde. Türkiye Mısır’da özgürlük, Libya’da demokrasi, Suriye’de diktatörlüğün yıkılmasını isterken, kendi içinde bir bilim yuvasında böylesine nahoş bir hadiseyle karşılaşması gerçekten de çok üzüntü verici bir durum.
Hem, ne demek başörtülü olduğunuz sürece kafanıza ders girmez? Sen kime hakaret ediyorsun? Başörtüsüne mi, başörtüsü takan genç kızlara mı, bu milletin dinine mi, kültürüne ve milli değerlerine mi? Başörtüsü takanların kafası çalışmaz mı demek istiyorsun? Milyonlarca bu milletin analarının, bacılarının, eşlerinin başörtülü olanların cahil ve kültürsüz olduğunu mu kendi aklınca söylemeye çalışıyorsun? Derse girmeyeceksen dersin ki ben farklı bir ideolojidenim, benim ideolojim başörtülülerle aynı ortamda bulunmaya elvermez diyeceksin ve çekip gideceksin. Neden kızcağızları ağlatma ve hakaret etme yöntemine başvuruyorsun. Hem sen de bir bayansın. Nerede kaldı kadın hakları, nerede kaldı insan hakları, özgürlükler, inanç özgürlüğü. Bir Üniversitede hem de Kayseri’nin incisi Erciyes Üniversitesinde böyle bir skandala imza atıyorsun. Yakıştı mı şimdi bayan doçent? bir zamanlar ikna odaları kurarak meşhur olan nur Serter’lere mi özeniyorsun? Millet Uzay’da bir gezegeni Avatar yapmaya çalışıyorken sen halen 28 Şubat’ın antidemokratik ve baskıcı sürecinde takılıp kalmışsın. Yazık hem de çok yazık. Üniversitelerimizde, bilim yuvalarında bu kadar çağdışı düşünenlerin olmasına yazık doğrusu. Neden ayrımcılık yapıyorsun, neden bu milleti başörtülü başörtüsüz diye bölmeye çalışıyorsun. Neden bir kısım hanım kızlarımızı eğitim hakkından yoksun bırakmaya çalışıyorsun? Bugün CHP bile başörtüsü yasağı kalkmalı derken tüm millet mutabakat sağlamışken ne yapmaya çalışıyorsun? Üniversiteden öğrencilere ders anlatsın diye maaş alıyorsun. Ders anlatmasın, başörtülüleri kovsun, onlara karşı aşağılayıcı ifadeler kursun diye değil. Derse girmek mecburiyetindesin, dersi anlatmak zorundasın. Bir doktor başörtülü hastaya sana ilaç veremem, senin başörtün bu ilacı almaya engel demesiyle eşdeğerdir sizin bu söyledikleriniz. Başörtü takan öğrenciler sizin düşmanınız mı? Onlar okumasın mı bu ülkede? Onlar vergi vermiyor mu, onların sözlüleri, eşleri, evlatları bu vatan için şehit olmuyorlar mı? En tabi hakları olan eğitim hakkını nasıl ellerinden gasbetmeye çalışırsın. Bunu yapsa yapsa nesli tükenmekte olan çağdışı bir zihniyetin kalıntıları yapar. Bu memleket bir taraftan terör belası ile uğraşırken, diğer yandan Rumlarla, Yunanlarla, İsrail ile uğraş verip bilek güreştirirken bir bu eksikti deyip sen de başörtü meselesini bir ayrımcılık olarak gündeme getiriyorsun. Yaptığını beğendin mi doçent hanım?