PEYGAMBERİ sav DİNLEMEZSEK MEMLEKETİ KAN GÖLÜNE ÇEVİRİRİZ. HAKİKİ SEVGİ “DÜŞMANINI DA İÇİNE ALAN” SEVGİDİR
HAK YARATTI ALEMİ, AŞKINA MUHAMMED’İN
AYLA GÜNÜ YARATTI ŞEVKİNE MUHAMMED’İN
HAVADA UÇAN KUŞLAR, YAŞARUP DAĞU TAŞLAR
YEMİŞ VERİR AĞAÇLAR, AŞKINA MUHAMMEDİN –Yunus Emre
Dışarıdan baskı olmadan içten gelen itimlemeyle yaşanabilen, yani özgür olunduğunda yaşanabilen, insanın istek ve irade gücüyle oluşan eyleme sevgi denir. Veyahut:”Kişinin kendi bütünlüğünü, bireyselliğini koruyarak gerçekleştirdiği birliktir. Bir başka görüşe göre de sevgi;” İnsana özgü-iç- dünyadan bir şeyler feda etmek, vermektir. Bu verilecek şeyler İLGİ, SORUMLULUK ve BİLGİ”dir.Şeklinde tarifleri olan sevgi hayatın her çalışmasının, yapıp etmelerin muharriki motoru sayılır.
Hayatı ve hayatta sev(g)mey(i)tanımak insanı tanımakla olasıdır. Sevgiyi tanıdıkça, anladıkça insanı da tanımada derinleşiriz. “Nefsini bilen rabbini bilir” ilahi kelamı burada da devreye girerek bu hakikati vurgular. Nefis bilgisi, insanı ve onun doğasını bilme ilmidir aynı zamanda.
Sevgi, insanın; fiziğinde, kimyasında ve biyolojisinde doğal olarak var olan bir yetidir.Fıtraten var olan bu yeti sevme sevilme kabiliyetinin, eğiliminin açılıp gelişmesi, serpilmesi ve en önemlisi hayatta işlevsel hale getirilmesidir önemli olan. Bu potansiyelin ideal halini almasıda belli bir eğitim almakla mümkün olabiliyor. Dolayısıyla her ferdin aldığı eğitimin, kesinlikle sevgi içeriğine dayanması, sevgiyi öğretimin konusu etmesi şarttır.
SEVGİNİN ODAĞINDA ALLAH SEVGİSİ OLMALI.DİĞER SEVGİLER ONDA MEVCUTTUR.
Ünlü bilim adamı Maslow a göre ihtiyaç sıralamsında, yani insan hayatında yeme içme başta gelir bunlar fizyolojik ihtiyaçtır. İkinci sırayı GÜVEN, korunma, kendini sağlama alma güdüsü, sevme/sevilme yani sevgi ise üçüncü önemdedir. Bebeğin temel gıdası sevgi, benimsenme ve ilgidir diyor Prof.Dr. Şevki Aydın da. Yaşın ilerlemesiyle sevgiye olan ihtiyaç bitmiyor. Sevilmeyede, benimsenmeyede ömür boyu ihtiyaç duyuyoruz.
Yukarıda sayılan nedenlerle sağlıklı bir kişilik gelişimini gerçekleştirebilmemiz, bizlerin ve her insanın sevme/sevilme kısaca sevgi ihtiyacının isabetle zamanında ve yerinde, yeteri kadar temin edilmesine, karşılanmasına bağlıdır.
İnsanın idrak düzeyi yükselmeden—İdrak bilmenin daha derin ve ileri safhasıdır-düşünme yeteneği, empati yapma kabiliyeti yeteri kadar gelişmeden buna bağlı olarak insani duyguları İNCELMEDEN nitelikli ve Allah indinde geçerli insanlar arasında sevilip sayılmayı hak ettirecek gerçek sevgi kazanılmaz diyor Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Şevki Aydın hocam. İnanan insanın sevgisinin kaynağında ALLAH ın olmasını öngören İslam öğretisi, onun sevgisinin asıl nesnesinin de Allah olması gerektiğini belirtmektedir. Asıl sevilecek zat Allahtır. Sevginin yöneldiği asıl hedeftir, Allah CC. Onu odağa yerleştirmeyen bir sevgi söylemi, insanı içsel olarak, ruhen özgürleştiren, güçlü kılan hasbi-karşılıksız, fedakar-sevgiye dönüşemez. Allah öyle sevilecektir ki, bu sevgi Onunla olan ilişkileri nedeniyle, bütün varlıları kapsayacaktır, diyor muhterem Şevki hocam.
HZ.PEYGAMBER SEVGİYİ İMANLAR İRTİBATLANDIRMIŞTIR. KUR’ANI KERİME GÖRE DE “SEVGİ, İYİ DAVRANIŞLARLA HAYATTA GÖRÜNÜR KILINMALI “
Hadisi şerifte efendiler efendisi SAV;”Siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız”(Müslim İman)buyurarak, İman adeta sevme ile özdeşleştirilmiştir.
K.Kerim de pek çok yerde iman kelimesi yerine sevmeyi dile getiren ifadelerin kullanıldığını görürsünüz.Mesela Ali İmran 31. ayeti kerimesinde;”De ki: Eğer Allah ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Yine hadisi şeriflere dönecek okursak, “Kardeşini seven ona sevdiğini bildirsin”buyuruyor. Hatta başka bir hadisi şerifinde mümin kardeşine nereli olduğunu, hangi milletten olduğunu da sorsun öğrensin bu şekilde dostluğu ömür boyu sürecek hale getirsin buyurarak ümmetine insan hafızasını alamayacağı sevme sevilme kalıpları takdim etmiştir. Dünya da mevcut diğer fikir/felsefe eköllerine de esin kaynağı olan bu güzellikleri özümseyip davranışa dönüştürmek bizim yani müminlerin vazifesidir. Bu şekilde diğer ümmetlere ve milletlere üstün gelip örnek olunabilir Allah ın rızası kazanılır.
HZ.MEVLANA DA VE HRISTIYAN AZİZİ SN PAUL DE SEVGİ TASVİRLERİ
Hrıstıyanların büyük azizi Saint Pavul diyor ki:”Eğer insanların ve meleklerin dilleriyle söylersem , fakat sevgim olmazsa ses çıkaran bir bakır, yahut öten bir zil olmuş olurum. Eğer peygamberliğim olursa ve bütün sırları ve ilimleri bilirsem ve dağları nakledecek bütün imanım olursa fakat sevgim yoksa ben bir hiçim. Hrıstıyan azizi öyle söylüyor ama bizim daha büyük mütefekkirimiz Hz. Mevlana bakın ne diyorlar.
“Sevgiden tortulu bulanık sular arı duru bir hale gelir. Sevgiden padişahlar kul olur. Sevgiden dertler şifa bulur, sevgiden ölüler dirilir. Bu sevgide bilgi neticesidir.Saçma sapan şeylere kapılan kişi nasıl olur da böyle bir tahta oturur ki. Noksan bilgi nereden aşkı doğuracak, noksan bilgi bir aşk doğurur ama o aşk cansız şeylerdir diyor.
PROF.DR.SÜLEYMAN HAYRİ BOLAY: SEVGİ NEDİR?
Sevgi iki varlık arasında kurulan gizli bir bağdır. Gizli bir bağdır diyoruz ama çünkü kalbidir.Kalpte olan bilinemez. Gerçi iki şey arasında felsefede objeyle suje arasında kurulan münasebete bilgi deniliyor ama burada bilgiden farklı bir şey var. Bunun için de, felsefi yönden sevgi, bilgi vasıtası olabilir ki mi olmaz mı diye bir problem ortaya atılıp konuşulmuştur, konuşulmaktadır. Fakat psikolojik açıdan insanın ruhundaki bir duygunun, bir fenomenin kristalleşmesi, billurlaşmasıdır.Ahlaki açıdan sevgi tamamen ferdiliğe, bencilliğe, çıkarcılığa, egoizme karşı bir tutum ve anti harekettir.
Mesela Tolstoy gibi büyük bir deha edip, hakiki sevgiyi “Ferdi menfaati ayaklar altına almayı kabul eden, veya ferdi menfaati reddedetmeyi temel alan bir hareket olarak görür. Onun için de hakiki sevginin düşmanını sevmeyi bile kapsamasını, düşmanını sevmeyi bile içine almasını esas kabul etmiştir. Tabii sevginin bir de varlık yönü vardır, felsefi tabirle söylersek ontolojik yönü vardır.Bir defa sevgi, insana şevk veriyor, aşk veriyor, dinamizm veriyor, canlılık veriyor bu manada sevgi bir aksiyondur.