Tam 30 yıl saatim işlemiş ben durmuşum,
Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum….
Üstad Necip Fazıl ne güzel söylemiş. Saat işlemiş ama biz uyumuşuz. Yıllar geçmiş biz aynı yerde durmuşuz, gökyüzünde neler oluyor hiçbir şeyden habersiz yabancıların verdiği uçurtma misali uçakları uçurmuşuz. Bir savaş uçağımız yok ki bizim olsun. Bir Predetör ve Heron’umuz yoktu ki terörü vursun. Bir yerli helikopterimiz yoktu ki teröristleri kovalasın. F-16’lar, F-15’ler, F-5’ler dünya bir para vererek elimize tutuşturulan kumandası başkalarında jetlerimiz değil miydi? Bir savaş gemimiz yoktu ki kendimizin ürettiği has yerli malı. Tankımız, topumuz hiçbir şey bizim değildi. En ikinci dünyadan kalma tanklarımızı modernize etsin diye işi İsrail’e havale etmemiş miydik? Teröristleri bulsun diye Heron’ları İsrail’den sipariş vermemiş miydik? Piri Reis bizim malımız mıydı yoksa Almanlar mı vermişti? Dünya bir otomobil kullanıyoruz hangisi bizim üretimimiz? Hiçbir şey yapmamışız? 50 yıl uyumuşuz. Ne bir savaş gemisi, ne bir savaş uçağı, ne bir tank, ne bir helikopter ne de bir otomobil üretmişiz. Her şeyi dışarıdan alıp dreksiyonu onların eline vermişiz. Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşuz. Yeni yeni aklımız başımıza geliyor. İsrail ile kötü olunca, Amerika İsrail nedeniyle bize teknoloji ve silah konusunda soğuk davranmaya başlayınca, İran’ın yapmış olduğu savunma silahlarını görünce aklımız başımıza gelmiş. Yahu biz büyük devletiz diyoruz. Dünyada 3. orduyuz diyoruz ama her şeyimiz zaptu rapt altında hepsinin kumandası başkalarının elinde. Biz ne yapacağız diye düşünürken gelmiş aklımıza milli savaş uçağı, savaş gemisi, yerli helikopter tank vs. Ve de yerli otomobil. Yeni bir uyanış doğacak inşallah. Savunma sanayinde dışa bağımlılıktan kurtulursa Türkiye işte o zaman ancak kendini daha güçlü hissedebilir ve ancak o zaman yaptırım gücümüz olabilir.
Bizi boş yere avutmuşlar. Oyalamışlar. Hiçbir şey yaptırmamışlar. Eskiden uçak imal edilen fabrikalar kapatılıp yerlerine tava tencere üreten fabrikalar kurulmuş. Bu denli bir coğrafyada ve topun ağzında iken bizi resmen uyutmuşlar. Her şeyimizi onlardan almışız. Hem de dünya bir paralara. Ve de bin türlü nazla, şartla. Hatırlayın daha önce 90’larda Almanya bile bize tank vermemişti Güneydoğu’da kullanmayacaksın diye şart koşmuştu. İran tüm silahlarını kendisi üretti, nükleerden bahsediyor Amerika. İsrailin elinde sayısız nükleer silah ve gelişmiş silahlar var. Suriye ile yeniden düşman olduk. Yunanistan ve Rumlarla büyük sıkıntı içindeyiz ve en önemlisi İsrail ile Akdeniz’de tokuşma ihtimali var. Neyle yapacağız bunları? Her şeyimiz dışa havale edilmişse dışarı bize bunları Allah korusun bir savaş anında verir mi? Daha düne kadar tüm savaş uçaklarımızın helikopterlerimizin yazılımlarının İsrail’de olduğu ancak yeni yeni Aselsan yazılımlarının devreye girdiği yazılıp çiziliyor.
Türkiye bölgesinde bir güç olacaksa, mazlumların savunucusu olacaksa, zalimlere karşı elini kaldıracaksa bu elbette kendisinin ürettiği yerli savunma sanayi ile olacaktır. Petrol bile arayamıyorduk, madenlerimizi bile çıkarttırmıyorlardı bize. Tam bir Pazar olmuştuk. Ne lütfederlerse iki katı fiyatına para ödeyip onu alıyorduk. Hem de kumandaları kendilerinde olmak kaydıyla.
Görünen o ki iktidar uyanmış, toplumu da uyandırmak için gayret gösteriyor. İlk olarak yerli otomobil ondan sonra uçak, savaş uçağı, savaş gemisi, tank top, helikopter… Hızlı tren vagonu alıyoruz dışarıdan alıyoruz. Raylı sistem aracı alıyoruz dışarıdan, gemi alıyoruz dışarıdan. Şimdi Amerika’nın predetörlerine muhtacız. Kullandığımız arabalar tümden yabancı malı. Bilgisayarlarımız, cep telefonlarımız daha neler neler. Bir gün elbet Türkiye her tüm bunları kendisi yapar hale gelecektir ama o zaman da iş işten geçmiş olmasın.