ALLAH OLAN KIRBAÇLANABİLİR Mİ? ALKOL/ŞARAP İÇMEK İBADET ETMEK SAYILIR MI EY HRISTIYA NLAR VE YAYMAYA ÇALIŞAN MİSYONERLERİ
“DOĞRU YOLDA DAHİ OLSANIZ, EĞER OTURUYORSANIZ ÇİĞNENİR GEÇİLİRSİNİZ.”Will Rogers
İnsanlar istediği dine, mezhebe, tarikata inanma ve intisab etme özgürlüğüne sahip. Ama kendi inandığı doğru veya yanlışı dünya çapında yaymaya kalkarsa orda ona hoooppp diyecek çıkacaktır doğal olarak.
Bazı dinler vardır yaratıcı halik i zülcelalin lutuf ve inayetini mahdut(sınırlı, dar) sayıda birey ve zümrelere tahsis ederek diğerlerini yakmaya, geri kalan insanları Allah ın CC rahmetinden ve mağfiretinden mahrum sayarlar. Bunların başında Çinde yaygın olan ve dünyada 3 milyar kadar müntesibi olan Budizm gelir.Budizm de felaha ermek için Budist dininin rahibi, yani Brehmen olmak şarttır.İş o kadarla da tamam olmaz. Brehmen olabilmek için de Brehmenler KAST ına (Sınıf,cemaat) dini sınıfına mensup bir aileden gelmekda gerekmektedir
Diğer bir takım dinler vardır ki, doktrinlerini bütün dünyaya yayarak, insanlığı tekmil kendi bayrakları altına toplamak isterler. Şayet her türlü müspet/menfi inanç sistemini din olarak kabul edecek olursak komünizme de bir din diyebiliriz. Çünkü onun da kendine göre inançları ve insanlığa aşılamak istediği paradigmaları vardır.Başta dünyanın ebedi olduğunu kıyamet olmadığın söyler. her şeyin MADDE den meydana geldiğini söyler, iddia ve ispatı için yoğun çaba harcar. Ve Marksizm Leninizme inanmış zümrelerce kutsal sayılan bir DAS KAPİTAL kitapları ve sahte peygamberleri vardır. Peygamber demeselerde dine inananların peygamberi mesabesinde olan saygı duydukları vardır.
ANSELMO TURMEDO İKEN ABDULLAH OLAN ZATIN ANLATTIKLARINA GELELİM
Bu yazının yazılmasına vesile olan Hrıstıyan iken adı Anselmo Turmeda olan bir papazken ve Fransisken Hrıstıyan tarikandan olup, Mayorak adalarında aynı ismi taşıyan kentte dünyaya gelen ve İspanyolca yani Katalanca “Eşek ile Fransisken Anselmo Turmedo arasında mücadele” ünvanlı ve Bedir Yayınevi tarafından yıllar evvel terceme edilmiş “Hrıstıyanlığa Reddiye” isimli eserde geçen, bir Hrıstıyan muhtedisinden okuduğum ve çok değişik gelen bazı gerçekleri paylaşma isteğidir.
Yazar önce İspanya nın Lorida şehrinde sonra İtalya nın Bolonya şehrinde ilahiyat yani Hrıstıyanlık ilahiyatı okuyor. Tahsili bittikten sonra üstadı ve gizli Müslüman olan piskopos Nikola Martel in mahrem/ gizli tavsiyesi üzerine Tunus a giderek İslamiyeti kabul etmiştir.Abdullah adını alarak Arapça ve şeriat ilimlerini tahsil etmiştir. Yazar hem Hrıstıyan ilahiyatını hem İslami ilimleri en yüksek seviyede tahsil etmiştir. Ve eserin bu kıvama erdikten sonra kaleme almıştır.”Hrıstıyanlığa Reddieye”Kitabının Türk olan olmayan her İslam ülkesinin diline çevrilmesi ve müminlerin okuyup anlamasıyla misyonerlik faaliyetlerini boşa çıkarabiliriz kanaati acizindeyim.
ŞARAP—EKMEK HİKAYESİNİN ASLI VE FASLI
Şunu öncelikle vurgulamak isterim ki Hrıstıyanlıkta alköl yasak değil, üstelik teşvikkardır. Mayorkalı papazın kitabının tercemesini 65. sayfasında nasara dininin maddeler halinde eleştirildiği maddelerden 4. madde de şarap ve ekmek şöyle tasvir ediliyor Hrıstıyan akidesine göre.
“Hrıstıyanlık Yunanlıların Efharsitha adını verdikleri putperestlik devri ayinlerinden olan ve adına “Kurban Ayini”dedikleri ve küfürde oldukları uygulama şöyledir.”Mayasız ekmeğe papaz bazı şeyler okumakla, o anda o ekmeğin İsa nın cesedi; gene bir bardak şaraba papaz bir şeyler okuyunca, o anda o şarabın da İsa A.S ın kanı olduğuna inanırlar. Bu hususta Hrıstıyanlarca teessüs etmiş usul ve kaide şöyledir.Her kilisede kendilerince büyük bir papaz vardır. Her gün ona kilisenin diğer bir papazı mayasız küçük bir parça ekmekle, bir kadeh şarap getirir. Büyük papazın onları okuması ile ekmek, aynen isa; şarapta aynı İsa nın kanı olduğuna iman ve itikad ederler.
Hrıstıyanlar, bu batıl itikadı, Meta incilinin 26. babından alırlar ki Metta orada şöyle hikaye eder:İsa A.S. ölmezden evvel bir gün Havarileri toplamış bir ekmeği parçalamış, her birine birer parça vermiş ve “Bunu yeyin, bu benim cesedimdir”demiş. Sonra bir bardak şarap getirmiş,”Bunu için, bu benim kanımdır.”demiştir.
Bu hikaye Metta incilinde aynen nakledilir. Fakat, bu ekmek ve şarap hikayesi, Hazreti İsa nın vefatına kadar yanında bulunan Yuhanna’nın incilinde mevcut değildir. İşte bu da Metta nın yalan ve iftiralarından ve kendi aralarında mevcut olan Hrıstıyanlığın dinsel, itikadi önemli ihtilaf konularındandır. Hrıstıyan itikadına göre:
“O her kilise papazının yaptırdığı ekmeğin her parçası uzunluk, genişlik ve derinliğiyle İsa dır, İsa nın cesedidir. İsterse yüzbin parçaya bölünsün, en küçük parçası yine İsa dır. Onlara denilse ki: “İsa nın uzunluğu mesela on, genişliği iki, derinliği bir karış idi. Papazın okuduğu ekmek ise üç karış gelmez. Nasıl olur ki, uzunluğu on, genişliği iki ve derinliği bir karış olan bir ceset, üç karış miktarında olan şeyde olsun. Bu bir akl ı selim indinde geçersiz ve muhaldir-akla aykırıdır.
Hrıstıyanlar buna cevap olarak:--“Ayna dünya kadar değildir. Ama insan aynaya bakınca büyük binaları yüksek kaleleri görebilir. Halbuki onlar aynadan bin kere büyüktür”derler.
Onlara deriz ki:--“Aynada görülen arazdır, cevher değil. Siz ise İsa A.S. ın araz ve cevherinin o ekmekte olduğuna itikad ediyorsunuz ki bu aklen muhaldir.”
HRISTIYANLIĞI ŞARAPLA MI İHRAÇ ETTİLER
Alköl içmeyen ve karısını düzenlenen balolarda dans ettirmeyenlerin işlerinden hiçbir suçları olmamasına rağmen atıldığı günleri ve Vatikan bankasının paralarının dışarılarda misyonerlikte harcandığını Hrıstıyanlık ve misyonerliğin evrensel siyaseti kitaplarında okumuştum. Şarap içmeyeni vicdanı sızlamadan işten amirler yoksa Vatikan bankasından ağabeydiklenenlerden mi diye aklıma geldi ve bu yazının yazılmasına insanların şarap ve şarapçılara dikkatini çekmek istedim..Açıktan din propagandası yerine şaraba alıştırın, kadınları kızlarını çıplaklığa özendirin şunları şunları yapın diye İslam ülkelerine yollanan misyonerlere taktik verildiğini en küçük misyoner araştırması yapan bilir..
YUNANCA VE LATİNCE BİLEN DERİN İLAHİYATÇI YETİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ
Yukarıda değindiğimiz şarap-ekmek konusu haricinde Hz. İsa A.S ın ilah yönü ve kul yönü gibi akla aykırı inançlara girmedik. O da ayrı bir küfür cephesi hem Allah hem kul peygamber tarifi. Mayorkalı papaz bu tür bütün çürük akideleri teker teker izah etti gerçekten “Hrıstıyanlığa Reddiye”yeniden basılmalı ve bedava dağıtılmalı..Bedava dağıtılan misyoner paçavralarına karşı aziz islamın üstünlüğünü ve hakiki din ve son din olduğunun kanıtı olması açısından olayın içinden gelen birinin yazdığı kitap daha ikna edici oluyor gerçekten. Kitap çok çok tatminkardır.
Değindiğimiz misyoner yayınlarına karşı derin bir araştırma inceleme ve batıl yayın ve din dezenfarmasyonuna karşı ciddi samimi ve yine derin araştırmalara dayanan bir karşı duruş sergilenmemiştir günümüze kadar, gizli ve derin bir el bu işi savsaklamıştır.
Bu işi yapmanın zamanı gelmiş geçmiştir.İlahiyat fakültesi mezunu gençlerin, yüksek lisans yapanların Yunanca ve Latince öğrenmeleri ve Hrıstıyanların dini Üniversitelerinde Mesela Roma, Paris üniversitelerinde din üniversitelerinde ihtisas yapmaları şarttır. Bazıları Katoliklik, diğer bir kısmı Protestanlık ve diğer Ortodoksluk gibi alanlarda derin bilgi ve eser sahibi olması zaruridir. Nasraniyetin ne olduğu kısaca aziz islamın güneşi karşısında kandil veya mum mesabesinde dahi olamayacağını Müslümanlar ilmel yakin, aynelyakin hatta hatta hakkalyakin izah edecek gerçek ulema yetiştirmek zorundadır ilahiyat fakültelerimiz ve tüm üniversitelerimiz..