Birkaç aydan beri sürekli kadına şiddetle yatıyor, şiddetle kalkıyoruz.
Bu tür haberleri sürekli yazılı basında okuyoruz.
Görsel yayın organlarından da hep izliyoruz.
Ülke öyle bir duruma geldik ki Avrupa Birliği’nin de dikkatini çektik.
Ülkemizde ki kadına şiddet olayları genelde büyük kentlerde yaşanmaktadır.
Ölümle sonuçlanan bu olaylar, genel olarak şehir merkezlerinde görünüyor.
Kırsal kesimde bu tür olaylara daha az rastlandığı bilinendir.
Şiddet konusunda bizim duyduklarımız ya da okuduklarımız tabi ki haber olarak, haber merkezlerine düşen haberlerden mevcuttur.
Haber merkezlerine düşmeyen, binlerce şiddet olayının olduğu, akla daha yakın duruyor.
Nedir bu şiddet?
Nedir bu karmaşa?
İnsanlarımıza neler oluyor?
Şiddetin nedeni ne?
Yoksa bu şiddet ülkemizde, artarak devam mı edecek?
Yoksa hayatta bir defa yanlış yapan bir kadın, ömür boyu hep şiddetin içerisinde mi boğulacak?
Tabi ki sağduyu içerisinde cevap, mutlaka hayır olacaktır.
Aklıselim insan, kadına şiddete elbette hayır diyecektir.
Şiddeti ortadan kaldırmak, güzel, anlamlı ve süslü konuşmalarla olmuyor.
Yaptırım gerekiyor.
Mağduru korumak gerekiyor.
Töre cinayetlerini ortadan kaldırmak gerekiyor.
Mağduru daha da zora düşecek durumdan uzaklaştırmak gerekiyor.
Daha açık söylemle, ihtiyacı olan mağdura maddi yardım yapılırken, psikolojik destek mutlaka verilmeli, şiddet gören kadın şiddetin yerleşkesinden kısa süre içerisinde uzaklaştırılmalıdır.
Kadın kendi isteğiyle gözlem altına alınmalıdır.
Kısacası korunmalı, kollanmalıdır.
Gözlem süresini mağdurun kendisi belirlemelidir.
Gözlem altındaki kadının bu süreç içerisinde, çeşitli sosyal faaliyetlere katılmaları sağlanmalıdır.
Üreten olmaları için cesaretlendirilmeli ve bu insanları mutlaka üretime katmalıdır.
Ülkemizdeki kadınlar pek çok Avrupa ülkesinden önce yaşam onuru olan kadın haklarını almışlardır.
Kadınlarımız bu haklı gururu mutlaka yaşamamalıdır.
Ayrıca almış oldukları bu onursal haklarını, evrensel hukuk içerisinde, kendilerine yakışır şekilde taşımalıdır.
Biz buna inanıyoruz.
Yeni anayasa çalışmalarında kadınların hak ettikleri kadın hakları, tüm kesimlerce destekleneceğine ve hakların verileceğine yürekten inanıyoruz.
Yapılmakta olana yeni anayasada hakların, açık, seçik anlaşılır şekilde olacağına biz inandık.
Hukukçuların bu hazırlık çalışmalarında kadın haklarını daha iyi gündeme taşımaları gerekiyor.
Kadının eğitim konusunda devlet üzerine düşeni fazlasıyla yapmalıdır.
Kadınla ilgili eğitimler düzenlenmelidir.
Bu tür yapılan çalışmalarda harcamalardan kaçınmalıdır.
Kadınları üretime katılmaları için özendirici önlemler yapılmalıdır.
Mutlu bir yaşam için belirli süre kadınlara destek verilmelidir.
Destekleyici krediler kadınlar için kolay ulaşılabilir olmalıdır.
Çocuk okutan kadınlar fazlaca desteklenmelidir.
Bu ülkede kadınlar erkeklerden daha fazla üretken ve bilgili olmazsa haklarını yerlerine getirmekte daha çok zorlanırlar gibi görünüyor.
Bu nedenle eğitim, mutlaka eğitim diyoruz.
Başka ne diyelim?
Dilerim yakın süreçte, ülkemizde, ağlayan, şiddete maruz kalan, kadın sayısı yok olsun.
Kemal DEMİRCİ